Umut Oran, ‘Hayır’ için 37 bin km yol yaptı, 27 ile ve KKTC’ye gitti

“Haklı biziz kazanan da biz olacağız!”

- A +

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, 16 Nisan’ın sadece bir referandum değil #memleketmeselesi olduğunu anlatmak için Anadolu yollarına düşerek 27 ile ve KKTC’ye giderek çalıştı. Anadolu yollarında 37 bin km yol kat eden Umut Oran, “hayır” demekten çekinmeyen ve gece gündüz kararlılıkla mücadele eden her görüşten vatandaşın birer kahraman olduğunu söyledi. Umut Oran, “17 Nisan sabahı uyanacağımız ‘hayırlı gün’ verilen bunca emekten sonra tek başına yeterli değildir. Yepyeni bir ruhla ülkemizi “muasır medeniyetlerin ötesine taşıma” mücadelesine devam etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Şüphesiz, haklı olanlar aynı zamanda kazanan da olacaktır” dedi.

27 il ve KKTC’de çalıştı 37.000 km yol yaptı

Son üç ayını referandum için yoğun çalışmaya ayıran Umut Oran, 16 Nisan’ın önemine dikkat çekmek için #memleketmelesi şiarıyla yollara düştü. Ayrım yapmaksızın İstanbul’un 39 ilçesinde sürekli çalışma yürüten Umut Oran, KKTC dışında bugüne kadar 27 ile giderek (Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bolu, Burdur, Bursa, Denizli, Düzce, Erzurum, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Niğde, Rize, Sakarya, Sivas, Trabzon, Tekirdağ, Van) #1Oy1VatanKurtarır, referandum değil #memleketmeselesi mesajı verdi.  Çalışmaları sonrasında yazılı açıklama yapan Umut Oran şunları kaydetti:

“Cumhuriyet güçleri sandık nöbetinde”

“Değerli dostlarım, Türkiye’nin “tek adam rejimi” altında bölünmesine ve milletin birliğinin parçalanmasına “hayır” demek için verdiğimiz şanlı mücadelenin son gününe gelmiş bulunuyoruz. Artık önümüzde sadece sandıklar var. Yarın sabahtan itibaren yüz binlerce görevli ve müşahit, 80 milyonun geleceği için sandıklarda nöbet tutacaklar. Biliyorum ki haftalardır süren “büyük hayır kampanyamızda” gösterilen fedakârlık, sandıkların açılıp “Hayır’lı bir Türkiye’nin” kazandığının ilan edilmesine kadar devam edecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki yurtseverler, sahada kazandığımız, 1 oy peşinde alın teri döktüğümüz referandumun “sandık başında” kaybedilmesine asla müsaade etmeyecekler. Bu anlamda vatandaşlarımız rahat olsunlar “verdikleri oylar çalınmayacak, heba olmayacak” çünkü “tek adam rejimine” direnen tüm Cumhuriyet güçleri sandıkların başında “nöbet” tutacaklar.

“Milletin varlığı bugün de tehlikede”

Dünya tarihi boyunca her milletin zor zamanları, büyük hayal kırıklıkları ve hatta varlık-yokluk anlamına gelen karar anları olmuştur. Ancak ne kadar zor şartlar altında olsa da her milletin içinden kahramanlar da çıkmıştır. Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlık uğruna onunla beraber cepheden cepheye koşan Anadolu insanı o kahramanlardandır. Bugün de milletimizin varlığı tehlikeye düşmüştür ve iktidar bloğu devletin tüm imkânlarını kendi şahsi amaçları için kullanmaktadır. Ancak zalimlerin karşısında her yaştan kahramanlar da vardır.

“Mücadele veren her vatandaşımız birer kahraman”

Türlü zorbalıklara karşı “hayır” demekten çekinmeyen ve gece gündüz kararlılıkla mücadele eden partimin fedakâr üyeleri ve seçmenleri: Her biriniz birer kahramansınız. Bugüne kadar şu ya da bu gerekçeyle sandığa gitmeyen ancak vatanın tehlikede olduğunu görüp oy vermeye karar veren değerli yurttaşlarım: Sizler kahramansınız. Kişisel ikbal uğruna Cumhuriyet karşıtı cephede yer alan MHP’nin meşruluğunu kaybetmiş Genel Başkanı’na rağmen yollara düşen, tehditlere, şiddete ve her türlü tehdide maruz kalan ama asla teslim olmayıp Türkiye’nin birliği için “hayır cephesinde yer alan” gerçek ülkücüler: Sizler kahramansınız. Türkiye’nin bölünme, çatışma ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını gören ve “tek adamlığa hayır” diye haykıran dindarlar, muhafazakârlar, liberaller, Aleviler, Sünniler, Kürtler, Çerkezler, Balkan Türkleri ve yurtdışında kalbi vatan için çarpan ve güçlerini Türkiye’nin hayrı için birleştiren gurbetçiler: Sizler kahramansınız. Ve elbette Cumhuriyet’in yüz akı kadınlarımız ve gençlerimiz: Sizler de kahramansınız ve her biriniz “tarih yapanlar” olarak milletin kalbinde yer alacaksınız.

“17 Nisan’da daha iyi Türkiye için çalışacağız”

Ancak 17 Nisan sabahı uyanacağımız “hayırlı gün” verilen bunca emekten sonra tek başına yeterli değildir. Yepyeni bir ruhla ülkemizi “muasır medeniyetlerin ötesine taşıma” mücadelesine devam etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Türkiye’nin ve milletimizin kaderini “tek adam rejimine” teslim etmeyeceğimiz gibi milletimizin gerçek sorunlarına odaklanmayan siyasetin devam etmesine de sessiz kalınamaz. İşsizliği, terörü, adaletsizliği, hukuksuzluğu, geri kalmışlığı vb. tarihin karanlığına gömecek ve “hayırla taçlanmış” ülkemizi hızla daha iyi bir Türkiye haline getirecek politikaları hayata geçirmek zorunludur.

“Görev beklemeden yollara düştüm”

Referandum süresince çalışma yürüttüğüm 27 ilde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gördüğüm temel talep budur. Bu süre zarfında kat ettiğim yaklaşık 37.000 km’lik yolda karşıma çıkan her yurttaşımızın arzusu bu yöndedir. Tıpkı benim gibi, hiç kimseden görev istemeden mücadeleye girişen “Mustafa Kemal’in Askerleri”nin beklentisi de aynıdır. O halde 16 Nisan’da işimiz bitmeyecek tam tersine yeni başlamış olacaktır. Acil ve ertelenemez olan budur.

“17 Nisan’da güneş daha hayırlı gelecek”

Değerli Dostlarım, 16 Nisan büyük gündür. Hepimiz yapmamız gerekeni yapmış olmanın gönül rahatlığıyla yarını bekleyebiliriz. Bu andan itibaren ihtiyacımız olan tek şey herkesin kendi dilinde ve kendi inancında edeceği samimi bir dua ya da gönülden söyleyeceği bir iyi niyet temennisidir. İnanıyorum ki 17 Nisan sabahında doğan güneş, her anlamda hayırlı bir geleceğe işaret edecektir. Şüphesiz, haklı olanlar aynı zamanda kazanan da olacaktır.”


Okuyucu Yorumları