REKLAMI GİZLE

Japonya'daki Suriyeli mülteciler: Sadece 7 kişi

Her ne kadar uluslararası baskı artsa da Japonya neredeyse hiç Suriyeli mülteci kabul etmiyor. Yasser Cemal, iltica hakkı tanınan yedi Suriyeli'den biri. DW editörlerinden Martin Fritz, Yasser'in hikayesini dinledi

- A +

25 numaralı kırmızı forması, Yasser Cemal'in kendisine memleketi Suriye'yi hatırlatan birkaç eşyasından biri. Forması, Yasser'in günün birinde profesyonel bir futbolcu olma hayalinin de simgesi.

"İdolüm Christiano Ronaldo" diyen Yasser, Suriye'de ikinci ve üçüncü lig takımlarında amatör olarak futbol oynamış. Kısa süre önce Japonya‘da bir futbol okuluna kabul edilen Yasser'in gözü artık daha yüksekte.

25 yaşındaki Yasser Cemal, Japonya'da iltica başvurusu kabul edilen yedi Suriyeliden biri. Bu yedi kişi ardında 16 yaşındaki kız kardeşi ve annesi de bulunuyor. 2011 ile 2016 yılları arasında Japonya'ya 69 Suriyeli iltica başvurusunda bulundu. Ancak Japonya neredeyse hiç iltica başvurusu kabul etmiyor.

2017 yılının ilk altı ayında 8 bin 561 iltica başvurusundan yalnızca 3'ü kabul edildi. Bu yüzde 0,04'lük bir oran anlamına geliyor. 2016 yılında 28 kişiye iltica hakkı tanınırken, 98 kişi insani gerekçelerden kalma hakkı edindi.

Kısıtlayıcı yabancı politikası

Mültecilerin avukatlığını üstlenen Hiroshi Miyauchi, Japonya'nın kısıtlayıcı yabancı politikasının iltica başvurularında da etkisini gösterdiği görüşünde. Avukat Hiroshi Miyauchi, "Ayrıca bu konuda uluslararası standartları gözetmeye karşı da bir isteksizlik söz konusu" diyor.

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, mülteci kabul etmeye başlamadan önce, yaşlanan Japonya toplumuyla ilgilenilmesi gerektiğini belirtmişti. Japonya mülteci kabul etmek yerine Ortadoğu'ya doğrudan milyar dolarlık yardım yapmayı tercih ediyor.

İş böyle olunca, Yasser Cemal de Japonya'da aranan bir röportaj konuğu oldu. Büyük Japon televizyon kanalları, Suriye'deki iç savaşın görgü tanığı olarak Yasser ile röportajlar yaptı.

"Birçok Japon, olanlardan bihaber ve Suriye'nin kocaman bir çölden ibaret olduğunu sanıyor" diyen Cemal bir yandan da Müslümanlara karşı önyargıları kırmaya çabalıyor.

Japonya'nın gösterdiği ilgi aslında Cemal'e mülteci kabulleri konusunda etkili olma şansı da tanıyor. Ne var ki Cemal şimdiye kadar bir etkisi olmadığını söylüyor: "Japonya‘nın daha fazla mülteci almasını diliyorum. Ancak benim verdiğim röportajlara rağmen hiçbir şey değişmedi."

Kaçış ve orta sınıftan kopuşun hikayesi

Yasser Cemal, Şubat 2013'te rejim birlikleri ile silahlı muhalifler arasındaki çatışmalar sırasında Şam'daki evlerine düzenlenen hava saldırısının ardından Suriye'den çıkmaya karar vermiş. Aslında Cemal ailesi iç savaşa rağmen ülkeyi terk etmek istemiyordu. Yasser, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrenimi görüyormuş, kız kardeşi ise liseye gidiyormuş. Önce İsveç'teki kuzenlerinin yanına gitmek istemişler. Ancak vize sorunu çıkınca, Japonya'da evli amcalarının yardımıyla bu ülkeye gitme kararı almışlar.

Küçük evlerini terk edip, Japonya'da minik bir oda kiralamışlar. Yasser, kendisi için "en kötü dönemin" başladığı an olarak tarif ettiği o döneme ilişkin, "orta sınıftan kopmuştum" yorumunu yapıyor. Babası vize sorunu nedeniyle Suriye'de kalmak zorunda kalan öğrenci Yasser, bir anda ailenin geçimini sağlayan Yasser olmuş.

Japonya'da iltica başvuruları yapanların 6 ay çalışma izni bulunmuyor. Yasser bu yasağı delip, kayıt dışı şekilde bir inşaatta çalışmak zorunda kaldığını anlatıyor. Japon işçilere kıyasla üçte bir daha az para kazanan Yasser, iş kıyafeti olmadan çalıştırıldığını ve bu nedenle ayağına batan paslı bir çivi nedeniyle tetanoz olduğunu belirtiyor. Bacağına kadar ilerleyen tetanoz, kız kardeşinin öğretmenlerinin topladığı para sayesinde tedavi edilebilmiş.

İlticası kabul edildi ve burs aldı

Tüm bu olumsuzluklardan sonra Cemal ailesi için işler düzelmeye başlamış. Yasser bir yıla yakın Tokyo‘daki bir restoranda gece vardiyasında çalışmış. Ardından Yasser, kız kardeşi ve annesinin iltica başvurusu sürpriz şekilde kabul edilmiş, babasının da Japonya'ya giriş yapmasına izin çıkmış. Tüm bu olumlu gelişmeler, Yasser için yeni bir hayat kurma yolunda büyük bir motivasyon olmuş.

Yasser Cemal, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin yıllık üniversite bursunu kazanarak, Meiji Üniversitesi‘ne başvurmuş. Japonya bilgisi bugüne kadar Arapça altyazılı animasyon filmlerinden ibaret olan Yasser, artık Küresel Japon Araştırmaları alanında öğrenim görüyor.

Yasser, en çok ülkesindeki insan bağlarını özlediğini belirtiyor. "Burada ilişkiler çok soğuk ve resmi" diyen Suriyeli genç, yine de yaşamını Japonya'da sürdürmek istiyor ve ekliyor: “Burada kurallar var. Kurallara uyan, istediği her şeye ulaşıyor."

Savaş mültecilerine iltica hakkı verilmiyor

Ne var ki, kurallar aynı zamanda Japonya‘da mültecilerin yolunu da kapatıyor. Savaş bölgesinden gelmiş olmak, iltica başvuruları için başlı başına yeterli görülmüyor.

Mültecilerin daha birçok şeyi kanıtlaması gerekiyor. Örneğin ülkelerine geri döndüklerinde takibata uğrayacaklarını ispatlamak zorundalar. İltica başvurularının artması üzerine Ocak ayı ortasında iltica başvuru kriterleri sıkılaştırıldı.

Buna göre artık iltica başvurusu yapanlar üç kategoride değerlendiriliyor. Belirli ülkelerden gelen başvuru sahiplerine hemen çalışma izni veriliyor. Bugüne kadar 6 aylık bir bekleme süresi bulunuyordu. İltica başvurusu tanınmama ihtimali yüksek olanlar ise sınır dışı ediliyor. Bu şekilde iltica hakkının kötüye kullanılmasının engellenmesi hedefleniyor.

Ekonomik amaçlı göç edenlere yönelik tepkilere karşı Yasser de mücadele etmek zorunda kalıyor. Youtube'da yayımlanan röportaj videolarının altına "terörist olduğu, Japon çocuklarına zarar vereceği ve vergi mükelleflerinin sırtından geçineceğine" kadar birçok nefret içerikli yorum yapılıyor.

"Ben hiçbir devlet yardımı almadım" diyor Yasser ve videoların altına yazılanlara rağmen birçok Japon kendisini Amerikalı zannettiği için yabancı düşmanlığını doğrudan çok nadir hissettiğini belirtiyor.

Uluslararası baskı artıyor

Bu arada mültecilerin kabulü konusunda Japonya üzerindeki uluslararası baskı artıyor. Bu baskı sonucunda geçen sonbahardan gelecek beş yılı kapsayacak sürede 150 Suriyelinin ülkeye girişine izin verilecek.

Suriyelilere bir öğrenim yeri ve oturum hakkı tanınacak. Yasser Japon vatandaşı olmak istiyor. Eğer futbolcu olma hayalini gerçekleştiremezse, Arapça- İngilizce bir çeviri bürosu açmayı hedefliyor.

Ülkesine geri dönmek ise Yasser için çok zor, "Geri dönersek, öldürülürüz" diyor. Ayrıca geri dönüp, savaş sonrasında bir ülkede yeniden en baştan başlamak konusunda ise gücü olmadığını ekliyor.

Artık önünde görebileceği bir dünya var. Meiji Üniversitesi'ne değişim programı aracılığıyla tanışıp, aşık olduğu Alman kız arkadaşı da ona Almanya‘yı ve öğrenim gördüğü Avusturya'nın Viyana kentini göstermeyi çok istiyor…


© Deutsche Welle Türkçe