Gündem

Taşımacılık sektörü: Batıştayız

"Avrupa'nın en güçlü kara nakliye filosunu kendi ellerimizle çökertiyoruz"

16 Ağustos 2018 11:53

Taşımacılık sektörü, döviz krizinin uluslararası ihracat-ithalat  yönüyle şüphesiz öne çıkan aktörlerinden. Sözcü yazarı Emin Çölaşan, taşımacılık sektöründen biriyle yaptığı sohbeti köşesine taşıdı. Yazar, sektörün 'batıştayız' çığlığının hükümet yetkililerinden bir karşılık bulmadığına dikkati çekti. Çölaşan, "Geçenlerde bu sektörün duayenlerinden biriyle konuşurken bana acı durumu anlattı. Israrla söylediği bir şey vardı: 'Batıştayız" diye yazdı. 

"Maliyet şimdiden yüzde 30 artttı"

İrili ufaklı onlarca firmanın faaliyetini durdurduğu, ve Avrupa'ya  TIR gönderilemediği belirtilen yazıda, "Avrupa'nın en güçlü kara nakliye filosunu kendi ellerimizle çökertiyoruz…” vurgusu yapıldı. Nedenine ilişkin Çölaşan, “Çünkü özellikle son döviz kurlarıyla birlikte Türkiye'nin ithalatı çok azaldı. Dönüşte alınması gereken ithalat yükü olmayınca Türkiye'deki ihracatçı da vasıta bulamıyor. İhracatçının maliyeti şimdiden yüzde 30 artmış durumda” dedi. 

Yazarın köşesinde "Taşımacılık sektörü de can çekişiyor" başlığıyla (16 Ağustos 2018) yayımlanan yazısı şöyle: 

"Sevgili okurlarım, Türkiye inanılmaz bir krizin pençesinde inim inim inliyor. Bunu basite indirgeyip “Döviz yükseldi böyle oldu” deme hakkına hiç kimse sahip değil…
Ülkemiz yıllardan beri acayip bir sarmalla yaşıyor.
İsraf ve lüks!
Saraylar yapılıyor, taşa toprağa gömülen paralar gereksiz yere harcanıyor, on binlerce lüks makam aracı altlarında, şatafatlı yaşamlar sürüp gidiyor.
Sadece şu Suriye savaşının, Esad'la papaz olmanın ülkemize maliyeti milyarlarca doları buldu.
Peki karşılığında biz ne kazandık?
Hiçbir şey!
Aksini iddia eden varsa çıkıp ortaya konuşsun, bildiklerini anlatsın.

Türkiye'de taşımacılık sektörü, özellikle uluslararası taşımacılık çok önemli. Geçenlerde bu sektörün duayenlerinden biriyle konuşurken bana acı durumu anlattı.
Israrla söylediği bir şey vardı:
“Batıştayız.”
Sözlerini özetliyorum:
“Uluslararası nakliye stratejik bir alandır. Ülkemizin can damarlarından biridir. Bugün bu sektör tam anlamıyla can çekişir durumda. Avrupa'nın en güçlü kara nakliye filosunu kendi ellerimizle çökertiyoruz…”
Bunlar bizim hiç bilmediğimiz ve üzerinde durmadığımız konular…

İrili ufaklı onlarca firma faaliyetini durdurmuş ve Avrupa'ya vasıta (TIR) gönderemiyor.
Anlatırken nedenini sordum.
“Çünkü özellikle son döviz kurlarıyla birlikte Türkiye'nin ithalatı çok azaldı. Dönüşte alınması gereken ithalat yükü olmayınca Türkiye'deki ihracatçı da vasıta bulamıyor. İhracatçının maliyeti şimdiden yüzde 30 artmış durumda.”
Dertleri büyüktü. Sektörün duayeni anlatmayı sürdürüyordu:
“Vasıtalar parka çekiliyor. Onlarca küçük firmanın yanında, yüzlerce vasıtası olan dev firmalar bile iflas etti, ya da etmek üzere. Sektör resmen can çekişiyor. Uluslararası taşımacılığımız bu ağır yüklerin altından kalkamaz duruma geldi.”

Bunları hükümet yetkililerine defalarca anlatmışlar ama değişen bir şey olmamış.
Uluslararası taşımacılar özellikle Bulgaristan'da karşılaştıkları sorunları çözebilmek amacıyla büyük bir örgütlenmeye gitmişler.
Bir RO-RO şirketi kurulmuş.
12 gemisi var. TIR'ları Türk limanlarından İtalya'ya taşıyor.
Yüklenen TIR'ları Türkiye'nin Çeşme gibi çeşitli limanlarından gemiye bindiriyorsunuz, malın varacağı ülkelere rahatça gidiyorlar.
Bulgaristan bu konuda bizim için çok önemli bir engelmiş. Bizim TIR'ları sürekli durdurup rüşvet alırlarmış. Şimdi hiç değilse Bulgaristan aradan çıkarılmış.

Sektörde sorunlar çok büyük… Anlatmakla bitmez, hangisini yazayım…
Duayen nakliyeci sözlerini sürdürüyor;
“Biz ki her yıl Türkiye'ye milyarlarca Euro döviz kazandırıyoruz ama devlette sahibimiz yok, sesimizi duyan yok. Örneğin İtalya TIR'larımıza kota koydu ve yıllık nakliye adedimizi kısıtladı. Duyan yok! Kurulan RO-RO şirketi de şimdi başka ülkelere satıldı. Bundan sonra ne olacağı bilinmiyor. Küresel sistem istediği
takdirde bizim taşımacılığımızın belini bir haftada kırar ve hiçbir şey yapamayız.”

Konuyu biraz araştırdım, elime belgeler geçti. İşte size iki belge… İlkinin tarihi 13 Ağustos 2018.
UN RO RO şirketi, Türkiye'nin belki de en büyüğü ve müşterisi olan nakliye şirketlerine yazıyor. Yazıda sözü edilen teknik konulara girmiyorum:
“Ülkemiz, makro ekonomik göstergeler ve döviz kurundaki dalgalanmalar açısından olağanüstü bir dönemden geçmektedir. Bu süreç tüm şirketleri olumsuz yönden etkilemekte ve bazı önlemler almaya zorlamaktadır.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ticarete aracılık yapan şirketimizin maliyetlerinin çok büyük kısmı yabancı para cinsindendir ve vade tarihinde dövizle ödenmektedir. Ancak sene başından beri Euro üzerinden süregelen yükseliş trendi şirketimizi ciddi anlamda olumsuz etkilemiş ve kur farkı nedeniyle büyük zarara uğramasına neden olmuştur…Bu zararın tamamı şu ana kadar şirketimiz tarafından üstlenilmiştir. Ancak…”
Sonrasında, fatura tahsilatlarıyla ilgili olarak alınacak teknik önlemler sıralanıyor.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği, bu şirkete 14 Ağustos 2018 tarihli yazısıyla yanıt veriyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullara değinmesi açısından ilginç:
“…Döviz kurlarındaki yükselişler nedeniyle ülke ekonomisi önemli ölçüde zarar görmüş, bununla birlikte ithalat ve ihracat hacmi de önemli ölçüde gerilemiştir.
Kurdaki yükseliş nedeniyle çok daha kırılgan hale gelen taşımacılık sektörünün, farklı taşıma modları kapsamındaki (karşısındaki) döviz cinsinden maliyetleri de sektörü ekonomik yönden zor durumda bırakmıştır…”
Sonrasında, söz konusu şirket tarafından alınan bazı kararlardan vazgeçilmesi isteniyor. (Teknik olduğu için girmiyorum.)
Bu iki yazının mürekkebi bile henüz kurumadı, özellikle ve örnek olsun diye kısaca verdim.

Türkiye bir kriz yaşıyor ve taşımacılık sektörü de diğerleri gibi arada ezilmiş, can çekişiyor.
Bu sektörde binlerce TIR, çekici vesaire var.
Buradan ekmek yiyen on binlerce şoför ve çalışan var.
Türkiye'ye kazandırılan milyarlarca Euro var.
Ulusal servet büyük bir darbe almış, şirketler batıyor, sektör yok olmaya doğru adım adım sürükleniyor.
Bizi yönetenler her gün nutuk atmak yerine bu gibi yok olmaya giden sektörlerin sorunlarına da biraz olsun çözüm bulmaya çalışsalar!"