REKLAMI GİZLE

Özgür Gündem davasında Nadire Mater, Yıldırım Türker ve Murat Uyurkulak'a hapis cezaları

"Basın, devleti önceleyen bir lisan kullanmak zorunda değildir"

Fotoğraf: Bianet
- A +

Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri Nadire Mater, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Hasan Cemal ve Yıldırım Türker ile yazarı İlham Bakır bugün hâkim karşısına çıktı.

bianet’ten Elif Akgül’ün haberine göre, Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği Kampanyası’na katılanlardan beşinin davasına bugünkü duruşmalarla devam edildi.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ayrı ayrı görülen duruşmalarda Nadire Mater 15 ay hapis ve 6 bin TL para cezasına, Yıldırım Türker ise 1 yıl 10 ay 15 gün hapse çarptırıldı. Hapis cezaları ertelendi. 

Mahkeme, Murat Uyurkulak' "propaganda" suçlamasıyla “propaganda” başlıklı 7/2 maddesinden 15 ay hapis cezasına çarptırdı. Ceza ertelendi.

T24 yazarı ve P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu Kurucu Başkanı Hasan Cemal ise, hakkında 7,5 yıl hapis istemiyle açılan davada "terör örgütü propagandası" suçlamasından beraat ederken, "terör örgütünün açıklamalarını yayımladığı" iddiasıyla 6 bin lira adli para cezasına çarptırıldı. 

Jülide Kural ve İlham Bakır'ın duruşmaları ise 28 Mart'a ertelendi. 

Jülide Kural ve İlham Bakır"Bağımsız karar vermenizi temenni ediyorum"

Savunma yapan Türker'in avukatı Emel Ataktürk, mahkemeye hitaben, “Bağımsız karar vermenizi temenni ediyorum" dedi.

Mahkeme Başkanı ise “Bu cümlenizi gereksiz buluyorum ve size iade ediyorum” dedi.

“Basın devleti önceleyen
bir lisan kullanmak zorunda değildir”

Avrupa Konseyi organlarının ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını hatırlatan Ataktürk şöyle konuştu:

“Basının devleti önceleyen bir lisan kullanma mecburiyeti yoktur. Basın kendi terminolojisine, yorum ve ilkelerine, ulusal ve uluslararası hukukta belirlenen hak ve özgürlükler çerçevesinde kendisi karar verir.

"Haberlerde kullanılan terminolojiye bakıp dünyadaki diğer basın organlarıyla karşılaştırdığımızda benzerlik görüyoruz. Dünyada ne kadar saygın basın kuruluşu varsa, hangi ülke, çatışma ya da örgüte ilişkin olursa olsun, aynen Özgür Gündem'de olduğu gibi örgütler örgüt adıyla, söz konusu olan örgütün elemanları da 'gerilla' olarak tanımlanarak haberleştirildi.

“Şayet, kamu otoritelerinin rahatsız olduğu şey Özgür Gündem'de YPG, YPS gibi terminoloji kullanılmış olması, 'terörist' değil de 'gerilla' denmesiyse, bu tüm dünyada örnek verdiğim basın kuruluşlarının terminolojisidir. Bu şiddete çağrı ve terör örgütü propagandası diye değerlendirilemez.

“Sizden bu davada bugüne kadarki yargılama pratiğinden farklı bir tutum takılarak burada öncelikli olan yurttaşlara tanınmış ifade ve basın özgürlüğünün olabildiğince geniş kullanılması olduğunu, Türkiye yargısının AİHM standartlarına uygun ve nitelikli kararlar alabileceğini ve ağır eleştiri ile terör propagandasını ayırt edebildiğinizi gösteren bir karar almanızı istiyorum.”

Ceza ertelendi

Dosyayı karara bağlayan mahkeme, Türker için Terörle Mücadele Kanunu'nun “propaganda” başlıklı maddesinden 1 yıl 6 ay hapsine, suçun yayın yoluyla işlendiği gerekçesiyle cezanın 2 yıl 3 ay hapis olarak belirlenmesine ve cezada 1/6 oranında indirime giderek toplam 1 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına hükmetti.

Fikret Demir başkanlığındaki mahkeme heyeti hapis cezasını erteledi.

Nadire Mater'in yargılaması

Son sözü sorulan Nadire Mater, “Bu dosyanın düşürülmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek mahkemeye hitaben şöyle konuştu:

"Bu dava kamuoyuna Özgür Gündem'in ve Kürt medyasının nasıl bir baskıyla karşı karşıya olduğunu göstermiş oldu. Bu bağlamda sizlere de teşekkür etmek gerekiyor."

Son savunmayı Mater'in avukatı Meriç Eyüboğlu yaptı.

Özgür Gündem gazetesinin yayın hayatı boyunca kapatmalardan çalışanların tutuklanmasına ve öldürülmesine kadar çeşitli baskılarla mücadele ettiğini belirten Eyüboğlu, Mater'in de gazeteyle dayanışmak amacıyla, gazetenin başlattığı Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği Kampanyası kapsamında bir günlük genel yayın yönetmenliği yaptığını aktardı.

Bu davaları “Önemli olan bu haberlerin bugün yargılama konusuyken, kamuoyunca Çözüm Süreci, Dolmabahçe Mutabakatı olarak adlandırılan süreçte yargılama konusu olmaması” şeklinde değerlendiren Eyüboğlu, Mater için istenen Terörle Mücadele Kanunu'nun 6/2 ve 7/2 maddelerinin 2013'te değiştiğini hatırlattı, maddelere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarına uygun hale getirilmesi için “cebir ve şiddete teşvik unsuru” eklendiğini hatırlattı:

Eyüboğlu: Mahkeme
AİHM standartlarını dikkate almalı

“Mahkeme, hem değişiklik gerekçesini hem de AİHM standartlarını dikkate almalı. Keşke savcı da mütalaasında bunları dikkate alsaydı.”

AİHM ve Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına göre yasaklanan örgüt üyeleri ile röportaj gibi haberlerin ifade özgürlüğü ihlallerine bahane olamayacağını vurgulayan Eyüboğlu, “Röportaj ve ya beyanların hükümet politikasını küçük düşürücü olması bunu haklı çıkarmaz” diye ekledi.

"Hukuki bir yargılama değil"

“Hukuki bir yargılama ile karşı karşıya değiliz” diyen Eyüboğlu “Türkiye'nin ifade özgürlüğü sicilinin bu kararlarla daha da bozulmaması kanaatindeyiz” diyerek savunmasını bitirdi.  

Kılıç: Savcılık ciddi davranmıyor

Avukat Özcan Kılıç da Mater'in, Basın Kanunu'nun 11. maddesi gereğince yargılandığını ama yayın yönetmenliğinin sadece dayanışma amaçlı olduğunu vurguladı.

Kılıç şöyle konuştu:

“Nadire Mater yasadaki 'gibi' zarfından dolayı burada sanık. 

(Basın Kanunu’nun 11. maddesinde şu ifade geçiyor: Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur.)

"Yayın Yönetmenliği yapan İhsan Eliaçık, Melda Onur, Sebahat Tuncel gibi isimler de var. Özgür Gündem için özel atanmış iki savcı, Eşref Durmuş ve Gökhan Yolasığmaz, bu kişilerin ifadelerini aldılar ve bu maddeye dayanarak takipsizlik kararı verdiler.

“Savcılık tüm işlerde ciddi davranmıyor. Yazarların gerçek olup olmadığı savcılık da mahkeme de araştırmıyor, ihbar etmedikçe sorumlu siz oluyorsunuz.”

Fikret Demir başkanlığında mahkeme heyeti, Mater'i Terörle Mücadele Kanunu'nun "propaganda" başlıklı 7/2 maddesince 15 hapis cezasına çarptırdı, ceza ertelendi. Mahkeme, Mater'e "örgüt açıklamalarını basma ve yayınlama" suçlamasıyla 10 ay hapse denk gelen 6 bin TL para cezası verdi.

"Kürt gazeteciler özgür olmadıkça
Türk gazeteciler de özgür olmaz!"

Cemal, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya avukatları Fikret İlkiz ve Özcan Keskin ile birlikte katıldı. Cemal, esas hakkındaki savunmasında "Ben burada özgür ve bağımsız medyayı savunmak için bulunuyorum. Gazeteciliğin suç olmadığını savunmak için de buradayım. Kürt gazetecilerin özgür olmadığı bir ortamda Türk gazetecilerin de özgür olamayacağını savunmak için buradayım" dedi. "73 yaşındayım, 47 yıllık gazeteciyim. Kürt sorununun şiddetten uzak barış içinde çözülebileğine inanıyorum" diyen Cemal, şunları söyledi:

"Kürt meslektaşlarımla dayanışma için Özgür Gündem gazetesinde de genel yayın yönetmenliği yaptım. Bugüne kadar Kürt sorununa yönelik 4 kitap yazdım, sayısız makale kaleme aldım.Bekaa'da Öcalan'la da görüştüm. Kandil'e de gittim, PKK'nın lider kadrosuyla görüştüm. Ama bugüne kadar hakkımda 'terör örgütü propagandası' veya 'propagandaya alet olmak' iddiasıyla soruşturma açılmadı. Amacımın özgür ve bağımsız medyayı savunmak olduğunu bir kez daha yinelemek istiyorum."

Fikret İlkiz (solda), Hasan Cemal, Avukat Özcan Kılıç

Fikret İlkiz: Bu dava anayasaya aykırı;
dosya AYM'ye gönderilmeli

Cemal'in avukatı Fikret İlkiz de, "Bu dava, Basın Kanunu bağlamında anayasaya aykırıdır. Bu görüşü ciddiye almalısınız" diyerek, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etti. Mahkeme, dosyanın AYM'ye gönderilmesi talebini reddetti.

İlkiz'in açıklamaları şöyle:

"Basın Kanunu 11. maddedeki sorumluluğu önemli. Mülga Basın Kanunu hükmünde, sorumlular yazıyor yazan, karikatürü yapan vs idi. Özgür Gündem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü'nün sorumluluğu tartışılmadı. Ceza hukukunda fiil artı kasıt sistemine dair sorumluluk esastır. Durum; cezaların şahsiliği anayasal kuralıyla çelişmektedir. Basın Kanunu'nun 11. maddesinin ulaştığı bir nokta var. Sürelice süresiz yayınlardaki suçlardan eser sahibi sorumludur. Dolayısıyla objektif sorumluluk yerine subjektif sorumluluk dikkate alınmadır.
Genel yayın yönetmeni ya da nöbetçi genel yayın yönetmeni de bir günlük yayın yönetmeninin durumu; cezai sorumluluğu gerektirmez.

Bugün siz Basın Kanunu'nun 11/3 maddesine aykırı bir yorum yapıyorsunuz. Bu anayasanın 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesine aykırıdır. TCK 21. maddesine göre, bir suçun işlenmesi için fiil artı kasıt gereklidir. Anayasa ayrıca, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulamaz, demektir. Sınırlandırma kanunla yapılır, sınırlandıran kanun da anayasaya aykırı olmamalıdır. Bu ilkeye aykırı özel kanun hükümleri anayasaya aykırıdır, iptali gerekir. Dosyanın bu nedenle Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekir. Bu talebimizi mahkemenizce ciddi bulunarak dosyanın AYM'ye gönderilmesini talep ediyoruz."

"Ceza reformu içeren yargı paketlerinden
sonra bu kadar mı geriledik?"

Fikret İlkiz, mahkemenin, dosyanın AYM'ye gönderilmesi talebini reddetmesinin ardından savunmasına şöyle devam etti:

"Dava konusu haber ve yazılar 'açık ve yakın tehlike' kavramıyla Terörle Mücadele Kanunu'na taşınıyor ve siz bu gerekçeyle mahkûmiyet kararı vereceksiniz. Ceza reformu içeren yargı paketlerinden sonra bu kadar mı geriledik?"

AİHM'in Castel davası örneği...

"Dava konusu üç haber ve yazı sizi rahatsız edebilir, provoke edici bulabilir, nefret edebilirsiniz. Ama acaba cezalandırmalı mıyız" diyen İlkiz, AİHM kararlarından örnekler verdi.

İlkiz, İspanya'nın BASK bölgesine ilişkin olarak yapılan bşr yayın hakkındaki AİHM'nin Castel davası kararını özetledikten sonra, Hasan Cemal hakkında dava konusu edilen yayının basın özgürlüğü kapsamında görülmesi gerektiğine vurgu yaparak beraat talep etti.

Avukat Özcan Keskin: Bir günlük nöbetçi
yayın müdürlerine açılan davalar dayanaksız

Avukat Özcan Keskin de; bir yayına başlanırken kamu otoritesinin adres vs'nin yanı sıra "sorumlu müdür"ün kişisel bilgilerini talep ettiği süreci özetledi, bir günlük nöbetçi yayın müdürlerine açılan davaların dayanaksız olduğunu vurguladı.

Murat Uyurkulak'a 15 ay hapis cezası

Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği'nden yargılanan yazar Murat Uyurkulak, "propaganda" suçlamasıyla “propaganda” başlıklı 7/2 maddesinden 15 ay hapis cezasına çarptırdı. Ceza ertelendi.

Uyurkulak'ın avukatı Hürrem Sönmez “Burada Özgür Gündem ile dayanışma yargılanıyor” diye konuştu.

“Müvekkilim edebiyatçıdır. Düşünce ve ifade hürriyetini savunmak müvekkilim açısından bir yazar olarak temel yaşam edinimidir. Burada yargılanan diğer kişilerin topluma karşı bunu savunmak gibi ayrıca bir yükümlülükleri var, demokratik toplumun oluşması ve korunması için böyle bir sorumluluk var.

“Gazetelerin yayın politikaları üniversitelerde, akademide tartışılabilir. Gazetelerin yayın politikalarını yorumlayacak, değerlendirecek olan toplumdur, mahkemeler değildir. Müvekkilimin beraatini talep ediyorum.”

Avukat Özcan Kılıç da yargıya konu yazıların siyasal değerlendirme yazısı olduğunu vurgulayarak “Hangi örgütün propagandası” diye sordu.

Yazıda propaganda olmadığını belirterek beraat istedi.

Davayı karara bağlayan mahkeme, Uyurkulak'ı TMK'nin “propaganda” başlıklı 7/2 maddesinden 15 ay hapis cezasına çarptırdı. Ceza ertelendi. 

Davada yargılanan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri

Nadire Mater, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa verildi, 10,5 yıla kadar hapis istendi. 

Jülide Kural, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaasını verdi, 10,5 yıla kadar hapis istedi.

İlham Bakır (yazar), İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakında mütalaa verildi, 7,5 yıla kadar hapis istendi.

Murat Uyurkulak, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaasında 7,5 yıla kadar hapis istedi.

Hasan Cemal, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaasında 7,5 yıla kadar hapis istedi.

Yıldırım Türker, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaasında 7,5 yıla kadar hapis cezası istedi.

9 Mart

Nöbetçi Yayın Yönetmenleri davaları Mart, Nisan, Mayıs ve Temmuz’da devam edecek. Diğer duruşmalar ise şunlar:

Kumru Başer, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaasında 7,5 yıla kadar hapis istedi.

Necmiye Alpay, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, savcı esas hakkında mütalaa verdi, "propaganda"dan hapis istedi.

Dicle Anter, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa verildi,10,5 yıla kadar hapis istendi.

Derya Okatan, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa verildi,10,5 yıla kadar hapis istendi.

Ayşe Batumlu, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa verildi, 7,5 yıl hapis istendi.

Faruk Balıkçı, 9 Mart, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa verildi, "propaganda" suçlamasıyla hapsi istendi.

16 Mart 

Hakkı Boltan, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi.

Nevin Erdemir, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi.

Hasan Hayri Şanlı, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi.

21 Mart 

Şebnem Korur Fincancı, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

Erol Önderoğlu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

Ahmet Nesin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

11 Nisan 

Veysi Altay, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi.

Can Dündar, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi.

18 Nisan

Hüseyin Tahmaz, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemezi.

20 Nisan

Tuğrul Eryılmaz, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, saat 10.10.

9 Mayıs 

Ayşe Düzkan, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

Hüseyin Akyol, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

Ragıp Duran, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

M. Ali Çelebi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi.

16 Mayıs

Murat Çelikkan, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa veren savcı 7,5 yıla kadar hapis istedi.

Beyza Üstün, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, esas hakkında mütalaa veren savcı 7,5 yıla kadar hapis istedi.

4 Temmuz

Ertuğrul Mavioğlu, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Faruk Eren, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Celal Başlangıç, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Ömer Ağın (Özgür Gündem yazarı ), İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

İhsan Çaralan, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Celalettin Can, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Fehim Işık, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.

Öncü Akgül, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi.