Gündem

Tutuklu Cumhuriyet çalışanlarından Silivri'de "Adalet Yürüyüşü"ne voltalı destek

Cumhuriyet gazetesi çalışanları 24 Temmuz'daki ilk duruşmalarına hazırlanıyor

22 Haziran 2017 11:49

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması sonrası başlatılan "adalet yürüyüşü"ne Silivri cezaevinde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi çalışanlarından da destek geldi. Tutuklu bulunan çalışanlar, "adalet yürüyüşü"ne volta atarak destek veriyor.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü için Silivri’den destek ve katılım var. Arkadaşlarımız “Herkes için adalet isteyen yüz binlerin ayak sesi hepimiz için bir umuttur” mesajı yolladı.

Bağımsız Ankara milletvekili Aylin Nazlıaka, Silivri’ye giderek Musa Kart, Kadri Gürsel, Güray Öz ve Murat Sabuncu ile görüştü.

Gazetecilerin 24 Temmuz’daki ilk duruşmaya hazırlandıklarını aktaran Nazlıaka, “Onurlu gazetecilere en çok yakışan sıfat mücadeleciliktir, belli ki bu vasfı içeride de taşımaya devam ediyorlar” dedi. Nazlıaka, gazetecilerin “adalet yürüyüşü”nü takip ettiklerini belirtirken, “Daha önce avluda sağlıkları için yürürken şimdi bu yürüyüşlere siyasi bir boyut eklenmiş. Örneğin Musa Kart daha önce her gün 10 bin adım atıyormuş, şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’na ayak uydurabilmek için adımlarını 15 bine çıkarmış” dedi.

Adalet için biz de yürüyoruz

Murat Sabuncu: “Sağır eden bir sessizlik içinde” 8 aydır Silivri’de bir hücredeyim. Kısa bir süre önce bu sessizliği yırtan, önce hafif hafif başlayan, giderek ruhumuzu ve bedenimizi kaplayan bir ses duymaya başladık. Ankara Güvenpark’ta başlayan, İstanbul’a doğru yürüyen kalabalığın, herkes için adalet isteyen yüz binlerin ayak sesi hepimiz için bir umuttur. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı ve kimseyi ayırmadan haksızlığa uğrayan herkesi kapsayan bu eylem bizim için çok değerli. 13 adımlık küçük havalandırmada her adımın sonunda bir duvar ile karşılaşsak bile adalet için biz de yürüyoruz. Adalet için yürüdüğümüzde önümüzde ne duvar kalıyor ne de parmaklık...

Doğru olanı yapıyorlar

Kadri Gürsel: Cumhuriyet davasının sanıkları olarak 24 Temmuz’da yapılacak ilk duruşmamızdan itibaren, ipe sapa gelmez suçlamalarla dolu, delilsiz iddianameyi teşhir eden ifadelerimizi verip hukuku ve adaleti savunacağız. Hâkim karşısına çıktığımızda Silivri’de geçirdiğimiz süre 9 ayı bulmuş olacak. Bu başlı başına bir adaletsizliktir. Bir de bu adaletsizlik iddianame vasfı taşımayan bir vesikaya dayandırıldığında daha da büyüyor. Bu bakımdan CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü ile çiğnenen hak ve hukukumuzun savunulduğunu da görerek mutlu oluyorum. Adalet Yürüyüşü’nü sürdüren ve bu eyleme katılan herkese selam ve sevgilerimi yolluyorum. Gerçekten de bıçak kemiğe dayanmış ve adalet toplumun çok geniş kesimlerinin acil ve ortak talebi haline gelmiştir. Kılıçdaroğlu ve arkadaşları tartışılmaz ve bir lütuf olarak görülemez olan anayasal haklarını kullanmaktadır. Kendileri adalet talebini seslendirmek için doğru olanı yapmaktadır, onları tebrik ediyorum. Adaletin hâkim olacağı bir Türkiye hepimizin ortak özlemidir.

Toplumsal değerler için

Musa Kart: Türkiye adaleti tartışıyor. Fakat tartışan taraflardan hiç birisi “bu ülkede adalet var” diyemiyor. Türkiye 2016 hukukun üstünlüğü endeksinde 113 ülke arasında 99. sırada. Birkaç yıl önce Türkiye bu endekste 50. sırada imiş. Öyle anlaşılıyor ki sadece kan şekeri, kolesterol gibi vücut değerlerimiz için değil; toplumsal değerlerimiz için de yürümemiz gerekiyor.

Maden yürüyüşü gibi

Güray Öz: Biz burada olduğumuz için yürüyüşe katılamıyoruz. Ancak avluda yürüyerek bu eyleme eşlik ediyoruz. Bu yürüyüşü çok önemli buluyoruz. Zonguldak’ta düzenlenen Maden Yürüyüşü’nden sonra bu eylem en büyük, en kucaklayıcı harekettir. Biz de orada olmak istiyoruz. Ama “şimdilik” bu eyleme cezaevinden katılıyoruz. Kemal Bey’e saygılarımızı, sevgilerimizi sunuyoruz. Bu yürüyüşün kısa olmayacağını biliyoruz. Daha uzun sürecek, ta ki hedefine ulaşıncaya kadar. Şunu da söylemeliyim: Enis Bey’e verilen cezayı çok absürd buluyorum. Bizlere “mahkeme kararlarına saygı duyun” diyorlar; biz hukuka saygı duymayı tercih ederiz. Çünkü her mahkeme kararı hukuk ile uyumlu olmuyor maalesef. Tarih hukuk dışı mahkeme kararları ile dolu...