REKLAMI GİZLE

KHK ile ihraç edildi; 1 yıldır oturma eylemi yapıyor: Umut adına martı olmalı

"Öyle özgür hissediyorum ki iktidarın gözaltıları, baskısı, işkencesi hatta dört duvarı bile kanatlarımı kıramaz"

- A +

Düzce’de 6 yıl görev yaptığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden ihraç edilen mimar Alev Şahin, bir yılı aşkın süredir oturma eylemi yapıyor. OHAL Komisyonu’na yaptığı başvuru henüz sonuçlanmadı. İşine dönene dek eylemini sürdüreceğini dile getiren Şahin, “Umutluyum çünkü zulme, baskıya, adaletsizlik ve hukuksuzluklara karşı direniyorum... Nâzım Hikmet’in dediği gibi ‘insan denizin olmadığı yerde umut adına martı olmalı” dedi.

Şahin, pazartesi, salı, çarşamba günleri Düzce çarşıda, perşembe günleri Düzce AKP İl Binası önünde, cuma, cumartesi, pazar ise Ankara’da Yüksel Caddesi’nde eylem yapıyor.

"Zincirlerimden kurtuldum"

KHK ile 6 Ocak 2017’de görevine son verilen Alev Şahin’in eyleminin 379. günü bugün. Bir yıllık direnişin ardından hayatının ve kendisinin değiştiğini söyleyen Şahin, “Nuriye ve Semih’in, Yüksel direnişinin verdiği meşrulukla direnme kararı aldım. Küçük burjuva yanlarım yani içinde yaşadığımız sömürüye dayalı bu sistemin bizlere dayattığı kültürün getirmiş olduğu alışkanlıklarımdan, ruh halinden, davranış biçimlerinden kurtuldum epeyce. Zincirlerimden başka kaybedecek bir şeyim yokmuş meğerse. Özgürlüğün yarattığı insan olma halim ile gurur duyuyorum. Öyle özgür hissediyorum ki iktidarın gözaltıları, baskısı, işkencesi hatta dört duvarı bile kanatlarımı kıramaz” diye konuştu.

"Vatan haini demedik"

Bir yıldır aklında ve yüreğinde kalan en güzel şeyin Düzce’deki halkın kendisini sahiplenmesi olduğuna değinen Şahin yaşadığı bir anıyı da anlattı. Şahin birinci yılı için hazırlık yaparken bir amcanın yanlarına geldiğini belirterek, “Eski ülkücü olduğunu, yöneticilik de yaptığını ancak Bahçeli’nin onları iktidara sattığını, yıllarının boşa geçtiğini hissettiğini anlattı. Ben de ‘Ülkücüyseniz gençliğinizde biz solculara çok karşı karşıya gelmiş olmalısınız’ dedim. ‘Karşı karşıya geldik ama hiçbir zaman birbirimize vatan haini demedik. Şimdi iktidardan yana olmayan herkes vatan haini ilan ediliyor ya en çok da bu ağrıma gidiyor’ yanıtını verdi” dedi. Umudunu sürekli diri tuttuğunu dile getiren Şahin, “Umutluyum çünkü haklıyım. Martı Jonathan Livingston hikâyesini bilirsiniz. Martı Jonathan, diğer martılar gibi sadece karnını doyurmak için uçmaz, o özgürlüğe sevdalıdır. Bu nedenle sürüden atılır, yalnızlığa mahkûm edilir ama o vazgeçmez tutkusundan ve yalnız olmadığını kendisi gibi sınırlarını aşmış başka martıların varlığını da böyle keşfeder. Ben de ranta, beton firmalarının hırsızlığına, müteahhitlerin kâr hırsına göz yummadığım yani AKP’nin memuru olmadığım için çalışırken amirler eli ile yalnızlaştırılmak istendim” diye konuştu . “Direndikçe özgürleştiğimi hissediyorum” diyen Şahin, şöyle devam etti: “Özgürleştikçe bu karşı durma, kabul etmeme hissi ile benim gibi sınırlarını aşmış dostlarımın varlığı ile daha da güçlendiğimi hissediyorum. Nazım Hikmet’in dediği gibi ‘insan denizin olmadığı yerde umut adına martı olmalı.’Ayrıca umutsuz olmak için hiçbir sebep göremiyorum. İktidarın yargısına, adaletine, kolluk gücüne güven yitirilmişken açlık, yoksulluk, işsizlik bu denli dibe vurmuşken umutsuz olması gereken bizler değil iktidarın ta kendisidir.”