Gündem

Milli Gazete yazarı: Uzun süredir dillendirilen 'federal yapıya geçiş' adım adım gerçekleştirilebilecek

''Peki, Sayın Başkan Erdoğan sonrası ne olacak. Planınız ne?''

20 Temmuz 2018 15:56

Milli Gazate yazarı Dr. Necmettin Çalışkan, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçilmesiyle birlikte yaşanan değişimi değerlendirdi. ‘'İçişleri Bakanlığı'nın görev tanımına ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini düzenlemek’ maddesi eklenmiş'' diyen Çalışkan, CIA eski Türkiye şefi, Paul Benard Henze'nin 2006 yılında ''Türkiye’de bir federal devlet kurulması için yargı, ordu, meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir'' dediğini aktardı.

Çalışkan sistemin değişmesine ilişkin olarak ''Yüzyıllardır Anadolu topraklarında gelişerek meydana gelen kadim devlet yönetimi geleneğinin tamamen tersyüz edildiğine şahit oluyoruz'' görüşünü paylaştı.

Necmettin çalışkan'ın ''Yeni Sistemin Düşündürdükleri'' (20 Temmuz 2018) başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

Bu arada görüldü ki çok uzun süredir dillendirilen “federal yapıya geçiş” adım adım gerçekleştirilebilecek gibi. Soruyoruz, biz mi yanlış anlıyoruz. Birilerinin çıkıp anlatması gerekiyor. Zira İçişleri Bakanlığı’nın, görev tanımına, ‘yurdun iç politikasına, il ve ilçelerin genel ve özel durumları ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve cumhurbaşkanına teklifte bulunmak’ ve ‘ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini düzenlemek’ maddesi eklenmiş.

Biz, Başkan mı diyeceğiz Cumhurbaşkanı mı diyeceğiz, tartışa duralım atı alan Üsküdar’ı geçiyor. KHK’larla takır takır kanunlar yönetmelikler çıkıyor. Zaten isimlendirme ülkeyi ikiye bölüyor. AKP diyenlerle AK Parti diyenler ayrışması olduğu gibi yandaş medya Başkan Erdoğan, karşıtları Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor. Doğrusu, nasıl mutlu olacaksa öyle söylensin, işlevi değişmiyor nasıl olsa.

Başkanlık da nerden çıktı demeyin. Basına yansıdığı kadarıyla; CIA eski Türkiye şefi, Paul Benard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporunda, “Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde, Meclis; meclisi ikna ettiğimizde, Ordu; orduyu ikna ettiğimizde Yargı karşımıza geçebiliyor. Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, meclis ve hükümeti tek elde toplayan BAŞKANLIK rejimine geçilmelidir. Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz”.

Yabancılar ülkeye dayatma yaparken hükümetle, cumhurbaşkanıyla, orduyla ayrı ayrı uğraşmaktansa daha kolay ve hızlı sonuç elde etmek için tek bir kişiyle muhatap olacaklar.

Bunun ne anlama geldiğini, -kamuoyunca pek bilinmeyen, esrarengiz isimlerden oluşan pek çoğunun ABD mezunu olduğu- bir kabineyle de ne yapılır zaman içerisinde göreceğiz.

Yüzyıllardır Anadolu topraklarında gelişerek meydana gelen kadim devlet yönetimi geleneğinin tamamen tersyüz edildiğine şahit oluyoruz. Mülkiye, hariciye geleneği yerini, özel şirket yöneticilerine bırakıyor.

Görüldüğü kadarıyla meçhule ve karanlık bir geleceğe doğru adım adım ilerliyoruz. Tek kişilik diktaya giden bir sistemden öte esrarengiz ellerin hâkim olduğu bir sürece doğru ilerliyoruz. Bugün için Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın varlığının bu tip amaçları bertaraf edeceğini düşünebilirsiniz. Peki, Sayın Başkan Erdoğan sonrası ne olacak. Planınız ne? muamma... sanırım taraftarlar da bilmiyor. Bu yetkileri elinde bulunduracak herhangi biri gelecek için gerçekten de ürkütücü değil midir?