Gündem

'Kimse MHP’den PKK’nın siyasi kanadının önünü açan bir tavır beklememelidir'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Meclis Başkanlığı seçimi sonrasındaki eleştirileri reddetti

02 Temmuz 2015 22:12

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Meclis Başkanlığı seçimlerinden sonra partisine yöneltilen eleştirilerle ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. MHP üzerinden kendi partisini öne çıkarmaya çalışan bazı kişiler ve partiler olduğunu iddia eden Yalçın, "Siyasette gerektiğinde esnek davranılır ama bu, kaypaklık ve ilkesizliğe yol açmamalıdır. Esnemenin de asgari kuralları vardır. Midesi geniş, her yolu mubah sayan, her şeyi kaldıran işkembe siyaseti; MHP’nin inançlarına ve fikirlerine terstir. Hele milletimize silah doğrultmaya hazır bir güruhu muhatap almaya, MHP’nin siyaset anlayışında yer yoktur" dedi.

Yaptığı açıklamada, HDP için "silah zoruyla oy devşiren sanal siyaset aktörler" tanımında bulunan Yalçın," MHP’yi anlamayanlar, PKK’nın siyasi temsilcililerinin de nereden gelip nereye gittiğini anlamaktan aciz durumdadır" ifadelerini kullandı.

 

'Kendi kurgularında MHP’yi belli bir konuma oturtabileceklerini sandılar'

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz'ın açıklaması şu şekilde:

"Kendilerini MHP üzerinden öne çıkarmaya ve lokomotif olup çekmek istedikleri siyaset trenine katar olarak eklemeye çalışanlar, Meclis Başkanlığı seçiminin sonuçları belli olur olmaz koro halinde partimizi suçlamaya başlamışlardır. MHP’ye yönelik haksız suçlamaların nedeni; partimizin yanlış bir tutum takınması değil, AKP karşısında siyasi bir blok vehmedenlerin yanlış yola sapmaları ve hedefledikleri çıkar istasyona ulaşamamalarıdır. AKP’ye karşı yüzde 60’lık bir blok oluştuğunu söyleyerek bu blokun ortak hareket edebileceğini varsayanların hatası, kendi kurgularında MHP’yi belli bir konuma oturtabileceklerini sanmak olmuştur. 

Gerçek üstü hesaplar yaparak demokrasiye ve Türkiye’nin bütünlüğüne inancı olmayan, silah zoruyla oy devşiren sanal siyaset aktörlerinin bulunduğu bir kulvara MHP’nin gireceğini sananlar, gerçekten yanılgı içindedir. Bu gibiler, ne Türk siyasetini ne MHP’yi ne de Türkiye gerçeklerini bilmektedirler. Bunların hülyaları; animasyon sektöründe oyun kurucu, adalet dağıtıcı olarak üretilen sanal kahramanlarla kurgu bilim ve çizgi film karakterlerine gerçek hayatta rol biçmeye çalışmaktan farksızdır. Hal böyle olunca, MHP’nin Türk siyasetindeki istikrarlı çizgisi ve istikrarlı duruşuyla PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’ye karşı tutumu karşısında siyaset aktörleri ve kamuoyu birkaç parçaya bölünmüştür.

 

'HDP’nin gücünü PKK-KCK’nın silahlı dayatmasından aldığını görmezden geliyorlar'

 

Bunlardan biri MHP’yi gerçekten anlamayanlar, diğeri de anlamazdan gelenlerdir. MHP’yi anlamayanlar, PKK’nın siyasi temsilcililerinin de nereden gelip nereye gittiğini anlamaktan aciz durumdadır. MHP’yi anlamazdan gelenlerse hem MHP’nin temsil ettiği misyonun Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüyle akından alakalı olduğunu hem de PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’nin sahte demokrasi havarisi olduğunu, aslında gücünü PKK-KCK’nın silahlı dayatmasından aldığını görmezden gelmektedir.

Politikada AKP ve yandaş medya tarafı, başından beri MHP’yi CHP-HDP ile aynı safta ve müttefik olarak hareket etmekle suçlamıştır. Erdoğan ve AKP, 7 Haziran öncesindeki seçim kampanyasını da MHP’nin de içinde bulunduğu bir şer ittifakı oluşturulduğu iddiaları üzerine kurmuştu. Partimizin dışındaki muhalefet cephesiyse MHP’yi AKP’ye koltuk değneği olmakla suçlamıştı.

 

'Ucuz siyaset, hatta siyaset üretememek budur'

 

Dün ortaya çıkan seçim sonucunun ardından, AKP ve yandaş kesim gerçekte olmayan bir blokun çöktüğü yorumunda bulunurken ötekiler mahut ağızla partimizi itham etmiştir. Eğer AKP’nin Meclis Başkanı adayı seçilmemiş ve CHP’nin adayı ipi göğüslemiş olsaydı MHP bunlar tarafından yine HDP ile aynı safta yer almakla suçlanacak, ’Gördünüz mü? Biz seçim kampanyası sırasında bunu dile getirmiştik. Haklı çıktık.’ denecekti. CHP tarafıysa bu kez MHP’yi yere göğe sığdıramayacaktı. İşte ucuz siyaset, hatta siyaset üretememek budur. Diğer taraftan MHP’nin HDP ile aynı kulvarda yer almayacağı baştan belliydi. Buna rağmen CHP ve HDP kendi kendilerine gelin güvey olmuşlardır.

Siyasette oyun kurmayı bilmeyip daha başından başkalarının kurduğu oyunların figüranı olanların varacağı yer bellidir. H?lbuki MHP’nin, Meclis Başkanlığı seçiminin 3. turunda nasıl bir tavır takınacağı Genel başkanımız Devlet Bahçelitarafından net cümlelerle ifade edilmiştir. Yani MHP bu konuda gayet açık davranmış, başından beri sergilediği ilkeli tutumundan sapmamıştır.

 

'CHP neden Ekmeleddin İhsanoğlu’nu seçtirmeyi düşünmemiş, desteklememiştir?!

 

MHP; seçim akşamından beri, hatta öncesinde de kartlarını açık oynamıştır. O bakımdan MHP’nin siyasetteki hamlelerinin sonuçta nereye varabileceğini kestirmek hiç de zor değildir. Ancak partimizi gerçek konumundan başka yerlere koyanlar; bundan umut devşirmeye, buradan hayal ve ütopya çıkarmaya çalışmışlardır. 

Partimizin Meclis Başkanı Adayı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu, vaktiyle CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmuş ama bu parti yeterince arkasında durmadığı için kendi tabanının tam desteğini sağlayamamıştır. Peki, CHP neden Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Meclis Başkanı seçtirmeyi düşünmemiş, onu desteklememiştir? Kendisini ’ yüzde 60 sanal bloku’nun önderi gibi tanımlayan CHP, neden daha ortada fol yok yumurta yokken Tayyip Erdoğan’la görüşerek şüpheleri üzerine çeken bir ismi aday olarak belirlemiştir? Neden HDP gibi siyasette dominant aktör olmaya soyunan demokrasi havarisi kılığındaki bölücü terör örgütü temsilcilerinin taktiklerinden medet ummuştur? 

Halbuki Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, şaibelere karışmamıştır. MHP de tutarlı davranarak kendi adayının arkasında sonuna kadar durmuştur. Hatırlanacağı üzere bir zamanlar Erdoğan siyasette yasaklı iken CHP’nin o zamanki lideri, kendisiyle yaptığı görüşme sonrasında attığı bir adımla Erdoğan’ın önü açmıştır. 7 Haziran Seçimlerinden sonraysa daha işin başında Erdoğan’la ikinci kez görüşerek hem kendisinin hem de partisinin güvenilirliğini zedelemiştir. Şüphelere ve muvazaa iddialarına yol açmıştır. CHP, 7 Haziran’dan sonra sadece bunu yapmamıştır. AKP tarafından önü açılan terör örgütünün siyasi kanadını meşru aktör olarak muhatap almış, MHP’yi de onlarla birlikte aynı masa etrafında toplayabileceği zehabına kapılmıştır. Diğer taraftan CHP koalisyon ortağı olma histerisi ile AKP’ye taviz üstüne taviz vererek asıl koltuk değneği kendisi olmuştur. Bu arada politikanın toz ve dumanında HDP’nin nereden gelip nereye gittiği unutturulmak istenmektedir.

 

'Kimse MHP’den PKK’nın siyasi kanadının önünü açan bir tavır beklememelidir'

 

PKK’nın siyasi kanadına karşı MHP’nin takındığı tutumun sebebi bellidir. HDP, bölücü örgütün militanlarına hala silahları bırakma çağrısında bulunmamıştır. Üstelik Türkiye’nin bütünlüğüne entegre olmamakta kararlı duruşunu devam ettirmektedir. Hiç kimse MHP’den PKK’nın siyasi kanadının önünü açan, onun meşruiyetine güç katan bir tavır beklememelidir. Bu demek değildir ki onlarla parlamento çatısı altında bulunmayacağız. MHP’ye, "Meclis’te yan yana oturuyorsunuz. O zaman Meclise de girmeyiniz." diyenler haddini bilmemektedir. Bu fikri öne süren zavallılar, hadlerini bilmemekle kalmayıp HDP’nin Türkiye’yi nereye götürmek istediğini de bilmemektedirler. 

MHP, bölücü terör örgütü temsilcilerinin siyaseti domine etme gayretlerini engellemiştir. HDP’nin siyaseti domine etmesine mani olmak ve onun gerçek yüzünün iyi bilinmesini sağlamak başka şeydir, Meclis çatısı altında bulunmak başka şeydir. TBMM millet iradesinin tecelligahıdır. Milletin oylarına saygımız vardır. Bir partinin kadrosu ihanet içindeyse on oy verenlerin hepsinin ihanet içinde olduğu anlamına gelmez. 

 

'Milletimize silah doğrultmaya hazır güruhu muhatap almak, siyaset anlayışımızda yoktur'



Bizim tavrımız Türk seçmenine değil, o seçmenin oylarını kullanarak milletimizin bütünlüğüne göz dikenlere, Türkiye topraklarında bir paralel devlet oluşturmaya çalışanlaradır. MHP; 80 milletvekili alınca şımaran ve siyasetin baskın aktörü olmaya soyunan HDP’ye ayna tutarak bu partinin gerçek yüzünü çabucak göstermiştir. Onun, PKK’nın siyasi kanadından başka bir şey olmadığını kamuoyunun nazarlarına sunmuştur. Meclis Başkanlığı seçiminde de vaktinden önce tutum alarak sonucu tayin edip siyasette ön almaya çalışan HDP, başarılı olamadığı içindir ki şimdi partimize sataşmaktadır. Siyasette doğru tahliller yapabilmek için sonuçlara değil, sebep ve gerekçelere bakılmalıdır. MHP bugüne kadar hiçbir şekilde sözünde durmamazlık etmemiş, ilkelerinden taviz vermemiştir. Gerçekler bir yana bırakılıp bu mu eleştirilecektir?

Elbette siyasette gerektiğinde esnek davranılır ama bu, kaypaklık ve ilkesizliğe yol açmamalıdır. Esnemenin de asgari kuralları vardır. Midesi geniş, her yolu mubah sayan, her şeyi kaldıran işkembe siyaseti; MHP’nin inançlarına ve fikirlerine terstir. Hele milletimize silah doğrultmaya hazır bir güruhu muhatap almaya, MHP’nin siyaset anlayışında yer yoktur. Şimdi bekleyip göreceğiz. MHP’yi seviyesiz bir dille suçlayanların, önümüzdeki hafta başlaması beklenen koalisyon görüşmeleri sırasında ne kadar ilkeli (!) ve tutarlı davrandıklarını, seçim meydanlarında halka verdikleri sözlerde ne kadar duracaklarını, milletimizi aldatıp aldatmayacaklarına hep birlikte şahit olacağız."