• Tarih

S&P’nin Türkiye’nin notunu durağana indirmesi piyasada ve siyasilerde şaşkınlık yaratırken, dün de Yunanistan’ın notunu yükseltmesi bu duruma tuz biber ekti

T24

S&P’nin Türkiye'nin kredi derecesini düşürmesinin yankıları sürerken, rating kuruluşu dün tartışmalı bir karara daha imza attı. S&P, Yunanistan’ın seçilmiş temerrüt seviyesindeki yerel ve yabancı para cinsinden uzun ve kısa vadeli notlarını CCC’ye, kısa vadeli notları ise C’ye yükseltti. S&P, Yunanistan’ın görünümünün ise durağan olduğunu belirtti. S&P, bu duruma Atina’nın özel kreditörlerle tahvil takas anlaşmasını 25 Nisan'da tamamlamasını gerekçe gösterdi.

Taraf gazetesinin haberine göre; kredi derecelendirme kuruluşu S&P (Standard&Poor’s) 1 Mayıs nedeniyle piyasaların tatil olduğu gün, Türkiye’nin yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notu görünümünü pozitiften durağana indirdi. Türkiye’nin BB olan notunu sabit tutarken, görünümdeki düşüşe “dış talepteki yavaşlama ve dış ticarettekli kötüleşmenin” sebep olduğunu kaydetti. S&P, “Türkiye’nin yüksek dış borcu ve bütçenin dolaylı vergilere bağımlılığı nedeniyle riskler arttı” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin dış şoklara açık olduğunu belirtti. Durum, Türkiye’nin gelecek 12 ayda notunun şu anki seviyesinde kalacağı anlamına geliyor. S&P’nin yorumları, hem piyasalar hem de siyasiler tarafından şaşkınlıkta yorumlandı. Analistler, kararın piyasalara etkisinin sınırlı olacağı yönünde açıklamada bulundu. JP Morgan analistleri de, S&P’nin Türkiye’nin borç dinamikleriyle ilgili hesabının hatalı olduğunu, dolayısıyla kararın yanlış olduğunu söyledi. Analistler, S&P’nin raporunda, “Türk Hükümeti’nin 2012’de kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 35’e düşüreceğini söylediğini oysa Türkiye’nin net kamu borcunun milli gelire oranı 2011’de yüzde 22 olduğunu” belirtti.


Yunanistan’ın notunu arttırdı


S&P’nin Türkiye ile kararının yankıları sürerken, rating kuruluşu dün tartışmalı bir karara daha imza attı. S&P, Yunanistan’ın seçilmiş temerrüt seviyesindeki yerel ve yabancı para cinsinden uzun ve kısa vadeli notlarını CCC’ye, kısa vadeli notları ise C’ye yükseltti. S&P, Yunanistan’ın görünümünün ise durağan olduğunu belirtti. S&P, bu duruma Atina’nın özel kreditörlerle tahvil takas anlaşmasını 25 Nisan'da tamamlamasını gerekçe gösterdi.

Avrupa ekonomileri belli bir istikrara kavuşmadan Türkiye’nin ekonomik durumunun çok parlak olabileceğini düşünmeyi boşa çıkaran S&P’nin ard arda gelen bu ilginç kararlarının ardından S&P Analisti Frank Gill, Bloomberg HT kanalına çıkarak, soruları yanıtladı. Gill, “Gelecek 12 ayda not indirimi olasılığı üçte bir düzeyinde, dış koşulların farkındayız” diyerek, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in S&P’nin dokuz ay önceki verilere bakarak karar verdiği yönündeki eleştirileri ise şöyle yanıtladı: “Biz çok likit, genel devlet varlıklarını göz önünde bulundurduk. Merkez Bankası varlığını, rezervlerini buna dahil etmedik. Hesapları yaparken çok muhafazakâr metodla yaklaştık. Gördüğümüz bir olasılık, bir sert iniş olasılığı. Bunun nihayetinde kamu finansmanı için ne anlama geleceği önemli, dolaylı vergilere bağımlılık yüksek, aşağı yönlü ciddi riskler var.”


Avrupa’daki sorunlar etkiler


Gill, “Ülke notu tarafında cari açığın azaldığını, koşulların iyileştiğini söylemiştiniz ama cari açığın milli hasılaya oranı hâlâ yüzde 9’un üzerinde. Enerji fiyatları artıyor. Risklerin dengeli olduğunu düşünsek dahi Avrupa, Türkiye’nin çok ciddi bir ticari ortağı. Türkiye’nin ihracat performansını derinden etkileyecek. Sürpriz şekilde enflasyon çıkabilir. Çünkü emtia fiyatları çok yüksek. Politika yapıcı bütün bunları birarada düşünüyor olması lazım. Türkiye’nin gücü bütün bunları kontrol edebilecek durumda. Kamu borcu bu anlamda düşük. Ülkenin kredi notu değişmedi, bu sadece not görünümünde yapılan değişiklik. Gözlemlere devam edeceğiz” dedi. Konuyla ilgili bir değerlendirme de, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan geldi. Kararı, haksız ve yersiz olarak nitelendiren Arınç, “Maddi hatalarla ilgili S&P’den açıklama isteyeceğiz” dedi.


Kamu borcuyla hükümet borcu farklı şeyler


S&P Türkiye Baş Analisti Eileen X. Zhang, konuyla ilgili Taraf’a yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi: “Maliye Bakanı ile JP Morgan’ın net genel hükümet borçları/GSYİH’den değil de net kamu sektörü borçları/GSYİH’den bahsettiğine inanıyoruz. Bu ikisinin farklı şeyler olduğunu kabul etmekte fayda var. Net kamu sektörü borcu, özellikle Türkiye’de net genel hükümet borcundan daha düşük olur. Zira Merkez Bankası Net Varlıkları (2010 sonu itibarıyla yüzde 9/GSYİH) ile kamu sektörü varlıkları (2010 sonu itibarıyla yüzde 2/GSYİH) genel hükümet borcundan çıkarılarak net kamu sektörü borcu hesaplanır. Genel hükümet borcunu, hükümetin borç yükünü değerlendirirken ana performans göstergesi olarak kabul ediyoruz. Özellikle Merkez Bankası net varlıklarını hesaba katmıyoruz. Bu uygulamayı özellikle Türkiye için de sıkı tutuyoruz, zira Merkez Bankası’nı bağımsız bir kurum olarak görüyoruz.”


Türkiye’nin üzerine soğuk su döktü


Financial Times, S&P’nin kararını, “S&P Türkiye üzerine soğuk su döktü” şeklinde değerlendirdi. FT, “Türk ekonomisi için bir iyi haber, bir kötü haber olayı gibi görünüyor” ifadesiyle başladığı haber analizinde iyi haberi, Türkiye’nin dış ticaret açığındaki önemli iyileşme ve bunun dev cari açığın kontrol altına alınabileceği umudunu arttırması olarak açıkladı. “Ardından da kötü haber geldi” diyen FT, ticaret verilerinin yarattığı iyi hissiyatın, S&P’nin, kararıyla darbe yediğini belirtti, kasımda Fitch’in de benzer bir adım attığını anımsattı. Dış ticaret rakamları üzerinde duran FT, ticaret açığının daraldığına dikkat çektikten sonra Türkiye’nin enerji ithalatına odaklanarak enerji alımlarının, martta 5.3 milyar doları bulduğunu, böylece son 12 aydaki enerji ithal faturasının şaşırtıcı şekilde 57 milyar dolara ulaştığını vurguladı.

FT, “Türkiye’nin halen yüzde 10 üzerindeki enflasyon ve TL’nin 2011’deki değer düşüşü ile sağlanan rekabet avantajının, endekslenmiş ücret anlaşmalarıyla yokedilmesi olasılığı kastediliyor” diye yazdı.


S&P’nin standardı kaydı


Çağlayan, S&P’nin Türkiye ile ilgili kararına ilişkin tepki göstererek, “S&P’nin kendi standardının kaydığı kanaatindeyim. Kendi standardını kontrol etmesini tavsiye ediyorum. Çünkü bu tür kuruluşlar zaman zaman Türkiye ile ilgili yaptıkları değerlendirmede samimi olamıyorlar” dedi. Çağlayan, geçen yıl Fitch’in Türkiye’nin kredi notu görünümünü düşürmesiyle ilgili olarak da, “Fitch yine Fitchliğini yapmış” demişti.


Bu kararlar saç baş yoldurur


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, S&P’nin kararıyla ilgili, “Rapor dokuz ay önce yazılmış gibi. Saç baş yolduracak vahim hatalar var. Zaten uluslararası piyasalar da onları dikkate almıyor” dedi. Cari açıktaki yükselişle ilgili olarak Şimşek, “Türkiye, Arap Baharı ve AB’nin sorunlarına rağmen cari açığı idare ediyor. Sorun belli ama bir iki yıl daha idare etmek zorundayız. S&P’nin yaptığı, bizim yaptığımız iyi şeylere çomak sokmak” dedi.