Yaşam

'Hitler'in kitabını basmalı mı, yakmalı mı?'

Almanya’daki Bavyera Devlet Kütüphanesi’nde nadir kitaplar uzmanı Stephan Kellner 'Bu kitabın İncil’in yerini almasını istediler' dedi

16 Ocak 2015 15:01

BBC, Nazi Almanyası’nın lideri Adolf Hitler’in Kavgam (Mein Kampf) adlı kitabının telif hakları sona erdiğinde yetkililerin nasıl bir yöntem izleyebileceğine dair bir radyo programı hazırladı. Dün yayımlanan Publish or Burn (Basmalı mı, Yakmalı mı?) adlı programda, dünyanın bu en kötü şöhretli kitabının geleceği irdeleniyor.

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Almanya’daki Bavyera Devlet Kütüphanesi’nde nadir kitaplar uzmanı Stephan Kellner “Bu kitabın İncil’in yerini almasını istediler,” diyor ve Nazilerin bu tutarsız, uzun, yarı anı yarı propaganda içerikli kitabı nasıl Nazi ideolojisinin can damarı haline getirdiklerini anlatıyor.

Programın yapımcısı John Murphy’ye göre Kavgam tehlikeli bir kitap olmaya devam ediyor. Murphy’nin büyükbabası 1936’da kitabı bütün olarak İngilizceye ilk çeviren kişi. Murphy, Hitler’in de kitabının da hafife alınmış olduğunu söylüyor.

“Bu kitabı ciddiye almak lazım; çünkü yanlış yorumlara açık bir kitap. Hitler onu 1920’lerde yazmış olsa da orada söylediklerinin birçoğunu hayata geçirdi. İnsanlar zamanında biraz daha dikkat göstermiş olsaydı kitabın içerdiği tehditleri anlamış olacaklardı,” diyor Murphy.

 

Kavgam’ın hikâyesi

 

Hitler Kavgam’ı 1923’te Münih’teki başarısız darbe girişiminin ardından tutuklanıp vatana ihanet suçundan hapis yattığı sırada yazdı. Kitapta ırkçı, Yahudi düşmanı görüşlerini ifade ediyordu. On yıl sonra iktidara geldiğinde 12 milyon adet basılan kitap Nazi ideolojisinin temel kitabı haline geldi. Devlet, yeni evlenen çiftlere bu kitabı hediye ediyor, üst düzey yetkililerin evlerinde altın kaplamalı örnekleri sergileniyordu.

İkinci Dünya Savaşı sonunda ABD ordusu Nazilerin yayınevi Eher Verlag’ı ele geçirdiğinde Kavgam’ın telif hakları Bavyera eyaleti yerel hükümetine devredildi. Yetkililer, kitabın sadece Almanya’da ve özel durumlarda yayımlanmasını sağladılar. Ancak Aralık 2015’te telif haklarının kalkıyor olması, kitabın isteyen herkes tarafından serbest basılmasını önlemek için neler yapılabileceği konusunda hararetli tartışmalara neden oluyor.
Murphy, neo-Nazilerin gündemde olduğu bir dönemde ve insanların yanlış yorumlama ihtimali nedeniyle kitabın hâlâ tehlikeli olduğuna inanıyor.

 

Bağlamından koparmak

 

Bazıları ise yayınevlerinin kitabı yeniden basmak istemesi ihtimalini gerçekçi görmüyor. Amerikan The New Yorker dergisine göre kitap “tumturaklı, anlaması zor cümleler, tarihsel ayrıntılarla, karmaşık ideolojik söylemlerle dolu; neo-Naziler de, ciddi tarihçiler de ondan kaçınıyor.”

Fakat Kavgam Hindistan’da, Hindu milliyetçisi eğilimlere sahip politikacılar arasında popüler hale geldi. Hindistan kökenli bir akademisyen onun “önemli bir kişisel gelişim kitabı” olarak görüldüğünü belirtiyor. “Yahudi düşmanlığını dışta tutarsanız kitap aslında hapisteyken dünyayı fethetme hayalleri kuran ve sonra bunu gerçekleştiren sıradan bir insanı anlatıyor,” diyor.

Kitabın yeniden basılmasından kaygı duyanların öne sürdüğü en önemli neden ise onun bağlamından koparılması tehlikesi. Bavyera eyaleti Kültür ve Eğitim Bakanlığı sözcüsü Ludwig Unger bu konuda şunları söylüyor: “Bu kitabın sonucu olarak milyonlarca insan öldürüldü, milyonlarcası kötü muameleye maruz kaldı, birçok bölge savaşın yıkımına uğradı. Bunları akılda tutmak önemli ve bunu ancak kitabın belli bölümlerini uygun eleştirel tarihsel yorumla okuyarak yapabilirsiniz.”

 

Açıktan mücadele

 

Telif hakları kalktığında Münih Çağdaş Tarih Enstitüsü, Kavgam kitabını orijinal metnin yanı sıra, çarpıtılan ya da kapsam dışı bırakılan gerçekleri içeren bir yorumla birlikte yeniden basmayı planlıyor. Nazi döneminin mağdurlarından bazıları buna karşı çıkıyor. Bunun üzerine Bavyera yerel hükümeti Enstitü’den desteğini çekti.

Öte yanda, kitabın basımını engellemek de izlenecek en iyi yöntem olmayabilir. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yoruma göre, “Genç kuşakların Nazi mikrobuna karşı aşılanması için, Hitler’in sözlerini illegalite gölgesinde saklamaktan ziyade onlara karşı açıktan mücadele etmek gerekir.”

Murphy, kitaba dünya çapında yasak uygulanmasının imkânsız olduğunu kabul ediyor. Sorunun, Bavyera hükümetinin kitabı denetim altında tutmasından ziyade bu konuda tutum alması olduğunu belirtiyor.

Telif hakları ortadan kalktığında Bavyera hükümeti ırk temelli nefretin körüklenmesine karşı yasa kapsamında hukuki işlemlere başvurulabileceğini belirtiyor. Ludwig Unger şöyle diyor: “Bize göre Hitler’in ideolojisi kışkırtma tanımının kapsamına giriyor. Bu kitap yanlış ellerde tehlikeli hale gelir.”