Bütün anlamlarıyla başlangıçlar

Aralık ayı bir yılın bitişi ise eğer bizim yüklediğimiz anlam bitiş değil de başlangıç olsun bu sefer dedik ve başlamanın tüm hâllerini yazılara döktük...


@twitter @e-posta
Editörden, 07 Aralık 12:00
- A +
Yazı aşağıda devam etmektedir.

Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
(Edip Cansever, Umuş)

Aralık ayında gazeteci/dergici alışkanlığıdır biten yılın en iyileri, en çokları, en bir şeyleri üzerine ve giden yıla dair birkaç cümle kurmak. Okutur da kendini. 

Ama biz Aralık ayına anlam yüklemek üzere bir masa etrafına toplandığımızda biteni, gideni, tükettiğimizi, bitirdiğimizi değil, yeni bir başlangıcın tüm hâlini ele alalım dedik. 

Bir kitabı okumaya başlamak ve bir kitabı yazmaya başlamak.

Film izlemeye ve hatta yazmaya, yönetmeye, oynamaya, izleyip üzerine yazmaya başlamak...

Hayata başlamak, yeni olduğuna kendimizi inandırdığımız, şansımız varsa da gerçekten yenilenen bir hayata. Yeni bir eve, yeni bir işe, yeni bir şehre/ülkeye, yeni bir dolmakaleme mesela...

Başlangıçta her şey yeni ve sonra, zamanla, insan zamana yenile yenile belki de başlangıç yerini başka bir şeye bırakıyor; bitiş mi?

Ve o bitişin ardından yeniden başlangıç...

Bu uzar gider, biz sözü dosya yazarlarına bırakalım, bakalım onlar başlamak ve başlangıç üzerine ne düşünmüş, yazılarına nasıl başlamışlar ve nasıl bitirmişler...

İlhami Algör K24'teki ilk yazısında "Eğer bitişleri görebiliyorsanız, muhtemel yeni başlangıçları sezebilirsiniz" diyor...

Dergi olmak... Hem de bu dönemde hem de salt edebiyat derdiyle... kitap-lık'tan Murat Yalçın, Notos'tan Semih Gümüş ve şerhh dergisinden Eren Barış bir derginin yayın hayatına başlamasının zorluklarını kaleme aldı. 

Tolstoy, Faulkner, Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Pamuk, Oğuz Atay, Italo Calvino, Adalet Ağaoğlu, Tezer Özlü, Sevgi Soysal, Ahmet Ümit, Leylâ Erbil, Elif Şafak, Kafka, Murakami, Borges, George Orwell, Hemingway, Toni Morrison, David Foster Wallace gibi yazarların yazmaya başlangıç hikâyeleri nasıldı?

Elif Tanrıyar  "Kalliope’nin fısıltısını duyanlar…" başlıklı yazısında bu hikâyelerin peşine düşüyor. 

Elif Key'in yazısının başlığı "İstersen hiç başlamasın", Tuğçe Isıyel ise "İstersen hep başlasın" başlıklı yazısıyla dosyamızda. İkisini art arda okumanızı öneririz. 

Çağrı Uluğer, "Ölüm-oluşta başlangıç: Issız adalar yaratmak"ta "Başlangıçlar üzerine düşünmek, gündelik hayat bilgeliğinin ve sözde bir samimiyet temsilinin sağduyuyu öğütleyen çürümüş ağlarından sıyrılıp bir yaratım sorunsalına bağlanmak zorundadır" diyor. 

Kültigin Kağan Akbulut, sinemanın İstanbul'un kültür hayatına girişinin ve İstanbul'da yapılan ilk film gösterimlerinin peşine düşüyor "Sinema, modernizm ve yeni başlangıçlar" başlıklı yazısında.

Fatih Altuğ,  "Namık Kemal’in başlangıç figürleri"ni incelerken, Karin Karakaşlı da "Yaşarken ve yazarken başlamak" başlığı altında şu cümleyle özetliyor: "Hayatı edebiyatın kalıbına akıttığımda bir anlık duraklayışımdır başlangıç."

Sanem Sirer ise ta en başından başlıyor anlatmaya "Yaratılış öyküleri" başlıklı yazısıyla...

Ve bir öykü. Bir yazarın ilk kitabı çıkmıştır ve o gün işe başlayan bir şöförle ilk okumasını yapmak üzere başka bir şehre yolculuğa çıkar. İkisi de yeni başlamıştır yeni hayatlarına. Ve sonra...  Sonrası Etgar Keret'in sadece K24 dosyasında yayınlanan öyküsü Rahat'ta...

Yeni yıl iyilikle gelen başlangıçlarla geçsin.

Ocak ayında görüşmek üzere...