Gündem

Milli Gazete yazarı: Saadet Partisi'nin uzun bir süredir parlamento dışında olmasının sebeplerinden biri Dilipak

"Sayın Abdurrahman Dilipak'ın o meşum toplantıda ne işi vardı?"

13 Nisan 2018 16:49

Milli gazete yazarı Saadettin Karaduman, Saadet Partisi'nin parlamento dışında olmasına ilişkin olarak "Dün iktidara gelmesinden korkan kesimin bugün alkışladığı, muhafazakâr kesimin bir bölümünün ise yükselişinden rahatsız olduğu bir parti haline geldi Saadet Partisi. Bunun nedenini merak ettim" dedi. Karaduman, "Daha evvel de ifade ettiğimiz gibi; Saadet Partisi’nin uzunca bir süreden beri parlamento dışında olmasında en önemli amillerden birisi, belki en etkilisi Abdurrahman Dilipak olmuştur"  ifadesini kullandı. 

Karaduman'ın "Dilipak ne yapmak istiyor?" başlığıyla yayımlanan (13 Nisan 2018) yazısı şöyle: 

“Saadet haberleri son günlerde internette hep üst noktalarda. Ayşe Baykal, Temel Karamollaoğlu ile bir röportaj yapmış, o da bu gerçeğe işaret ediyor:

İtiraf etmeliyim ki Temel Bey, Saadet Partisi Genel Başkanı olduğunda, ‘Neden daha genç bir insanı Genel Başkan yapmadılar?’ demiş ve partinin sessiz sedasız yerinde sayacağını düşünmüştüm. Ama Temel Bey, beni ve Türkiye’yi şaşırtacak bir çıkış yaptı. Söylemleriyle partisini gündemin üst sıralarına taşıdı. ‘Yıllardır sessiz sakin giden Saadet Partisi nasıl oldu da gündemde fırtınalar estiriyor? Temel Bey ne diyor da sosyal medya yıkılıyor?’ diye kendisine sormak istedim. Dün iktidara gelmesinden korkan kesimin bugün alkışladığı, muhafazakâr kesimin bir bölümünün ise yükselişinden rahatsız olduğu bir parti haline geldi Saadet Partisi. Bunun nedenini merak ettim.”

Yukarıdaki, özellikle, yazı başlığı Abdurrahman Dilipak’a ait. Geçen hafta Perşembe günü yazmakta olduğu gazetedeki köşesinden alıntıladık.

Burada, sadece bir şeyi hatırlatmak isteriz:

O da, üstteki yazıyı Hürriyet’ten okudum diyor. Güya algı oluşturmaya çalışıyor. Ayşe Baykal, FP Bayrampaşa Hanımlar Komisyonu Başkanlığı yapmıştı. Şimdi, Hürriyet gazetesi internet sayfasında yazmakta ve o kurumun başı örtülü tek yazarıdır. İBB çalışanı ve sanırım tercihini AK Parti’den yana koymuştur.

Şahıslarla pek işimiz olmaz; aslolan onların duruşları, istikametleri ve hizmet ettikleri yerlerin durumudur.

Abdurrahman Dilipak tabii farklı. Onun farklı olması, bizce, iki nedene bağlı:

1-Mevcut iktidarın iş başına gelmesindeki çabaları.

2-Abdurrahman Karslı’nın açıkladığı o meşhur toplantıda yer almış olması.

Her zaman ifade ettiğimiz bir şey var, onunla başlayalım istiyorum: Herkesin niyeti-eylemi ahirette görülüp öğrenilecek ama bilmenin, yaşadığımız dünyaya bir faydası olmayacaktır.

Şimdi, gelelim Sayın Dilipak’a: 

Daha evvel de ifade ettiğimiz gibi; Saadet Partisi’nin uzunca bir süreden beri parlamento dışında olmasında en önemli amillerden birisi, belki en etkilisi Abdurrahman Dilipak olmuştur.

2002 genel seçimlerini hatırlayalım; o dönemde Dilipak, birini aleni, diğerini şahsi çevresine olmak üzere iki şey yapıyordu. İlki; Şanar Yurdatapan’ı yanına alarak meydan meydan dolaşmak suretiyle mitinge katılanlara birlikte hitap ediyorlardı. İkinci olarak da şu görüşünü dillendiriyordu; Saadet de bizim, AK Parti de bizim. İkisinin de barajı aşması ve Meclis’e girmesi lazım. Onun için her evden 1 oy Saadet’e 1 oy AK Parti’ye diyordu. 

Ama asıl niyetini seçimlere 10-15 gün kala ortaya koydu. O zaman da; galiba AK Parti iktidara gelecek bütün oyları ona verelim ki Meclis’te anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşsın. Dediği duyuldu.

Sanırım, Dilipak’ın ne yapmak istediği aşikâr olmuştur:

Sayın Dilipak, o zaman da vazifesini yapıyordu şimdi de.

Bir de şu soruyu sormazsak mesele yarım kalır diye düşünmekteyiz:

Sayın Abdurrahman Dilipak’ın o meşum toplantıda ne işi vardı?