Ruhumuz acıktıkça karnımız da acıkır

Kendimizi; gıdayı, parayı, zamanı, hırsı tüketerek doyurmaya çalışırız. Oysa ruhumuz gittikçe daha çok acıkır.

- A +
Her birimiz dünyaya kendimizi gerçekleştirmek, kapasitemizle tanışmak öz ve biricik olduğumuzu hissetmek için kodlanmış olarak geliriz. 

Psikolog Aytül Sarpel Diyet dergisine yaptığı açıklamada: “Kendimizi; gıdayı, parayı, zamanı, hırsı tüketerek doyurmaya çalışırız. Oysa ruhumuz gittikçe daha çok acıkır” diyor.

Ünlü Amerikalı psikolog Abraham Maslow’un ihtiyaç piramidindeki gibi önce güvenlik, beslenme ve temel ihtiyaçlarımız, ardından kendimizi bulma ihtiyacımız gelir.

Huzur, dinginlik, coşku ve sevinç yaşadığımız anlar ruhumuzun doyduğu, kendimizi tam ve bütün hissettiğimiz, kaygı ve korkulardan sıyrıldığımız anlardır. Duygularımızın ve ihtiyaçlarımızın farkına varmak ve onlara sahip çıkmak, kendi iç sesimizi duyabilmek bizi doyurur, geliştirir.

Günlük hayatımız ise bunları unutturan yapay kaygılarla doludur. Güvenlik ve temel ihtiyaçlarımızla ilgili kaygılarımız ve daha iyisini elde etme çabamız yakamızı bırakmaz. Yoğunluk ve stres, kendimiz olmamızı güçleştirir, kim ve nerede olduğumuzu unutturur ve becerilerimizle ilgili güdülerimizi bastırır, iç sesimizi susturur.

Bazen biz bile dönüp kendimize baktığımızda kendimizi tanıyamaz oluruz. Ne zaman hayallerimizden, neşemizden, ideallerimizden vazgeçmişizdir, gözlerimizdeki tükenmişlik ne zamandan beri oradadır bilemeyiz. Sıklıkla yorgunluk, hayattan tatminsizlik ve boşluk duygularından şikâyet etmeye başlarız. Bir şeyler eksiktir hep, ruhumuz açtır.

Kendi iç sesinizi dinleyerek doyun!

Kendimizde tükenenleri görmek ruhumuzdaki boşluğu görmektir. Kendimizi, gıdayı, parayı, zamanı, hırsı tüketerek doyurmaya çalışırız. Oysa ruhumuz gittikçe daha çok acıkır, çünkü ruhumuz tüketerek değil üreterek doyar.

Başkasının ya da kendimizin zamanından, başarısından, parasından, sevincinden eksilterek, çoğalmaksa bizi daha da ıssızlaştırır. Bizi doyuran, kendi iç sesimizi duyarak yaşamak ve ürettiğimiz her şeye sevgi ve erdemi eklemektir.

Kaç yaşında kim olursak olalım hiçbir zaman kendimize yeniden bakmak ve yeniden sevmek için geç değildir.

Tutkularınızı keşfedin

Hepimizin tutkuları var. Sanılanın aksine tutkularımız öyle büyük ve şaşalı şeyler değil. Basit, hayatımızın içinde olan, kimse bize para ödemese bile yapmaktan sıkılmayacağımız, hatta çoğu kez yaptığımız ve iyi yaptığımızı duyduğumuz şeylerdir. Eski hayallerinizi hatırlayın. Eğer hiç hata yapma ihtimalim olmasaydı neler yapmak isterdim sorusunu kendinize sorun. Bu özünüzde ne istediğinizi bulmanıza yardımcı olur. Tutkularımız kim olduğumuz ve nereye ait olduğumuzu yansı tır. Bunun aksine çabalamak umutsuzluk ve başarısızlık getirir. Çoğu kez başkalarından daha az akıllı ya da beceriksiz olduğumuz için değil becerilerimize uygun işler yapmadığımız için mutsuz oluruz. Tutku ve yeteneklerinizden vazgeçmeyin onlar, sizin için en büyük başarı ve enerji kaynaklarıdır. 

Hayat seçimlerden ibarettir
 
Yaşadığımız her an bir seçim yaparız aslında. Bunun farkına varmak hayatımızın ve hatalarımızın sorumluluğunu almaktır. Artık başımıza gelenler için başkalarını suçlamak yerine hayatımızın kontrolünü çevremizden geri almaktır. Böylece hayatın kurbanı rolünden çıkıp direksiyona kendimiz geçmiş oluruz. Kendimizi keşfetmek, kendi istek, karar, başarı ve hatalarımızın farkına varmak, hayatı seçmek elimizdedir. Hatalarımıza da başarılarımızı da seçimlerimiz belirler. Kendimiz olmanın en önemli basamaklarından biri kontrolün bizde olduğunu kabul etmek ve hatalarımızdan korkmadan harekete geçebilmektir.

Kendinize sorun

Ruhumuzu doyurmak aynı anda hem hareket hem dinginlik gerektirir. Doğru zamanda harekete geçmeyi doğru zamanda durup düşünmeyi öğrenmemiz gerekir. Kaygılar ve sürekli koşturma kendi iç sesimizi ve bedenimizin dilini duymamızı engeller. Gün içinde durun ve kendinize sorun: Neredeyim? ‘Ne yapıyorum? Nasıl hissediyorum?, Bugün beni neler mutlu etti, neler rahatsı z etti? Neye ihtiyacım var? Olayları n daha farklı ve iyi olması için ben daha başka neler yapabilirdim? Neyle yetinebilirim?

Hayatınız roman olsun!

Hayatınızın bir kitap olduğunu hayal edin. Sizi bu kitabı okumaya itecek bir başlık seçin. Kitabın kahramanlarını belirleyin. İstemediğiniz karakterleri bu kitaptan çıkarıp ihtiyacınız olan yenilerini ekleyebilirsiniz. Her kitap birçok bölümden oluşur. Bizim için de ideallerimize tümüyle ulaşmak mümkün değil.

Kitabınızı bölümlere ayırın ve kendinize başaracağınız gerçekçi hedefler koyun. Kitabınızın ismini görebileceğiniz bir yere yazın ve her gün mutlu sona ulaşmak için ona yeni şeyler eklemeniz gerektiğini unutmayın. Tüm temel ihtiyaçlarımızı sonsuz kez doyursak, her şeyin en güzeli, en pahalısına sahip olsak da ruhumuzdaki açlık gölgemiz gibi bizimledir. Hayatta her şeyden kaçabiliriz ama bir tek kendimizden kaçamayız. Kulaklarımızı tıkasak da içimizdeki boşluk konuşmaya devam eder. O nedenle midemizden önce ruhumuzu doyurmakta fayda var.

Okuyucu Yorumları

Deniz Seki'den ilk açıklama
Deniz Seki'den ilk açıklama
Dimitrov Nadal'ı zorladı
Dimitrov Nadal'ı zorladı