Gündem

Sivillere 1000 mermi hakkına tepki büyüyor: Namlunun ucundakiler en çok kadınlar

"Bireysel silahlanmayı defalarca Meclis gündemine taşıdım"

21 Mart 2018 16:14

İçişleri Bakanlığı’nın sivillere tanınan yıllık 200 mermi satın alma hakkını 1000 mermiye çıkarması bireysel silahlanma karşıtlarının tepkisine neden oldu. CHP milletvekili Mehmet Tüm, “Her üç kişiden birinde silah var. Bu mermiler nerede kullanılacak” sorusunu yöneltti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav ise bireysel silahlanma arttıkça kadınların daha çok öldürüldüğüne dikkat çekerek “Namlunun ucundakiler en çok kadınlar” diye konuştu.

Tüm, bireysel silahlanmayı defalarca Meclis gündemine taşıdığını ancak bir önlem alınmadığını söyleyerek, “Her üç kişiden birinde silah var. Bu silahlarla sokak ortasında insanlar, kadınlar katlediliyor. Silahlar bakkaldan peynir ekmek alır gibi alınıp satılıyor. Şimdi ise yurttaşların alabileceği mermiler arttırıldı. Bu mermiler nerde kullanılacak? Ülkede herkes can ve mal güvenliğinden tedirgin” dedi.

107 bin kayıp silah

Türkiye’de 25 milyon kayıtsız silahın bulunduğunu aktaran Tüm, “2017 yılında 107 bin kayıp silah var. Bu silahlar nerede? Bununla ilgili de soru önergeleri verdim. Ama yanıt alamadım” dedi. Hükümetin acilen önlem alması gerektiğini vurgulayan Tüm, “Helin Palandöken sokak ortasında öldürüldü. Zanlı silahını kargoyla aldığını söylemişti ” dedi.

Acilen tedbir alınmalı

Gülsüm Kav, silahlanma artışının doğrudan kadın cinayetlerinde ateşli silahla öldürülmeyi artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Helin Palandöken cinayetinin ardından toplumda bireysel silahlanmaya karşı ortak bir baskı oluşmuşken hayati bir sorunla ilgili tam tersi bir adım atılmasını kınıyorum. Bu cinayetlerde devlet işbirlikçi ve teşvik eden konumuna geçmiş oluyor. Acilen tedbir alınmalı.”

Umut Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayhan Akcan ise toplumda silahlanma yönünde bir talep olduğuna dikkat çekti. Bu talebin zorlaştırılmasından çok, talebin yerine getirilmesinin daha ön planda olduğunu aktaran Akcan, “Silahlanma için 15 Temmuz darbe girişimi öne sürülüyor. ‘Vatandaş darbeye karşı hazırlıklı olur’ diye düşünülüyor. Bu bir yanlış. Buna bağlı olarak seri yeni düzenlemeler yapıldı. Ruhsat başvurusu sırasında silahın hemen alınma yetkisi getirildi. KHK ile görevlerinden uzaklaştırılan ya da ihraç edilen yurttaşların silah taşımaları yasaklandı” ifadelerini kullandı.

2.5 değil 20 milyon

Resmi rakamlara göre halkta 2.5 milyon silahın bulunduğunu belirten Akcan, Umut Vakfı’nın verilerine göre ise bu rakamın 20 milyon olduğuna dikkat çekti. Akcan şunları söyledi: “Silahlanma aile içerisinde şiddete neden oluyor. Silaha sahip beş kişiden biri silahını kadın cinayetinde kullanıyor. Her yıl 750’ye yakın kadın silahla öldürülüyor. Kocasını öldüren kadınlara baktığımızda ise cinayet suçundan cezaevinde bulunan kadınların yüzde 40’ı kocalarını, kocalarına ait silahlarla öldürmüş. Silah en çok aile içi şiddette, sonra ise namus ve alacak verecek meselelerinde kullanılıyor. Üç evden birinde silahla ilgili kötü bir geçmiş var. Türkiye’de üç erkekten birinde silah var. Maalesef halen talep var ve bu talep de karşılanıyor.”

Kâbus yıldan yıla artıyor

Umut Vakfı verilerine göre, Türkiye’de her yıl 4 binden fazla insan bireysel silahlarla can verdi. 2017 yılında 3 bin 494 silahlı olay medyada yer aldı. 2016 yılına göre ise silahla yaşanan olaylarda yüzde 28’lik bir artış oldu. Bu olaylarda en az 2 bin 187 kişi öldürülürken birçoğu ağır 3 bin 529 kişi de yaralandı. Son iki yılda, bireysel silahlarla işlenen suçların yüzde 74’ünde ateşli silahlar kullanılırken, bu oran 2017’de neredeyse yüzde 80’lerde.