Bilim / Teknoloji

Türk yazılımcıdan 'Sanal garson' uygulaması

Yazılımcı Orhan Ekinci, projesini geliştirebilmek için işinden de ayrıldı

27 Ağustos 2017 22:28

Yazılım şirketinden istifa eden 28 yaşındaki girişimci Orhan Ekinci, restoran ve kafe gibi kalabalık işletmelerde garson beklemenin önüne geçmek için, 4 arkadaşıyla "Eatsy" adıyla mobil uygulama geliştirdi.

Restoranda sipariş alınmasını beklerken bir mobil uygulama geliştirmeye karar veren 28 yaşındaki yazılımcı, "Eatsy" adını verdiği uygulamayla restoran ve kafelerde yoğunluk nedeniyle yaşanan sipariş sorunlarını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

İstanbul'da bir yazılım firmasında çalışan Orhan Ekinci, bir restoranda siparişinin gelmesini beklerken, bu işlemi hızlandıracak, "sanal garson" olarak tanımlanabilecek bir mobil uygulama geliştirmeye karar verdi. Görev yaptığı firmadan istifa eden ve 4 arkadaşıyla çalışmalara başlayan Ekinci, 8 ayın sonunda "Eatsy" adını verdiği mobil uygulamayı geliştirmeyi başardı.

Ekinci ve arkadaşlarının geliştirdiği "Eatsy"yi akıllı telefonlarına indiren kullanıcılar, harita üzerinden gördükleri işletmelerin menülerinden istedikleri yemeği sipariş edebiliyor, yemeğin kalori miktarını görebiliyor, yapımı devam eden yemeklerinin mutfaktaki durumunu öğrenebiliyor ve hesaplarını mobil uygulama üzerinden ödeyebiliyor.

[Çoklu dil desteği de sağlayan uygulama, test aşamalarının ardından ekim ayında iOS ve Android telefonlar için sanal marketlerde yerini alacak.]
Çoklu dil desteği de sağlayan uygulama, test aşamalarının ardından ekim ayında iOS ve Android telefonlar için sanal marketlerde yerini alacak.

 

Sipariş bekleme sorunu ortadan kalkacak

 

Orhan Ekinci, tüketicilerin özellikle öğle saatlerinde restoran ve kafelerde sıra bekleme sorununu ortadan kaldırmak için kolları sıvadığını söyledi.

Birçok işletmenin menülerinde yeterli bilgi bulunmadığını ve yoğunluk sebebiyle garsonların eksik sipariş aldığını hatırlatan Ekinci, "Bir gün ben de bunu yaşarken 'Neden böyle bir uygulama yok?' diye düşündüm. Sonra araştırdım ve 'Artık bunu başkasının yapmasını beklemeyelim, biz yapalım' dedim. 'Bu uygulamada neler olabilir, ne tür veriler toplayabiliriz' diye baktım ve benzer uygulamaları inceledim. Bluetooth teknolojisi sayesinde kullanıcılardan aslında çok fazla veri alabileceğimizi, ciddi ödeme kolaylığı sağlayabileceğimizi ve birçok işletmeye kolaylıklar sağlayabileceğimizi fark ettim." dedi.

 

Projeyi geliştirmek için işinden ayrıldı

 

Projeyi değerlendirdikten sonra hayata geçirilebilir olduğuna inandığını ve çalıştığı firmadan istifa ederek veri toplamaya başladığını anlatan Ekinci, Üsküdar Belediyesinin hizmete açtığı Fikir Sanat Merkezinde çalışmalara başladığını kaydetti.

Hayatını bir "girişimci" olarak devam ettirmeye karar verdiğini belirten Ekinci, fikirlerini restoran ve kafe yetkililerine anlattıklarında kendilerine en çok, "Bize ne kadar kişi gelecek? Biz bunu nasıl kullanacağız?" sorusunun geldiğine değindi.

Özellikle çok garson çalıştıran işletmelerde bir takım endişeler olduğunu ifade eden Ekinci, "Bu sebeple işletmeleri ilk önce segmentlere böldük. İlk başta garsonu olmayan, self servis çalışan ya da siparişi alıp servisi garsonla yapan yerlere gitmeye karar verdik. Birkaç restoranda denemeler de yaptık." diye konuştu.

 

Sistemde 'mobil ödeme' kolaylığı da var

 

Uygulama sayesinde hangi saatlerde hangi işletmelerde ne kadar yoğunluk olduğu, mekanlarda en çok hangi besin ve içeceklerin tüketildiği ya da bölgede en çok hangi ürünlerin satıldığı verilerine de ulaşılabileceğini dile getiren Ekinci, "Bu verileri toplayabileceğimiz bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Günümüzde birçok firmanın yatırım yaptığı mobil ödeme de bunların içinde olmazsa olmazlardan bir tanesi. Sistemimizde mobil ödeme de yer alıyor." diye konuştu.

Uygulamanın kullanıcılar tarafından kabul görmesi durumunda dünya piyasasına da açılmayı hedeflediklerini vurgulayan Ekinci, şöyle devam etti:

"Uygulama aktif şekilde marketlere girdikten sonra kullanıcıların ilgisini çekmeyi başarabilirsek, örneğin ben bir kafeye gittiğim zaman o kafeye genellikle hangi saatlerde gittiğim, ortalama ne kadar para harcadığım bilgisine de sahip olabileceğim ya da hangi bölgede daha çok ne tüketiliyor, işletmelerde insanlar ortalama ne kadar sürede yemek yiyorlar bilgilerine sahip olunabilecek. Dolayısıyla işletmelere de çok fazla analiz verileri sunabileceğimizi düşünüyoruz. Bu verileri Türkiye'de işleyebiliyorsak ve markalara değer katabiliyorsak bunu globale yansıtmayı da isteriz."