REKLAMI GİZLE

"Nazlı Ilıcak'a müebbet isteyen savcı ülkeyi yönetenlere ne ister?"

"Acaba Nazlı, kadın olduğu için mi tutuklu yargılanıyor?"

- A +

Cumhuriyet yazarı Zeynep Oral, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrası tutuklanan gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında "ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası" istenmesine tepki gösterdi. Oral, "Bu savcının önünde Nazlı yerine o yöneticiler dursaydı, acaba ne ceza isterdi? Kaç ömürlük müebbet?" diye yazdı.

Zeynep Oral'ın "Nazlı'ya müebbet isteyen savcı ülkeyi yönetenlere ne ister?" başlığıyla yayımlanan (14 Aralık 2017) yazısı şöyle:

Üç gündür kafamda evirip çevirip kendi kendime sorduğum soru bu!!! Dayanamayıp başlığa koydum... 
Aralarında Nazlı Ilıcak’ın ve Altan kardeşlerin de bulunduğu FETÖ davasındaki sanıklara, savcının “ağırlaştırılmış müebbet hapis” isteğini duyunca önce ömrü boyunca sağdaki hükümetlerin yanında yer almış Nazlı Ilıcak’ı düşünmeden edemedim. Açık söyleyeyim: İlk aklıma gelen, 70 ve üstü yaşlardaki erkek sanıklar tutuksuz yargılanıyor. Acaba Nazlı kadın olduğu için mi (ve dolayısıyla, doğal olarak daha dayanıklı olduğu için mi) tutuklu yargılanıyor sorusu oldu... Düşüncelerine katılırsınız ya da katılmazsınız ama yine de ömrü boyunca gazetecilik yaptığını inkâr edemezsiniz. 
Aklıma takılan ikinci soru: “Yanılmışım, aldatılmışım, kandırılmışım” diyen birçok insandan biri de o... Üstelik savunmasını da anlı şanlı gelmiş geçmiş ülke yöneticilerinden alıntılarla yapıyor... Bu savcının önünde Nazlı yerine o yöneticiler dursaydı, acaba ne ceza isterdi? Kaç ömürlük müebbet?.. 

Yalnız Altan kardeşler değil, daha nice kendine “liberal” diyen, kendini “aydın” sayan insan, “askeri vesayeti bitiriyoruz” aldatmacası ya da inancıyla meslektaşlarını zindana yollamaktan geri kalmadı. “Kahrolsun Kemalizm”sloganı, Atatürk düşmanlığı pek bir modaydı o zamanlar... 
Ancak ne olursa olsun, yanılmalarının cezası intikam olmamalı. Bırakın düşünce tarihimiz, gazetecilik ahlak ve etiği cezayı versin.

Eğitimde FETÖ yöntemleri
Şimdi sizlere eğitim dünyamızdan basına yansıyan birkaç haber... Yorumsuz iletiyorum: 
Öğrencilere “Öğle namazına gitmedin dayağı”... Olay, Bartın Kumluca İmam Hatip Ortaokulu’nda geçiyor. Bu gerekçeyle, müdür öğrencileri sıra dayağına çekiyor... Kimi öğrenciler ciddi darp ediliyor... 
Küçücük çocuklara derste düğün yapılıyor: Olay, Küçükçekmece Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu’nda geçiyor. Örf ve âdetler öğrenilsin gerekçesiyle...
Okullarda son moda MEB uygulaması: “Sohbet Çağrıları” (Aynen bir zamanlar FETÖ okullarındaki gibi). Olay, Cağaloğlu Anadolu Lisesi Kız Öğrenci Pansiyonu’nda geçiyor... Öğrencilerin bulunduğu WhatsApp grubuna mesajla sohbet çağrısı... Mesajda, “Gençler Mevlid Kandili dolayısıyla Hz. Muhammedpeygamberimizi anmak üzere pansiyon mescidinde Kuran okuyacağız. Biraz sohbet edeceğiz. Odalarınıza duyurun lütfen. Müsait olanları bekleriz” ifadeleri yer alıyor... 
Birkaç gün önce Cumhuriyet’te Seyhan Avşar ve Ozan Çepni’nin haberi önemli ayrıntılar içeriyordu... Ev sohbetleri, öğretmen sohbetleri projeleriyle Diyanet, Ensar Vakfı, Önder İmam Hatipliler Derneği, “Medeniyet YolcularıVakfı” elbirliğiyle hepsi devrede. Anlaşılan Milli Eğitim Bakanlığı gençlerimizin, çocuklarımızın eğitimini bunlara havale etti... 
Sahi, FETÖ darbesi geri püskürtülmüştü değil mi?