REKLAMI GİZLE

Özgür Gündem davası; 16 nöbetçi yayın yönetmeninin duruşması 14 Şubat'a ertelendi

16 isim 'terör örgütü propagandası' yaptıkları iddiasıyla yargılanıyor...

- A +

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla nöbetçi yayın yönetmenliği yapan, aralarında T24 yazarı Hasan Cemal, Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay'ın da bulunduğu gazeteci, aydın, insan hakkı savunucusu ve siyasetçiler hakkında 'terör örgütü propagandası' yaptıkları iddiasıyla açılan davalara bugün devam edildi. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi'nde 14. ve 22. Ağır Ceza mahkemelerinde görülen davaların tümünde gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya da hâkim karşısına çıktı.

Hasan Cemal, savunmasında, “47 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bu sürede çok uzun yılardır Kürt sorununu izliyorum. Bu çerçevede Öcalan'la da Karayılan'la da Genelkurmay'la da görüştüm. Kürt sorunu konusunda dört kitap ve sayısız makale yazdım. Bu çerçevede hiçbir zaman bir örgüt propagandasına alet olduğum yönünde dava açılmadı. Bu ilk. Bazen düşünüyorum ben mi değiştim yoksa hukuk mu değişti" diye konuştu.

Necmiye Alpay da, Voltaire'den alıntı yaparak, "Amacım içerikleri savunmak değil, düşüncelerini söyleme hakkını savunuyorum. Hakkımda açılan davalar birer Voltaire davasıdır. Beraat istiyorum" ifadesini kullandı.

Necmiye Alpay, Hasan Cemal ve Yıldırım Türker'in de aralarında bulunduğu 16 ismin İnan Kızılkaya ile birlikte yargılandıkları duruşmaların tamamı 14 Şubat 2017'ye ertelendi.

Yargılanan isimlere destek olmak amacıyla gazeteciler, yazarlar, aydınlar ve insan hakları savunucuları Çağlayan’da toplandı. 

Soldan ikinci Yıldırım Türker

Canlı blog:

11.38: Mahkeme reisi değişti, hâkim ve savcılar aynı.

11.45: Necmiye Alpay savunmasında Voltaire'den alıntı yaptı: Amacım içerikleri savunmak değil, düşüncelerini söyleme hakkını savunuyorum.

- Hakkımda açılan davalar birer Voltaire davasıdır

- Necmiye Alpay: Beraat istiyorum

11.50: İnan Kızılkaya'nın ifadesi bitti, hâkim zapta geçiriyor. Bu davada tutuksuz -başka davalardan- sanık yok.

11. 52: Müdafiler başladı; Özgür Gündem'in avukatıyla birlikte savunmalarını yapıyorlar.

12.30: 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki peş peşe duruşmalara avukatlar dışında kimse alınmadı, Yıldırım Türker sırasını bekliyor.

Banu Güven, Hasan Cemal 12.53: Necmiye Alpay ile İnan Kızılkaya'nın duruşması 14 Şubat 2017'ye ertelendi.

13.10: Yıldırım Türker: Henüz Şangay Beşlisi'ne girmediğimize göre, hâlâ AİHM'ye bağlı olduğumuzu düşünüyorum. Simgesel bir destek eylemiydi.

13.20: Hasan Cemal'in savunmasını verdi.

14.10: 16 nöbetçi yayın yönetmeninin duruşmaları 14 Şubat 2017'ye ertelendi.

 

"Şangay 5'lisine katılmadığımıza göre, AİHM'in bağlayıcılığında olduğumuzu düşünüyorum"

7 Mayıs 2016 tarihli Özgür Gündem'de yayımlanan haber ve makalelerde “terör örgütü propagandası yapıldığı” iddiasıyla yargılanan Yıldırım Türker şu savunmayı yaptı:

“Bu özgürlük merakı, özgürlük tutkusu olduğu insanların dayanışma eylemi. İnsan hakları basın ve fikir özgürlüğü adına dayanışma eylemine katıldık. Simgesel bir eylemdi. Gerçekten genel yayın yönetmenliği yapmadım. Sabah toplantısına katıldım. Zaten genel yayın yönetmenleri de de gazetelerdeki tüm yazıları okumaz denetlemez. Gazetecilikle ilişkisi olan herkes bunu bilir. Ben tüm fikirlerin, her ne kadar irkiltici, rahatsız edici de olsa ifade edilmesini savunuyorum. AİHM de 'bölücü fikirlerin bile' kabul edilebilir olduğunu söylüyor. Henüz Şangay beşlisine katılmadığımıza göre AİHM'in bağlayıcılığı altında olduğumuzu düşünüyorum. Sesini çıkaramayanaların, fikirlerini dile getirmesi engellenen insanların yanında bulunmayı bir borç bildik ve yaptık. Söyleyeceklerim bu kadar.”

Türker'in avukatı Tora Pekin de iddianameyi hazırlayan ve soruşturmayı yürüten savcı Murat İnam'ın “FETÖ/PDY davası” kapsamında sanık olduğunu belirterek “İddianamenin zayıf ve dayanaksız metninde bağımsız olarak müvekkilimin adil yargılama hakkı da ihlal ediliyor. Bu davadaki adil yargılama üzerine düşen gölge ancak beraat kararıyla kalkar” dedi.

Türker'in ardından 15 Haziran 2016 tarihli Özgür Gündem'deki yazılar nedeniyle “teörr örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılanan Cemal'in savunmasına geçildi. 47 yıllık gazetecilik hayatında PKK liderleri ve askerlerle de gazeteci olarak görüştüğünü belirten Cemal “Bu propaganda suçlamasıyla hakkımda açılan ilk dava. Ya ben değiştim, ya da hukuk dedi.”

 

Hasan Cemal: Sembolik bir dayanışmaydı, herhangi bir propagandaya alet olmuş değilim

Hasan Cemal savunmasında şunları söyledi:

“Savcılık ifademde 'Kürt gazeteciler özgür olamadıkça Türk gazeteciler de özgür olamaz' dedi. Kürt sorunu çözülmeden gerçek barış ve demokrasi de gelemez. Özgür Gündem Gazetesi Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği bu çerçevede bir dayanışma eylemidir. Ve bu ifade özgürlüğünün savunulması çerçevesinde yer alan sembolik bir dayanışma gösterisidir. Aynı zamanda yıllardır ve halen Kürt gazeteciler çok büyük acı ve sıkıntılar çekmektedir. Bu sıkıntı ve acıların son bulması onların da ifade ve basın özgürlüklerine sahip olmaları yönündeki bir eylemdi benim için. Yoksa herhangi bir propagandaya alet olmuş değilim.

"Bazen düşünüyorum
ben mi değiştim yoksa hukuk mu değişti"

“47 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bu sürede çok uzun yılardır Kürt sorununu izliyorum. Bu çerçevede Öcalan'la da Karayılan'la da Genelkurmay'la da görüştüm. Kürt sorunu konusunda dört kitap ve sayısız makale yazdım. Bu çerçevede hiçbir zaman bir örgüt propagandasına alet olduğum yönünde dava açılmadı. Bu ilk. Bazen düşünüyorum ben mi değiştim yoksa hukuk mu değişti.”

Cemal'in avukatı Fikret İlkiz de söz konusu iddianameyi “FETÖ davası” sanığı savcı Murat İnam'ın hazırladığını belirterek, bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini söyledi.

56 isimden 36'sına dava

Çatışmaların yoğunlaştığı 2015 Temmuzu’ndan itibaren Özgür Gündem gazetesi de sayısız soruşturma, dava ve sansürle karşı karşıya kaldı. Bu baskılara karşı gazeteyle dayanışmak amacıyla 3 Mayıs’ta Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası başlatıldı.

7 Ağustos’ta sona eren kampanyaya 56 isim katılarak destek verdi. Kampanyanın sona ermesiyle birlikte gazeteyle dayanışmak için kampanyaya katılan gazeteci, aydın, sanatçı, siyasetçi ve insan hakları savunucuları adeta dava yağmuru ile karşılaştı. Kampanyaya katılan 56 isimden 50’si hakkında soruşturma açıldı. Açılan soruşturmaların 36’sı davaya dönüştü. Gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya 36 davanın tamamında ‘sanık’.

Gazete kapatıldı, gazeteciler cezaevinde

36 nöbetçi yayın yönetmeninden Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı 20 Haziran 2016’da tutuklandı, 10 gün sonra serbest bırakıldı. Önderoğlu, Fincancı ve Nesin’in davaları daha sonra birleştirildi. Ragıp Duran ile Ayşe Düzkan’ın davaları da birleştirilirken, Deniz Türkali hakkındaki dava ise düştü. Gazete 8. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla “örgüt propagandası” gerekçesiyle geçici olarak kapatıldı. Kapatılma kararının duyurulmasından kısa bir süre sonra gazetenin İstanbul Beyoğlu’daki binasına baskın düzenlendi ve gazete mühürlendi. Baskın sırasında Özgür Gündem çalışanlarından Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya ve Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın da aralarında olduğu 24 gazeteci gözaltına alındı, Kaya ve Kızılkaya tutuklandı. Gazetenin Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Yazar Aslı Erdoğan ve Dilci Necmiye Alpay da aynı operasyon kapsamında tutuklandı. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame ile Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın da bulunduğu 4’ü tutuklu 9 kişi hakkında, “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 6.5 yıldan 17.5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Hasan Cemal hakkında Cumhuriyet soruşturmasını da başlatan Savcı Murat İnam tarafından hazırlanan iddianame şöyle: