Ahmet Altan Osmanlı Kuarteti’yle dünya sahnesinde

Yedi aydır tutuklu olan ve hakkında üç kez ağırlaştırılmış müebbet istenen yazar, Kılıç Yarası Gibi ile başlayan dört kitaplık dizinin dünya dillerinde basılması için Ferrante’nin yayıncısıyla sözleşme imzaladı


@e-posta
Haberler, 14 Nisan 12:47
- A +
Yazı aşağıda devam etmektedir.

Ahmet Altan’ın yazarlık kariyerinde önemli bir yeri olan Kılıç Yarası Gibi, İsyan Günlerinde Aşk ve Ölmek Kolaydır Sevmekten romanları ile bunların devamı niteliğindeki, hâlen yazmakta olduğu dördüncü bir roman, ‘’Osmanlı Kuarteti’’ adıyla dünya dillerinde yayımlanacak.

‘’Osmanlı Kuarteti’’ni ABD, Britanya ve İtalya’da basmak, ayrıca dört romanın çeviri haklarını diğer dünya dillerine satmak üzere Altan’la bu hafta sözleşme imzalayan Sandro Ferri, yine dört kitaptan oluşan Napoli Romanları ile tüm dünyada satış rekorları kıran Elena Ferrante’nin de yayıncısı olarak tanınıyor.

Altan’ın dört romanı İngilizcede New York merkezli Europa Editions, İtalyancada ise Roma merkezli Edizioni e/o etiketiyle okura sunulacak. Her iki yayınevi de Sandro Ferri’nin yönetiminde.

Romanları hapsedemezsiniz!

Ahmet Altan, bir televizyon programında ‘’subliminal’’ mesaj vererek 15 Temmuz darbe girişimini desteklediği iddiasıyla 10 Eylül 2016’da, kardeşi, iktisat profesörü ve yazar Mehmet Altan’la birlikte gözaltına alınmıştı. 12 gün Emniyet’te tutulan Altan, daha sonra çıkarıldığı mahkemede serbest kaldı, ancak savcının itirazı üzerine 24 saat geçmeden tutuklandı. Hakkında ‘’darbeye teşebbüs’’ suçundan üç kez ağırlaştırılmış müebbet cezası istenen Ahmet Altan, Osmanlı Kuarteti’ni dünyaya taşıyacak sözleşmeyi, 23 Eylül 2016 tarihinden bu yana tutulduğu Silivri 9 No.lu Cezaevi’nde imzaladı.

Avukatlarıyla haftada sadece bir saat görüşebilen, mektup gönderme ve alma hakkı engellenen, koğuşunda kitap yazmaya devam eden ancak yazdıklarını dışarıya iletmesine imkân tanınmayan Ahmet Altan, tutuklandıktan sonra, Everest’ten çıkan Yabani Manolyalar adlı yeni deneme kitabıyla okurla buluşmuştu.

Altan’ın Son Oyun romanı ise Ocak ayında Scrittore e assassino (Yazar ve Katil) adıyla İtalya’da yine Edizioni e/o tarafından yayımlandı. Scrittore e assassino’nun İtalya’da eleştirmenlerden aldığı olumlu tepki üzerine, yayınevi Osmanlı Kuarteti’nin dünya hakları için Ahmet Altan’a cezaevinde teklif götürdü. Altan’ın imzaladığı sözleşme, Osmanlı Kuarteti’nin uluslararası film ve televizyon haklarının satışını da içeriyor.

Endgame 18 Nisanda ABD kitapçılarında

Alexander Dawe tarafından İngilizceye çevrilen Son Oyun, 2015 ve 2016 yıllarında Kanada, Britanya ve Avustralya’da sırasıyla Harper Collins, Canongate, Allen & Unwin etiketleriyle yayımlandı. Endgame ABD’de ise, yine Sandro Ferri yönetimindeki Europa Editions tarafından 18 Nisan’da okura sunulacak.

Ahmet Altan kitabın ABD’de yayımlanması nedeniyle planlanan söyleşi ve imza etkinliklerine katılamayacak, ancak Endgame’in ABD’de aldığı ‘’yayın öncesi’’ eleştiriler, yazara cezaevinde avukatları aracılığıyla iletiliyor. Bu ‘’yayın öncesi’’ eleştirilerden öne çıkanlar özetle şöyle:

Kirkus Reviews: Yazar karakterlerini ve anlatı tekniklerini muhteşem bir etkiyle kullanarak, hem Yabancı’nın (1942) [Albert Camus] hem Baba’nın (1969) [Mario Puzo] havasını taşıyan bir okuma deneyimi, sanrısal bir roman yaratıyor.

Library Journal (Yıldızlı Eleştiri): Altan’ın ABD’de yayımlanan ilk kitabı üslûbu güçlü, yaratıcı ve çok lezzetli biçimde karanlık bir roman. Altan’ın memleketi Türkiye’de çok satan ve ödüller kazanan bir yazar olması şaşırtıcı değil... Kitapta varoluşsal meseleler, atmosfer ve tıkır tıkır işleyen bir anlatımla mükemmel biçimde iç içe geçiyor; kuvvetle tavsiye olunur.

Publishers Weekly: Altan’ın eseri, Tanrı’yla ve Tanrı üzerine konuşmalar ile anlatıcının kasabanın insanları, özellikle de Zuhal’le kurduğu derin ilişkiler arasında gelip giderken aynı zamanda hem güçlü bir atmosfer yaratıyor hem de mesafeli. Ancak bütün bu farklı izlekler ustalıkla işlenmiş ve en sonunda her şey vaat edildiği üzere gayet güzel bütünleşiyor. Altan’ın karakterlerine nüfuz etmek bazen zor ama anlattığı hikâye etkileyici, gizemli ve unutulması güç.

Kuartet’in son romanı 1915’i anlatıyor

Ahmet Altan, Osmanlı Kuarteti’nin ilk romanı olan Kılıç Yarası Gibi’yi 1998’de yayımladı. Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan Kılıç Yarası Gibi'nin günümüzde yaşayan Osman adlı bir adamın oturduğu evdeki aile yadigârı eşyalara bakarak yirminci asrın başlarında İstanbul, Paris ve Selanik’te yaşayan akrabalarını düşünmeye ve onlarla, yani ‘’ölüleriyle’’ konuşmaya başlamasından yola çıkan bir hikâyesi var. Ahmet Altan, Osman’ı ölüleriyle konuştururken, hem kendi ailesinin geçmişinden de ilham alan karakterler ve ilişkiler kuruyor hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş dönemindeki gerçek olaylarla gerçek kişileri anlatıyor.

Osman’ın ‘’ölüleri’’ arasında bir yandan devletle iç içe yaşayan, sekülerleşmiş, Osmanlı Ordusu’na subay ve Saray’a kâtip olarak hizmet etmiş varlıklı bir ailenin fertleri ön planda, bir yandan da bu aile Saray’a ve siyasete mesafeli ama toplumla ve Tanrı’yla bağları güçlü olan ve Osmanlı Kuarteti’nin başkarakteri sayılabilecek Şeyh Yusuf Efendi ile ilişkilendiriliyor.

Kılıç Yarası Gibi ve onu izleyen İsyan Günlerinde Aşk (2001) ve Ölmek Kolaydır Sevmekten (2015) romanlarında, Ahmet Altan İkinci Meclis-i Mebusan dönemi, 31 Mart Vakası, Aldülhamit’in düşürülüşü, Balkan Savaşları’nda uğranan hezimet ve benzeri somut olaylar üzerinden Osmanlı’nın çöküş sürecini inceliyor. Romanlarda, İttihatçıların bu yıkımda ve daha sonra kurulacak olan cumhuriyetin ideolojik yapısının belirlenmesinde oynadığı rolün izlerini yakalamak da mümkün.

Ahmet Altan, henüz adını kamuoyuna açıklamadığı dördüncü romanda ise 1915 yılına odaklanıyor. Hem Çanakkale Savaşları hem de Ermenilerin maruz kaldığı kıyım bu romanda, yine diğer üç romandan tanıdık karakterler ve aile bağlarının içinden işleniyor.