15 Temmuz Darbe Girişimi

Mete Yarar: Darbe girişiminin 1 numarası Türk olmayabilir

"Darbeyi saat 03.00 yerine 21.00'e alma emrini kim verdiyse, 1 numara odur"

23 Eylül 2016 11:58

Güvenlik politikaları uzmanı ve Özel Kuvvetler eski subayı Mete Yarar, darbe girişimine ilişkin olarak, "Yurt içinde darbe girişiminin bir numarasının kim olduğu henüz ortaya çıkmış değil. Darbeyi saat 03.00 yerine 21.00'e alma emrini kim verdiyse, 1 numara odur" dedi. "Bu sorunun net cevabı bulunursa, 1 numara da bulunur" diyen Yarar, "Ama gözardı etmeyelim,1 numara Türk olmayabilir" ifadesini kullandı. 

Yarar, "YAŞ'ta 120 generalin TSK ile ilişiği kesilecekti. Bunların büyük bölümü de darbe girişimine adı karışan cuntacılardı" iddiasını dile getirdi.

Sözcü'den Emin Özgönül'e konuşan (23 Eylül 2016) Mete Yarar'ın açıklamaları şöyle:

"En korkutucu olan, iç savaş çıkmasıydı. Polis ve askerin ikiye bölünmesi, darbe girişimini destekleyenler ile karşısında olanların çatışması, halkın sokağa dökülmesi olasılıklar arasındaydı. O gece tanklara karşı organize olmamış insanların direnişini gördük. Darbe girişimi sabaha karşı 03.00'de yapılsa, bu direnç ertesi gün yine olurdu. O gece kanunsuz emri dinlemeyen askerin büyük bölümü, ertesi gün halkla birlikte direniş gösterir, ama çok daha fazla kan dökülürdü.

 

"Kandil'in bilgisi olduğunu düşünüyorum"

 

Bazı kesimlerce Amed olarak adlandırılan Diyarbakır ile Güneydoğu Anadolu bölgesinin, Suriye'deki kantonlarla birleşmesi de gündeme gelebilirdi. Ben Kandil'in, 15 Temmuz'da darbe girişimi olacağından bilgisi bulunduğunu düşünüyorum ve Kandil'in 16 Temmuz'dan itibaren, PKK ve PYD unsurlarından oluşan 20-25 bin kişiyi bölgeye göndermesi de bir ihtimaldi. Sınırlarımız o gece kontrolsüz kaldı.

 

"Uzun süreli iç savaş yaşanabilirdi"

 

Girişim başarılı olsa Güneydoğu'daki birliklerden de Ankara ve İstanbul'a kaydırmalar yapılacağı bilgileri var. Bu durumda Güneydoğu'daki hava üsleri ve askeri birlikler zayıflardı. Buraların terör örgütlerince ele geçirilip, silah ve mühimmata el konulması, uzun süreli iç savaş yaşanması, belki de on binlerin ölmesi kaçınılmaz olabilirdi. Ülkenin bölünmesi, bölge gücü olmaktan çıkmamız ve ulus devlet modelinin çökmesi en ürkütücü sonuç olurdu.

 

"1 numara Türk olmayabilir"

 

Yurt içinde darbe girişiminin bir numarasının kim olduğu henüz ortaya çıkmış değil. Darbeyi saat 03.00 yerine 21.00'e alma emrini kim verdiyse, 1 numara odur. Savcılar tüm şüphelilere şu soruyu sormalı. Saat 21.00'de ‘darbe girişimi başlasın' diye, emri kim verdi. Girişimi kim öne çekti? Bu sorunun net cevabı bulunursa, 1 numara da bulunur. Ama gözardı etmeyelim,1 numara Türk olmayabilir.

15 Temmuz cuntacıların darbe girişimiydi. Emir komuta içinde yapılan bir olay değildi. Cuntacıların girişimi ile darbeyi ayırmak lazım. ‘O gece neden siyasetçiler, Başbakan, bakanlar enterne edilmedi. 12 Eylül'de önce siyasiler alınmadı mı?' diye soruluyor. Çünkü bu cunta hareketi ve cuntanın hedefi öncelikle Genelkurmay karargahını ele geçirmektir, siyaset 2. plandadır. Cunta da bunu yaptı.

 

"120 general tasfiye edilecekti"

 

Mete Yarar, FETÖ'cülerin YAŞ öncesi harekete geçtiklerini söyledi ve şu bilgileri verdi: “Önce Hulusi Akar ve 2. Başkan'a yöneldiler. Yaşar Güler, karargahtaki 5 (J) Başkanına rağmen, Genelkurmay'da FETÖ yapılanmasına karşı en etkin mücadeleyi yürüten isimdi. 15 Temmuz tarihi, ağustos ayı başındaki YAŞ toplantısıyla da ilişkilidir. YAŞ'ta 120 generalin TSK ile ilişiği kesilecekti. Bunların büyük bölümü de darbe girişimine adı karışan cuntacılardı.”