REKLAMI GİZLE

Meclis'te 'Telekulak' serüveni

TBMM’de, 'dinleme' tartışmaları asıl 1990’larda başlıyor. 27.2.1997 tarihinde 'Polis tarafından dinlenme' iddiaları için araştırma komisyonu kuruluyor...

- A +

Hülya Karabağlı / ANKARA

TBMM’de bugün kısa adı ‘böcek’  olan “Haberleşme Özgürlüğü ve Özel  Hayatın  Gizliliğine Yönelik İhlallerin Tespiti ve Önlenmesine İlişkin tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla" kurulan  17 kişilik  araştırma komisyonu çalışmalarına başlıyor. Ancak,  yasa dışı dinlemelerin siyasetin  gündeminden hiç  inmediği  geriye dönük  inceleme  yapıldığında ortaya  çıkıyor.

TBMM’de, ‘dinleme’ tartışmaları asıl 1990’larda başlıyor. 27.2.1997 tarihinde ‘Polis tarafından dinlenme’ iddiaları için araştırma komisyonu kuruluyor. Dönemin MİT Müsteşarı, Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür,  komisyona, "Polis tarafından dinlenen telefonlar" konusunda herhangi bir bilgi ve belgem olmadığını” ifade ediyor.  2001 yılındaki komisyonda ise, dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ve yetkililer, kurumun sadece istihbarat dinlemeler yaptığını savundu. Ayrı tarihlerde  kurulan komisyonların  raporlarından  ortak  noktayı “Kanaat  var. Kanıt yok” görüşü oluşturuyor. Yasa dışı dinlemede bir arpa boyu yol alınmasa da,  kanaat  da büyük  ilerleme  görülüyor.  Hemen Hemen herkes,  dinlemelerin  ‘küresel’ boyutta olduğunu düşünüyor.

1996 yılında talep ediliyor 1997’de komisyon kuruluyor

TBMM, neredeyse 20 yılı aşkın süredir yasa dışı dinlemeleri konuşuyor ve araştırıyor. En kapsamlı komisyon 27. Şubat 1997 tarihinde kuruluyor.

“Polis tarafından Dinlenme İddialarını Araştırma Komisyonu” olarak göreve başlıyor.  İzmir Milletvekili Sabri Ergül ve 19 arkadaşının Meclis Araştırma önergesi kabul ediliyor ve Suat Pamukçu,  komisyon başkanı olarak görev yapıyor.

Ünal Erkan, Şeref Malkoç, Çetin Bilgir,  Selahattin Beyribey gibi dönemin milletvekilleri komisyon üyeleri arasında. Komisyon hemen hemen herkese her kuruma başvuruyor. Yerinde incelemeler yapılıyor.

Ancak,  birkaç siyasetçinin dışında dinleme iddiasında bulunan siyasetçiler de komisyonun davetine gelmiyor. Komisyonun raporunda,  gelmeyenlerle ilgili bölüm ise şöyle.

Ecevit, Yılmaz, Baykal, Ağar

Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı): Cevaben: Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Ertuğrul Özkök (Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni):Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Yalım Erez (Muğla Milletvekili):Cevaben:Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Deniz Baykal (CHP Genel Başkanı):Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Bülent Ecevit (DSP Genel Başkanı):Cevaben: DSP Grup Başkanvekili telefonla Komisyon Başkanı Sn. Suat Pamukçu'yu arayarak, Sn. Ecevit'inkonu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgesi olmadığını bildirmiştir.

Mehmet Ağar (Elazığ Milletvekili):Cevaben: Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Veysel Atasoy (Zonguldak Milletvekili):Cevaben:Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

İrfan Köksalan (Ankara Milletvekili):Cevaben:Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Mehmet Köstepen (İzmir Milletvekili):Cevaben:Yazılı ve sözlü komisyonumuza herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Yaşar Okuyan: İki kişi arasında geçen bir konuşmaydı

Komisyonun bilgisine başvurduğu Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan,  bir başka partideki arkadaşıyla yaptığı konuşmadan sonra alınan ciddi tedbire dikkat çekiyor ve “Burada bir telefon dinleme olayı gündeme geliyor” dedi. Okuyan, komisyona 5 Haziran 1997 tarihinde  şunları söylüyor: “Bir telefon konuşmasında bir partimize üye, başka partiye üye başka bir milletvekili arkadaşımızla yaptığımız konuşma ikimizin arasında geçen bir konuşmaydı. Ama bir gün sonra onunla ilgili ciddi bir tedbir alındığını görüyoruz; yani bu durumda ben söylememişsem, bunun muhatabı karşıdaki insan söylememişse ve bu konuşma içeriği itibariyle, kapsamı itibariyle telefondaki görüşmeye istinaden bir gün sonra eğer söz konusu şahsa bir baskı meydana geliyorsa veya en azından senin problemini biz çözelim, niye herhangi bir şekilde başka partililerle temas ediyorsunuz tarzında bir yaklaşım oluyorsa demek ki burada bir telefon dinleme olayı gündeme geliyor. Bu telefoncep telefonu değil, ev telefonu idi.

Bayram Meral, özel konuşmamı Akşam Gazetesi yayımladı

TÜRK-İş  Başkanı  Bayram Meral, komisyona gönderdiği 7. Mayıs 1997 tarihli  yazılı  metninde, “Kullandığım ev, iş, araç ve el telefonlarımın dinlendiği yönünde somut bir bilgiye sahip değilim. Ancak Hafta Sonu Gazetesinin 1994 yılı içindeki bir nüshasında, o günlerde yaptığım özel bir telefon konuşması aynen yayımlanmıştır. Bu konuşmanın tam metni, ayrıca, 1995 yılı içinde Akşam Gazetesinin bir nüshasında da tekrar yayımlanmıştır. Bunu dışında belirli bir olay meydana gelmemiştir."

Mehmet Eymür:  Bilgi ve belgem yok

MİT Müsteşarı, Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür,  7. Mayıs 1997 tarihinde komisyona "Polis tarafından dinlenen telefonlar"konusunda herhangi bir bilgi ve belgem olmadığı" yanıtını gönderiyor.

Osman Ak: Emniyet cep telefonlarını dinlemiyor

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı teknik Şube Müdürü Osman Ak, komisyona verdiği bilgide, ortada yasıl bir sıkıntı olduğuna dikkat çekiyor ve “Aslında, kamuoyunda yanlış bir kanı var: Emniyet Genel Müdürlüğü bu kararla bütün cep telefonlarını dinliyor. Ben şu anda kesin olarak yetkili bir ağız olarak söylüyorum, şu anda Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat Daire Başkanlığı cep telefonu dinleyemiyor ve bizim bu konuda acil ihtiyacımız var. Kararın boyutundan bütün telefonları dinliyor, polis istediği telefonu dinliyor gibi bir anlam iddia edilmektedir. Biz bunu ilgili makamlara da iletmiştik, bu karar tamamen alt yapı kurulmasına, altyapı tesis edilmesine yöneliktir. Bunun hitamında münferiden alınacak mahkeme kararıyla bunu dinleme esastır”.

Komisyon:  Kanaat var. Kanıt elde edemedik

Çalışmalarını tamamlayan komisyon, raporunu yazıyor ve “ Komisyonumuz yaptığı çalışmalar sonunda, telefonların yasadışı dinlendiği yolundaki yaygın kanaati gözlemlemiş; ancak bu konuda kanıt elde edememiştir” diyor. Yasal düzenlemenin yapılamamış olmasının  dinlemelere zemin oluşturduğuna dikkat çekiyor.

2008 yılında  ‘böcek’ komisyonu kuruluyor

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 05.Haziran 2008 tarihli toplantısında, komisyon üyeleri YÖK Başkanı  Erdoğan Teziç ve   CHP Genel Sekreteri  Önder Sav’ın  dinlendiği  iddiaları  üzerine CHP’li İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, İstanbul Milletvekili ÇetinSoysal, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Denizli Milletvekili Ali RızaErtemur,  MHP’den Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, İzmir Milletvekili Senol Bal, KarsMilletvekili  Gürcan Dağdaş,  AKP’den Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt’un girişimiyle “Kişilerin Haberleşme ve İletişim Özgürlügünün İhlal Edildiğine İlişkin” iddiaların  Araştırılması” için alt komisyonu kuruyor.

TİB uzmanları:  Böceklerle ortam dinlemesi  yapılabilir

Komisyona bilgi veren,   TİB uzmanları, ‘Ortam dinlemesinin birkısım teknik araçlarla, böcek olarak tabir edilen vericilerle ve cep telefonlarına yapılanmüdahaleler neticesinde yapılabileceğini, ülkemizde ortam dinlemesi hususunda hangi kurumve kuruluşların teknik alt yapıya sahip olduğu hususunda bilgilerinin bulunmadığını’  söylüyorlar.

Ramazan Akyürek:  TİB’in bilgisi dışında Türkiye’de dinleme yapılamaz

Alt Komisyon,  Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve Şube Müdürü  Yunus Yazar’ dinliyor.  İkili komisyona , “ Türkiye’de herkesin dinlendiğine ilişkin düşünceleri ile ilgili olarak, bunun psikolojikolduğunu, son günlerde dinlemeye ilişkin haberlerin medyada sıklıkla yer alması nedeniyleinsanların böyle bir şüpheye kapıldıklarını, tüm istihbarat birimleri açısından herkesidinlemenin zaman ve personel sayısı açısından mümkün olmadığını, ayrıca hukuken böyle birkararın alınamayacağını, TB’in bilgisi dışında Türkiye’de dinleme yapılamayacağını, ancakgelişen teknoloji ile birlikte cep telefonlarına müdahale edilerek veya başka bir takım teknikenstrümanlarla dinleme yapılmasının mümkün olduğunu ama yine de bunun için gelişmiş yazılımların, ileri bir teknolojinin gerektiğini beyan etmişlerdir” dedi.

Komisyon raporu: Teziçve Sav başvurmadı

Komisyonun,  ‘Tespit ve Değerlendirmeler’ bölümünde,  “CHP Genel Sekreteri Sayın Önder Sav’ın,  üstdüzey bürokrat ve siyasetçilerin neredeyse tamamının dinlendiği seklinde iddiaların ortayaatılmasına rağmen komisyonumuza bu hususta hiçbir başvuru yapılmamıştır” dendi.

Yıl 2008: Normal vatandaşların bile dinlendiğine ilişkin kanaat var

Raporda,  “Toplumumuzda kişilerin yasadışı dinlendiğine dair yaygın bir kanaat bulunmaktadır.Bu durum sadece üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin dinlenmesine yönelik değil normalvatandaşların bile dinlendiğine dair yaygın bir kanaattir. Böyle bir dinleme ne teknik açıdanne de ekonomik açıdan mümkün değildir. Buna rağmen bu şekilde bir görüsün yaygın olarakkabul görmüş olması magazinsel nedenlere dayandırılabilir”.

MHP’nin kaset mağduru Mehmet Ekici,   şerh düşüyor

Milletvekili genel seçimler öncesi internete kaset görüntüleri düşen  MHP’nin  eski milletvekili  Mehmet Ekici,  rapora şerh  düşüyor. Ekici, “Özel hayatın gizliliğine müdahale ile ilgili hukuksal sistem açısından acilenTelekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) uygulamasına son verilmeli” diyor. Bağımsız bir kurulun  oluşturulmasının şart olduğuna dikkat çekiyor.

CHP’nin eski İzmir Milletvekili Ahmet Ersin de  rapora ,  TİB  yetkililerinin  komisyona verdikleri  bilgiye  dikkat çekerek, “ Ortam dinlemesi yapıldığı kabul edilmektedir. Ancak,  yasadışı ortam dinlemelerini kim ya dakimler, hangi amaçla yapıyor” gerekçelerini sıralayarak  muhalefet  şerhi koydu.


Okuyucu Yorumları