REKLAMI GİZLE

Uğur Meleke'den derbi yorumu

''Şampiyonlar Ligi seviyesi bu''

- A +

Hürriyet yazarı ve spor yorumcusu Uğur Meleke Süper Ligi’n 14. haftasında Beşiktaş’ın, Galatasaray’ı 3-0 mağlup etmesi ile ilgili, ‘’Çok iyi bir maç izledik Vodafone Park’ta. İyi futbol, iyi futbolcuyla oynanıyor; bu sene lig iyi, takımlar iyi, sporcular kaliteli ve iyi niyetli. Bir ligde iyi takım ve iyi maç sayısı fazla ise bu durum Avrupa kupalarına da yansıyor; Beşiktaş’ın dünkü futbolu zaten Şampiyonlar Ligi seviyesi’’ diye konuştu.

Manisa maçında Negredo, Lens ve Orkan gibi fubolcuları oynaymasının çok iyi karar olduğun belirten Meleke, ‘’Oyuncularının durumunu gördü, hepsi çok iyi seviyedelerdi gerçekten. Hem, onları as kadroyla harmanlayarak bir arada oynama becerilerini geliştirdi. Hem de as oyuncuların gözünü korkuttu bu performanslar’’ dedi.

Galatasaray’da faturanın büyük ölçüde Tudor’a kesilmesini haklı bulan Uğur Meleke’nin 03.12.2017 tarihinde Hürriyet’te yanınlanan ‘’Şampiyonlar Ligi seviyesi bu’’ başlıklı yazısı şöyle.

Aslında Şenol Güneş, bu maçı dün gece 21:30’da değil, salı 22:30’da kazanmaya başlamıştı.

Birinci sebebi şu: Türkiye Kupası’nda Manisa maçına 11 yedekle değil, 5-6 as, 5-6 yedekle çıkması çok iyi bir karardı. Hem Negredo, Lens, Orkan, Oğuzhan gibi alternatif oyuncularının durumunu gördü, hepsi çok iyi seviyedelerdi gerçekten. Hem, onları as kadroyla harmanlayarak bir arada oynama becerilerini geliştirdi. Hem de as oyuncuların gözünü korkuttu bu performanslar. Quaresma’nın dün gece Beşiktaş kariyerinin en iyi maçlarından birini oynamasında, kulübede görünmez adamlar değil, Lens ve Orkan gibi gerçek tehditler olmasının da etkisi var.

Güneş’in dün geceki maçı santradan önce kazanmaya başlamasının ikinci sebebi de Malatya’da gizliydi: Beşiktaş Talisca’yla adı konmamış bir 4-4-2 oynuyor. Bu 4-4-2’de Talisca’nın rolü, bir ofansif orta saha gibi değil, ikinci santrafor gibi. Pas trafiğine çok az katılıyor, top rakipteyken neredeyse kayboluyor, topu ayağına aldığındaysa harika bir gol silahı. Ama Talisca’nın bu oyunu, asist-gol yapmadığında Beşiktaş’a ciddi bir fatura ödetiyor. Malatya, Aytaç-Murat-Azubuike’li sert ve bozan orta sahasıyla siyah-beyazlılara ecel terleri döktürdü, merkezde bir kişi eksik kalan Beşiktaş kendi oyununu oynamaya fırsat bulamadı. Muhtemelen Malatya maçından ilham alan Tudor’un da planı buydu: Feghouli ve Rodrigues’in içeriye çok yakın oynadığı bir beşliyle Beşiktaş’ı merkezden çökertmek istediler. Ancak 25-45 arası hariç rakiplerinden topu neredeyse hiç alamayınca, uygulamaya konamadan ölü doğmuş bir plan oldu bu.

Fatura artık kesilmeli mi?

Başakşehir ve Trabzon maçlarından sonra Beşiktaş karşısında da varlık gösteremeyen Galatasaray’da fatura Tudor’a mı kesilmeli peki? Büyük ölçüde evet. Gençlerbirliği planıyla, Eren’e uzun vurarak Başakşehir’i alt edemeyeceğini bilmesi gerekirdi Hırvat Hoca... Beşiktaş’a karşı da 45-70 arası oyunu tüm taraftarlarla beraber seyretmesi akıl almaz. O sıralarda Beşiktaş her topu kazanıyor, Muslera’nın eline gelen her top voleybol filesinden seker gibi geri dönüyor. Ve Tudor, daha 50-55’lerde çıkarması gereken Belhanda ve Feghouli’nin ikinci devre ortalıkta hedefsiz dolaşmalarına göz yumuyor. Bu, kolay affedilir bir hata değil.

Son olarak şunu da eklemem gerek sanırım: Sonuçtan bağımsız, çok iyi bir maç izledik Vodafone Park’ta. İyi futbol, iyi futbolcuyla oynanıyor; bu sene lig iyi, takımlar iyi, sporcular kaliteli ve iyi niyetli. Bir ligde iyi takım ve iyi maç sayısı fazla ise bu durum Avrupa kupalarına da yansıyor; Beşiktaş’ın dünkü futbolu zaten Şampiyonlar Ligi seviyesi. Ve bence bu seviyede futbol oynadıkları sürece, özellikle Dolmabahçe’de yenemeyecekleri takım çok az. Muhteşem Tolgay-Atiba orta ikilisiyle Beşiktaş, önümüzdeki hafta iyi bir kura çekerse, Şampiyonlar Ligi serüveni de heyecan verici olacak gibi.