REKLAMI GİZLE

"Nene Hatun sanmıştık, 15 Temmuz simsarıymış"

"Bakın meğer o fotoğraftan sonra neler olmuş"

- A +

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında mahallesindeki kadınları toplayarak hafriyat kamyonuyla Taksim Meydanı'na çıktığı söylenen ve 24 Haziran'daki seçimlerde, AKP'den milletvekili aday adaylığı başvurusunda bulunan Şerife Boz'a ilişkin olarak, "Nene Hatun sanmıştık, 15 Temmuz simsarıymış" dedi. 

Özkök, "Dün Odatv’de okudum. Bakın meğer o fotoğraftan sonra neler olmuş. Şerife Hanımefendi’nin evi meğer o fotoğrafın çekildiği yere 10 dakika mesafedeymiş" ifadesini kullandı. 

"Üstelik o gece metro bedavaydı" diyen Özkök, "Meğer oraya sırf bu poz için gelmiş. Ama asıl sonrası önemli... O fotoğraf meşhur olunca, kamyon da tarihi değer kazanmış. Hanımefendi o kamyonu belediyeye kamyon yükü bir parayla satmış. Bu arada kahramanlık menkıbeleri anlatıp her yerde milleti kandırmış, tonla para almış.Bir sürü yere davet edilip para karşılığı konuşmalar yapmış" diye yazdı. 

Boz'un gittiği her yerde kendisine özel araç tahsis edilmesini istediğini de iddia eden Özkök, "Ama durun, asıl bu iddiaları ortaya atan kim ona bir bakın. Buyurun ikinci yazıya... Kamyonlu çakma Nene Hatun’la ilgili iddiaları dile getiren ben değilim... 15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden Mustafa Cambaz’ın oğlu Alpaslan Cambaz söylüyor. Üstelik daha da ileri gidiyor. “Bu sahtekâr kadına şehit aileleri olarak dava açmaya hazırlanıyoruz” diyor" ifadesini kullandı.

Özkök şöyle devam etti: 

"Üstelik yalnız da değil...

Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde helikopterlerin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybeden Cuma Dağ’ın oğlu Ahmet Yavuz Dağ da şikâyetçi. Twitter’dan “SahtekarsınŞerifeBoz” etiketiyle mesaj attı:

“Bizim şehitlerimizin adını kimseler bilmez hatırlamazken bu karaktersiz kadını herkes Nene Hatun belleyip adını hatmetti. İşte zoruma giden bu ve bu kadını kim parlattı kim patlamasına imkân verdiyse hakkımız olsun haram... Almayın mazlumun ahini çıkar aheste...” 

Vay canına diyorum...

15 Temmuz’dan bile rant çıkaracak kadar pespayeleşen karakterler...

Vay canına..."