Gündem

Karamollaoğlu: Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlara Cumhurbaşkanı, TBMM dâhil kimse itiraz edemez

"ABD, stratejik müttefikimiz olamaz

16 Ocak 2018 10:45

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 11 Eylül sonrasında ABD'nin 'Haçlı seferi' ilan ettiğine dikkat çekerek, "ABD bizim stratejik müttefikimizmiş. Haçlı Seferi ilan eden ABD bizim stratejik müttefikimiz olamaz. Şimdi iktidar diyor ki, bu ne biçim stratejik müttefiklik. Ne bekliyordunuz? Biz Haçlı Seferi karşısına yekvücut çıkmak mecburiyetindeyiz. Bunu yapacak tek görüş de Milli Görüş’tür" dedi.

Gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Apay hakkında  “AYM kararı uygulansın talebini reddeden İstanbul 27. ve 14. Ağır Ceza mahkemelerinin kararını da eleştiren Karamollaoğlu, "Bir mahkeme iki gazetecinin tutukluluğu devam ederek yargılanmasına karar verdi. Aylardır tutuklu bu gazeteciler, onlar da Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ettiler. Anayasa Mahkemesi de bir karar aldı, bu mahkemenin kararını bozdu. Mahkeme dedi ki ‘Ben seni dinlemiyorum.’ Anayasada bir hüküm var, diyor ki, ‘Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararlara Cumhurbaşkanı, TBMM dâhil kimse itiraz edemez, uygulamak mecburiyetindedir.’ Ama bir mahkeme diyor ki ‘Ben senin aldığın karara uymuyorum.’ Anayasa Mahkemesi yanlış karar verebilir, mühim olanı kurala uymaktır. Yerel mahkeme de yanlış karar verebilir. Temyiz müessesesi çalışmazsa adalet çalışmaz. Böyle hukuk olur mu?" ifadesini kullandı.

Saadet Partisi İzmir İl Başkanlığı, Kemalpaşa’daki Belediye Kültür Sarayı Atatürk Salonu’nda teşkilat mensuplarına yönelik eğitim programı düzenledi.

2 bin teşkilat mensubunun katıldığı eğitim programına Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, Din-Bin-Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım ve eski Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Özüdoğru iştirak etti.

Birol Aydın’ın ‘Teşkilat Modeli’ ve Muhittin Yıldırım’ın ‘Temel Esaslar’ konularında sunum yaptığı programda konuşan Genel Başkan Karamollaoğlu, Türkiye’de seçime en iyi hazırlanan ve iddialı parti olmaları gerektiğini dile getirerek, hedefe yaklaştıkça üzerlerinde çirkin oyunlar tertiplenebileceğini, bu saldırıların kendilerini üzse de şevklerini kıramayacağını ifade etti.

2001 yılındaki 11 Eylül hadiseleri neticesinde ABD tarafından Haçlı Seferi ilan edildiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, hükümetin Haçlı Seferi’nin karşısında durmak yerine zaman zaman onlarla birlikte hareket ettiğini belirtti. Karamollaoğlu, “ABD bizim stratejik müttefikimizmiş. Haçlı Seferi ilan eden ABD bizim stratejik müttefikimiz olamaz. Şimdi iktidar diyor ki, bu ne biçim stratejik müttefiklik. Ne bekliyordunuz? Biz Haçlı Seferi karşısına yekvücut çıkmak mecburiyetindeyiz. Bunu yapacak tek görüş de Milli Görüş’tür” diye konuştu.

“Oyunları bilmezsek tedbir alamayız"

Programda ‘Türkiye’nin Meseleleri ve Çözüm Yolları’ konulu bir konuşma yapan Genel Başkan Karamollaoğlu, “Bugün İslam âlemi kadar parçalanmış, darmadağın olmuş, kendi problemlerini çözeceğine, düşmanlarının tesiriyle birbiriyle boğuşan başka bir grup yok. Üzerimizdeki planları anlamazsak, onları boşa çıkaracak adımlar atmazsak olmaz. Son 120 yılda dünyada ne değişti, 120 yıl önce ne planlar kuruldu, bunu bilmez isek problemleri çözemeyiz. 1897 yılında Basel’de bir konferans tertip edildi. Orada bir İsrail devleti kurulma kararı alındı. Bunu gerçekleştirebilmek için Osmanlı’nın yıkılması planlandı. 1917 yılında İngiltere tarafından bu kararın destek göreceği bütün dünyaya ilan edildi” diyerek, geçmiş bilinmezse geleceğin planlanamayacağını söyledi.

“Haçlı seferi ilan eden ABD, stratejik müttefikimiz olamaz"

2001 yılındaki 11 Eylül hadiseleri neticesinde ABD tarafından haçlı seferi ilan edildiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, hükümetin haçlı seferinin karşısında durmak yerine zaman zaman onlarla birlikte hareket ettiğini belirtti. Karamollaoğlu, “ABD bizim stratejik müttefikimizmiş. Haçlı seferi ilan eden ABD bizim stratejik müttefikimiz olamaz. Şimdi iktidar diyor ki, bu ne biçim stratejik müttefiklik. Ne bekliyordunuz? Biz haçlı seferi karşısına yekvücut çıkmak mecburiyetindeyiz. Bunu yapacak tek görüş de Milli Görüş’tür. Bizim ne Avrupa’ya, ne ABD’ye ne bir başkasına özel bir kinimiz yok. Biz bütün insanlara barış ve huzur gelsin isteriz. Batı’dan en önemli farkımız hakkı üstün tutmaktaki kararlılığımızdır” diye konuştu.

“Herkes kendi fikrini rahatlıkla söylesin"

Türkiye’nin bir numaralı meselesinin kutuplaşma ve kamplaşma olduğunu belirten Temel Karamollaoğlu, “Neden birbirimize hakaret ederek, aşağılayarak bu memlekette yaşayalım. Farklı görüşlerimiz olabilir. Herkes kendi fikrini rahatlıkla söylesin. Biz bilin ki birbirimizin düşmanı olamayız. Türkiye’de bunu sağlayacak tek görüş Saadet Partisi’dir. Çünkü diğer partiler köprüleri attılar. Meclis’te kavga olmadan bir konu görüşemiyorlar. Meclis böyle çalışmaz. Önce liderlerin bu kutuplaşmayı bitirmeleri gerekir” dedi.

“Böyle hukuk olur mu?"

“Hükümet 15 senedir inşaat dendi mi dağları deviriyor. Adalet denince de adalet sarayı anlıyorlar. Adalet, yapılan adalet saraylarında gerçekleşmez. Adaleti gözetecek hâkimler bulmakla gerçekleşir” diyen Karamollaoğlu, 'Bir mahkeme iki gazetecinin tutukluluğu devam ederek yargılanmasına karar verdi. Aylardır tutuklu bu gazeteciler, onlar da Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ettiler. Anayasa Mahkemesi de bir karar aldı, bu mahkemenin kararını bozdu. Mahkeme dedi ki ‘Ben seni dinlemiyorum.’ Anayasada bir hüküm var, diyor ki, ‘Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararlara Cumhurbaşkanı, TBMM dâhil kimse itiraz edemez, uygulamak mecburiyetindedir.’ Ama bir mahkeme diyor ki ‘Ben senin aldığın karara uymuyorum.’ Anayasa Mahkemesi yanlış karar verebilir, mühim olanı kurala uymaktır. Yerel mahkeme de yanlış karar verebilir. Temyiz müessesesi çalışmazsa adalet çalışmaz. Böyle hukuk olur mu?” şeklinde konuştu.

“Eğitim keşmekeşe döndü"

Karamollaoğlu, “Eğitim alanına bakıyoruz, keşmekeşe döndü. İktidar altı tane Milli Eğitim Bakanı değiştirdi. Eğitimi sadece binalardan, akıllı tahtalardan, tabletlerden ibaret görüyorsanız siz bu işi anlamamışsınız demektir. Asgari ücrete bakıyoruz. Bugünkü şartlarda çay simit hesabı yapılsa bile yine de yetmiyor. Eğer karın doyurmuyorsa, çocuğunu okutmaya, faturalarını ödemeye, sırtına bir şey almaya yetmiyorsa o ücret, ücret değildir. Yatırım denince parayı toprağa gömmekten başka bir şey bilmiyorlar. Üretime dönük, tarım ve sanayiyi canlandıracak yatırımlara destek vermezseniz olmaz” ifadelerini kullandı.