Geçmişten gelen gölgeler

Gölgeler

Gölgeler

ZÜLFÜ LİVANELİ

Doğan Kitap
- A +

"Gölgeler, Zülfü Livaneli'nin Konstantiniyye Oteli kitabındaki “Edebî ve Ebedî Gölgeler” başlıklı bölümün genişletilmiş, gözden geçirilmiş ve Aykut Aydoğdu tarafından çizilen resimlerle zenginleştirilmiş hâli."

TOPRAK İNCEYOL

Zülfü Livaneli yeni kısa romanı Gölgeler ile okuruna yeniden Kostantiniyye Oteli’ni anımsatıyor.  Gölgeler aslında Kostantiniyye Oteli kitabında bulunan “Edebî ve Ebedî Gölgeler” başlıklı bölümün genişletilmiş, gözden geçirilmiş ve Aykut Aydoğdu tarafından çizilen resimlerle zenginleştirilmiş hâli.

Edebî geleneğin içerisinde çeşitli nedenlerle “müstear isim” kullanmak pek çok şair ve yazarın başvurduğu bir yöntem. Ülkenin politik olarak hoş görmeyeceği yazıların ya da para kazanmak sebebiyle yapılan işlerin altında kendi isminin yer almasını istemeyen insanların başvurduğu bir yöntem müstear isim kullanımı. Livaneli’nin Gölgeler’inde tanıdığımız bildiğimiz isimlerin, müstear isimleri hayatta kendilerine yer bulmaya çalışıyor. Gölgeler’in içerisinde hayranı olduğumuz pek çok yazarın müstear isimleriyle karşılaşıyoruz ama bunların içerisinde en ilginç olanı ise Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhurbaşkanı iken “Asım Us” adıyla gazetelere yazı yazması ve hükümeti eleştirmesi. Asım Us, Gölgeler’le birlikte tekrar canlanan karakterlerden biri. Atatürk’ün dışında kitapta yer alan isimlerin arasında Fatih Sultan Mehmet, Halide Edip Adıvar, Yahya Kemal Beyatlı, Reşat Nuri Güntekin, Nâzım Hikmet ve daha pek çok isim gölgeleriyle yer alıyor.

İstanbul’u, İstanbul’u yazan şairlerin, yazarların müstear isimleriyle arşınlıyorsunuz kitabı okurken. Şiirler, şarkılar, şakalar ve gerçek hayat elbette içine giriyor hikâyenin. Gölgeler geçmişe dair şeyler anlatmasına rağmen, bugün için de neşe veren kitaplardan biri. İnsanların sanatla buluştuğunu, sanatla iyileştiğini, okumanın yazmanın hem yazanı hem okuyanı nasıl sağalttığını hatırlatıyor. Kaybettiğimiz neşemizi ve mücadele hevesimizi de… Otelin balo salonunda insan içerisine karışmak isteyen gölgeler, görünmediklerini anladıklarında, bunu kendi maceraları hâline getiriyorlar. İstanbul’u şiirleriyle, şarkılarıyla, danslarıyla, fikirleri ve kararlarıyla dolaşıyorlar. Birbirlerine içlerini döküyorlar. Dertlerini anlatırken derinleşiyorlar, birbirlerini anlamaya başlıyorlar. Kitabın en güzel tarafı ise şiiri, şairi unutan insanlara onları kendi dizeleri ve kendi hikâyeleriyle yeniden hatırlatması.