REKLAMI GİZLE

Murat Belge: Haziran’dan beri, seksen milyon insan, dört yüz milletvekili vermemiş olmanın cezasını çekiyor

"Koalisyon kurulmasını önleyen CHP falan değil, Davutoğlu’nun önderi Tayyip Erdoğan"

- A +

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Ankara katliamının ardından yaptığı konuşmayı eleştiren Taraf yazarı Murat Belge, 7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon kurulamamasının sebebinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu savundu. Başbakan Davutoğlu’nun Barış Mitingi’ndeki patlamalar sonrasında koalisyon kurmadığı gerekçesiyle CHP’ye yönelttiği eleştirilerini değerlendiren Murat Belge, “Asıl koalisyon istemeyen ve koalisyon kurulmasını önleyenin, CHP falan değil, Davutoğlu’nun önderi Tayyip Erdoğan” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan için, "Her fırsatta koalisyon aleyhinde konuşan o. Hükümet kurma görevi verirken ayak sürüyen, vakit geçiren o (ve tabii Davutoğlu). Bunları pek öyle gizli kapaklı da yapamadı. Gören gördü. Hâlen de görüyor" ifadelerini kullanan Belge, "Haziran’dan beri, seksen milyon insan, dört yüz milletvekili vermemiş olmanın cezasını çekiyor" diye yazdı.

"Davutoğlu'ndan suçlamalar"

Murat Belge'nin, Taraf gazetesinin bugünkü (13 Ekim 2015) nüshasında yayımlanan yazısı şöyle:

"Bu korkunç olay hakkında konuşmak gelmiyor içimden. Ama onun üzerinden giden birkaç şeyi konuşmak gerekiyor. Bunların başında da Başbakan Davutoğlu’nun sözleri geliyor.

Davutoğlu patlamanın, facianın ardından konuşuyor, söylediklerinin büyük kısmı (ve önemli kısmı) Selahattin Demirtaş üstüne. Sanki bombayı patlatan Demirtaş ya da HDP gibi.

Ama tabii bu 1 Kasım seçim saçmalığının baş nedeni HDP. Barışı falan boşverip Kürt sorununu alevlendireceksin, olup bitenin sorumluluğunu HDP’ye yükleyip seçim propagandasını da bunun üstüne oturtacaksın. HDP’yi barajın altına indirip onun kaybedeceği milletvekillerine konacaksın. O zaman belki “Başkanlık Sistemi”nin de yolu açılır.

Dolayısıyla kuş uçsa Demirtaş, uçmasa da Demirtaş. Onun için Davutoğlu bu son olayda da görevini yerine getiriyor.

Ancak, görevini yerine getirirken ikinci görevini de ihmal etmedi, CHP’ye ve MHP’ye de söyleyecek söz buldu. Bugün asıl üzerine iki çift lakırdı etmek istediğim konu bu.

Davutoğlu “Böyle bir günde bunları söylememeli” deyip sonra söylüyor. CHP’nin kabahati neymiş? Koalisyon kurmamasıymış. O zaman koalisyon kurulsa belki hiç böyle olaylar olmazmış.

"Koalisyonu istemeyen CHP değil Erdoğan"

Şimdi, birinci düzey şu: CHP aslında koalisyon kurulmasını istiyordu. Ama CHP ya da herhangi bir parti, adı “siyasi parti” olan herhangi bir kuruluş, AKP ile koalisyon kurma görüşmesi yapacaksa, talep etmesi gereken birkaç şey var: birincisi, yolsuzluk iddiaları. AKP, bu iddiaları içine alacak boyda bir çuvalı henüz üretebilmiş değil. Olay bütün azametiyle orada duruyor. Bunu örtbas etme çabasına ortak olmak anlamına gelecek bir “suskun” koalisyon üyeliği, bunu yapacak partinin geleceğini karartır. “Namus”, “dürüstlük” falan bir yana, sırf “çıkar” açısından, partinin geleceğini düşününce, bu suskunluk, böyle bir işbirliği, kabul edilebilir bir şey değil.

“Koalisyon kuralım, ama bu konuda dava açılmasın, bu konu hiç konuşulmasın” demek, aslında “koalisyon” kurma önerisi filan değil. “Bana teslim ol,” demek.

Ama bundan daha önemli düzey, asıl koalisyon istemeyen ve koalisyon kurulmasını önleyenin, CHP falan değil, Davutoğlu’nun önderi Tayyip Erdoğan olması. Her fırsatta koalisyon aleyhinde konuşan o. Hükümet kurma görevi verirken ayak sürüyen, vakit geçiren o (ve tabii Davutoğlu). Bunları pek öyle gizli kapaklı da yapamadı. Gören gördü. Hâlen de görüyor.

Haziran’dan beri, seksen milyon insan, dört yüz milletvekili vermemiş olmanın cezasını çekiyor.

Davutoğlu, CHP’nin koalisyon kurmaya yanaşmayarak, devam edegelen kargaşalığın, bombaların vb. sorumlusu olduğunu ilân ediyor. Bu, artık biraz fazla."