Gündem
BBC Türkçe

İstanbul'da inşaat işçileri referanduma ne diyor?

BBC Türkçe'den Öykü Altuntaş, işçilerle anayasa değişikliği referandumunu konuştu. İşçilerden bazılarına göre işlerin kötü gitmesi "referandum oylarını etkiliyor"

27 Mart 2017 14:26

İstanbul-Fatih'in sokaklarında kahvehaneyi andıran bir dernekte bir grup inşaat işçisi kart oynuyor.

Kayseri'nin Talas ilçesindeki Çömlekçi Köyü'nün yardımlaşma derneği burası.

Yanı başımda oturan emektar inşaat işçisi Mustafa Şafak'ın gündeminde, yıllarını verdiği sektördeki güvencesizlik, işsizlik ve yaklaşan anayasa değişikliği referandumu var.

Şafak, onlarca hemşerisine ev olan dernekteki bir günlerini şöyle anlatıyor:

"İnşaat işçileri sabah gelir, kahvaltılarını yapar, çaylarını içer; varsa işlerine giderler, işleri yoksa beklerler."

MHP, Balıkesir'de ihraçların gölgesinde referanduma gidiyorAnayasa referandumu: Ekonomi için fırsat mı, belirsizlik mi?

Derneğin içindeki masanın etrafında kartları karan çaycıyı, oyuna ve koyu sohbete dalmış olan her yaştan işçiyi göstererek "Bak bunların çoğu işsiz, burada oturuyorlar işte" diyor Şafak.

Yıllar önce bir inşaat kazasında geçirdiği beyin kanamasının etkisiyle rahat konuşamadığını söylüyor, özür diliyor ve şöyle devam ediyor:

"İnşaat işçiliğinin her türlü zorluğu var. Kazası belası... Üç gün burada, beş gün orada. Inşaat işçilerine kimse sigorta yapmıyor."

"Burada işler durdu" diyor Mustafa Şafak. Pasaport çıkarttığı Endonezya'ya gitmek, orada bir inşaatta çalışmak için gün sayıyor:

"İşler iyi olsa oralara hiç gitmezdim. Benim ailem burada. Sabah geliyorum burada, her gün iş bekliyorum."

Mustafa Şafak'a göre, işlerinin kötü gitmesi "referandumu da, her şeyi de etkiliyor":

"Suriye'deki savaşın bile bize burada etkisi var. Burada kimse savaşın ne olacağı belli olmadığı için iş yaptırmıyor. Alışveriş etmiyor, bir konut yapacak olunca 'Dursun, paramı harcamayayım' diyor".

Referandumda "Hayır" diyeceğini söyleyen Şafak sözlerini şöyle sürdürüyor.

"1974'ten beri İstanbul'dayım, gençliğim burada geçti. Ben bu zamana kadar hiç böyle bir hayat yaşamadım. Eskiden parayla oynardık, şimdi yok paramız"

 

Peki ne değişti de halk 'para harcamaz oldu'?

 

"Eskiden para dönüyordu, şimdi dönmüyor. Ben de harcamıyorum, kimse harcamıyor. Şuraya (Fatih Çarşamba pazarı) pazara gittim peynir almaya. 27 liraydı peynir, Eminönü'ne gittim aldım. Gitmesi, gelmesi, her şeyi masraf"

Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde ekonominin iyiye gideceği görüşü, referandum öncesi "Evet" kampanyası destekçilerinin temel söylemlerinden.

İnşaat işçisi Şafak, ekonominin düzeleceğine inanmadığını belirtiyor.

"Görüyorum, Cumhurbaşkanı'nın [Recep Tayyip Erdoğan] 2010'da, 2012'de konuştuğu ile 2017'de konuştuğu kelimeler birbirini tutmuyor."

Türkçü ve Turancı olduğunu söyleyen Şafak, MHP'li olmasına rağmen partinin lideri Devlet Bahçeli'nin arkasından gitmeyeceğini ifade ediyor.

Rahatsızlığı, Bahçeli'nin çizgisinden ayrılarak daha önce karşı çıktığı bakanlarla aynı masada referandum için "Evet" kanadına destek vermesi.

Şafak, "Bahçeli bize ihanet etti. Ben 12 Eylül mağduru bir insanım. Onun için devlet bizim için önemli. Ne yapalım dedik, sineye çektik ama Bahçeli'nin yaptığını sineye çekemiyorum" diye konuşuyor.

 

Kartlar yeni bir oyun için karılırken, bu defa yuvarlak masanın etrafındakilere görüşlerini soruyorum. Çoğunluk, "Evet" oyu vereceğini belirtiyor.

Çaycı Yüksel Kendirci, 'Ben 'Hayırcıyım' diyen' Mustafa Şafak'a katılmıyor, "Biz geriye dönük düşündüğümüz zaman 'Evetçiyiz' ağabey" diyor.

"Hastaneler olsun, sağlık olsun, şey olsun, iyi durumdayız. Değil miyiz yani?" diye soruyor.

Adem Yürük araya giriyor ve iktidardaki AKP'nin icraatlerini saymaya başlıyor:

"Eskiden hastanelerde sıra bekliyorduk. Metrobüsler, yollar, böyle bir şey var mıydı ağabey bu iktidar gelmeden önce? İstanbul'un belli bölgeleri çöplükten geçilmiyordu.

"Çocuğun rahatsız senin, devletten para alıyor musun? Alıyorsun. Bundan önceki iktidarda var mıydı?"

Anayasa değişikliği gelirse ne olur diye sorduğumda ise, "O kadarını bilemeyiz ablacığım. Siyasetten anlamayız ama genele bakaraktan, iyi gözüküyor" yanıtı geliyor.

Yüksel Kendirci Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinden memnun, "Kriz üstüne kriz, IMF'den borçlar... Yönetemediler Türkiye'yi yani. Yapabilen gelsin yapsın" diyor.

Ailelerinin de "Evet" oyu vereceğini belirtiyorlar.

Adem Yürük'ün "Kayserililerin yüzde 80'i 'evetçi'. Bir Mustafa Abi var işte yüzde 20'si" sözü üzerine gülüşmeler başlıyor.

Yürük, "Ben yaşadığımız ortamda Tayyip'ten başkasını göremiyorum" diyor.

Son bir senede yaşanan saldırıların, darbe girişimi ve OHAL'in işlerine ve yaşamlarına yansımasını sorduğumda Adem Yürük, "Saldırıları Tayyip mi yapıyor?" diyerek başlıyor anlatmaya:

"Çoğu yerde duyuyorum 'Tayyip olmasaydı böyle olurdu, şöyle olurdu. Tayyip'ten başka biri gelseydi belki de Türkiye daha kötü bir durumda olurdu. 15 Temmuz'dan örnek vereyim, başka bir iktidar olsaydı belki de kaçmış gitmişti."

İşçilerden biri "Çok şükür, Elhamdülillah, aç değil açıkta değiliz" diye konuşuyor.

"Hayır" oyu destekçisi Mustafa ağabeyinin "Yahu işsiz işsiz oturuyorsunuz burada" diye çıkışması üzerine, "Her şeyden memnunuz abla. Allah razı olsun devletten" diyerek ekonominin durumundan memnun olduğunu kaydediyor.

Dernekten ayrılırken "Hayırcı" olduğunu söyleyenlerle "Evet" destekçileri arasındaki tırmanan gerginlik yumuşuyor, gülüşmelere dönüşüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Hayır" diyeceklerin terör örgütlerine destek verdiği yönündeki açıklamalarını hatırlatıyorum.

Birçoğu bu görüşe katılmıyor, birbirlerinin omzuna elini koyarak "Herkesin görüşü farklı, olur mu öyle?" diyorlar:

"Ona karşıyım, 'Hayırcılar' terörist, öyle bir şey yok. Herkesin oyu hürdür."

 

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir