REKLAMI GİZLE

"Zannedersiniz ki bu millet tacizden başka bir şey yapmıyor" diyen AKP Sözcüsü'ne yanıt: Tablo buysa haberi yapılır!

Evrensel gazetesi Türkiye'de yakın zamanda yaşanan cinsel istismar haberlerine yer verdi

- A +

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal'ın, "Ana haber programlarını 30 dakika izleyin, zannedersiniz ki bu millet, hırsızlıktan, tacizden, bu millet çocuk istismarından, çirkin işlerden başka sanki hiçbir şey yapmıyor" sözlerine karşılık Evrensel gazetesi "Tablo buysa haberi yapılır" manşetini atarak, Türkiye'de yakın zamanda yaşanan cinsel istismar haberlerini verdi.

Evrensel'den Hilal Kılıç'ın ve Burcu Aktaş'ın haberine göre, Mamak General Zeki Doğan Mahallesi’nde yaşayan ve 2 Şubat günü akşam saatlerinde babasının yanına gitmek için evinden çıkan 14 yaşındaki M., o gün eve gelmedi. Ertesi sabah annesi N.D’nin çalıştığı yere gelen M., alıkonulduğunu, zorla uyuşturucu verilip istismara uğradığını, alıkoyan kişilerin silahlı olduğunu ve “Eğer konuşursan, sesini çıkarırsan seni öldürüp bir yere atarız” tehditlerinden korktuğu için sesini çıkaramadığını anlattı.  

Kızının anlattıkları üzerine Tuzluçayır Karakoluna başvuran N.D’nin iddialarına göre, kendisine “Bu olaydan bir şey çıkmaz” diyen polisler şikayetiyle ilgilenmedi. Savcının ise M’ye sözlü şiddet uyguladığını, kendisini suçladığını “Senin kızın yolluymuş, kızını yurda yerleştirelim, akıllansın” gibi sözler sarf ettiği iddiasında bulunan N.D, kızının, yerleştirildiği yurtta da sözlü şiddetle karşılaştığını, kötü muamele gördüğünü anlattı. N.D., birkaç gün sonra kızını yurttan aldı. 

M’nin alıkonulduğu mekanın sahibi olan 31 yaşındaki İ. D, tutuklandı; M’ye cinsel istismarda bulunan 28 yaşındaki S.A ise kaçtı. Olaya karıştığı iddiasıyla gözaltına alınan A.A, B.C. Y, İ.A. ve B.Y. daha sonra serbest bırakıldı. Kaçan şüpheli S.A, polis tarafından Natoyolu’nda yakalandı.

Adana'da 3 yaşındaki çocuğa cinsel istismar

Adana’da iddiaya göre, S.K. isimli erkek düğün evine girerek buradaki odada uyuyan 3 yaşındaki kız çocuğuna istismarda bulundu. Bu sırada düğündeki davetlilerden birisi, eve girdiğinde, S. K’yi üzeri çıplak halde çocuğun yanında gördü. Davetli, S.K’ye saldırdı, bağırma sesini duyan diğer davetliler, erkeği linç etmek istedi. Evden kaçan S.K. polis tarafından yakalandı. 

Çocuk ise, çağrılan ambulans ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. 

Adı aıklanmayan cezaevine nakledildi

Çevik kuvvet polislerinin yoğun güvenlik önlemi altında çelik yelek giydirilerek adliyeye getirilen S. K, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Adana Kürkçüler Cezaevine konulan Keser, önce diğer mahkumlar tarafından linç edilmemesi için tek kişilik hücreye konuldu. Daha sonra ise güvenlik gerekçesiyle adı açıklanmayan başka bir cezaevine nakledildi. 

Bu arada mahalledeki yakınları ve komşuları dün akşam durumu protesto etmek için bölgede bulunan polis merkezine yürümek istedi. Polis tarafından durdurulan yaklaşık 50 kişilik grup, zanlının idam edilmesini istedi.

Yakınları eve saldırdı

S.K.’nin evine, küçük kızın yakınları molotof ve taşla saldırdı. Evi yakmak isteyen yakınlar, polis ekiplerince engellendi. Ekiplerin, S.K.’nin evinin önünde 24 saat boyunca nöbet tutacağı belirtildi.

Çocuğun teyzesi Semiha Ö., “Kızımız, ameliyattan çıktı” dedi. Anne ise olayın ardından psikolojik tedaviye alındı.

HDP'li Beştaş gündeme taşıdı

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Cinsel istismar zanlısı Sedat K.'nin polis ve yurttaşlar tarafından yakalanmasının ardından tutuklanndığını aktaran Beştaş, istismaraya uğrayan bebeğin Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne kaldırıldığını ifade etti.
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan'ın cevaplaması istemiyle soru önergesi veren Beştaş, Bakanlığın Adana'daki yaşanan olaydan haberdar olup olmadığını sordu. Bakanlık nezdinde hala bir açıklama yapılmamış olmasına da dikkat çeken Beştaş, “Türkiye'de son yıllarda bebek ve küçük çocuklara yönelik cinsel artışın sebebi nedir? Cinsel saldırıların artması karşısında bir önlem aldınız mı? Bu konuda bakanlığın bir çalışması var mı? Bakanlık bebeğin tedavi sürecinde yanında olacak mı?  Bakanlık, konuya dair halihazırda bir açıklama yapmayarak suça ortak olmuyor mu?

Yurttaşların küçük çocuklarına yönelik kaygıyı ve toplumda oluşan korkuyu giderecek bir politika neden üretmiyorsunuz” sorularını yöneltti.

Cinsel istismar sanığı baba için 22,5 yıl hapis istemi

Antalya'da, 10 yıl önce 16 yaşında olan  kızı B.G.'ye, cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklanan baba M.G. hakkında 22,5 yıl hapis cezası istendi. B.G., babasının cinsel istismarının 1 yıl sürdüğünü ileri sürdü.

Olay, Kepez ilçesinde, 2008 ile 2009 yılları arasında meydana geldi. Bugün 26 yaşında olan B.G., babası M.G.'nin 10 yıl önce kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. B.G., suç duyurusunda, babasının taciz olaylarına 2 kardeşinin de tanıklık ettiğini kaydetti. Suç duyurusu üzerine gözaltına alınan baba M.G., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Cumhuriyet Savcılığı Aile İçi Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, B.G.'ye yönelik eylemlerin 18 yaş altında gerçekleştirildiği belirtilerek, olayın zincirleme suç kapsamına alınması istendi. Savcı, M.G.'nin “cinsel saldırı” suçunu işlediğinin rapor, tanık ve tüm evrak kapsamında anlaşıldığına da vurgu yaptı ve 22,5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına B.G., katılmazken, barodan atanan avukat tarafından temsil edildi. M.G.'nin avukatı ise duruşmaya mazeret bildirerek, gelmedi.

"Babası her aradığında sesi değişiyordu"

B.G.'nin üniversiteden arkadaşı M.K., duruşmada tanık olarak dinlendi. B.G.'nin, kendisine ailesiyle ilgili her şeyi anlattığını söyleyen M.K., “Ben, önce bu durumu şüpheyle karşıladım. Bir babanın böyle bir şey yapabileceğine ihtimal vermedim. Ancak aradan geçen zamanda, babası hakkında şikayetçi olunca benden tanıklık yapmamı istedi. Ben de aramızda o tarihte geçen görüşmeyi anlatmak durumunda kaldım" dedi.

Mahkeme başkanının "B.G.'nin babası ile olan görüşmelerine tanıklık ettiniz mi?" sorusuna M.K., “B.G., Konya'da okurken, zaman zaman onu cep telefonundan arardı. Babası her aradığında tepkiselleşiyor, psikolojisi değişiyordu. Ağlayınca da babasıyla olan olayın doğru olabileceğini düşündüm" diye yanıt verdi. 

Duruşmada söz alan M.G. ise tanık beyanlarına katılmadığını söyledi. Mahkeme heyeti, M.G.'nin tutukluğunun devamına karar verirken, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.