REKLAMI GİZLE

Gözler Fed'in faiz kararında; beklenti ne, Türkiye'yi nasıl etkileyecek?

Financial Times: Türkiye ekonomisinin tek sorunu Fed değil

- A +

T24 Haber Merkezi
Derleme: Derin Koçer

ABD Merkez Bankası’nın, iki gündür devam eden Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından bugün TSİ 21:00'da faiz kararını açıklayacak. Fed'in 25 baz puan faiz artırımı yapması bekleniyor. 

2008 ekonomik krizinin ardından neredeyse yüzde 0'a inen faizin kademeli olarak yükseltilmesi ve daha da yükseleceğine dair beklentinin yüksekliği, sadece ABD piyasalarını değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanını da ekliyor. Uzmanlar, Fed'in neredeyse kesin gözüyle bakılan faiz kararının en çok 'gelişmekte olan ülke ekonomilerini' etkileyeceği değerlendirmesinde bulunurken; seçimlerden önce halihazırda zor bir dönemden geçen Türkiye piyasalarının bu durumdan nasıl etkileneceği de merak konusu olmaya devam ediyor... 

TIKLAYIN - Fed kararı öncesi, dolar/TL 4.70'den döndü

Moody’s Analytics Direktörü Ryan Sweet, güçlenen iş gücü piyasası, yükselen enflasyon ve hızlanan büyümenin Fed'e yeşil ışık yaktığını belirterek, FOMC'nin politika faizini 1,75-2,00 aralığına yükseltmesini beklediğini ifade ediyor. 

Fed’in faiz artırımı yapacağına dair hiçbir şüphesi olmadığını söyleyen High Frequency Economics'in şef ekonomisti Jim O’Sullivan da piyasaların bu kararı halihazırda fiyatlandırdığını ekliyor. 

Amerikan Pitchbook haber sitesi de bu yıl bitmeden kısa vadeli faizin yüzde 2.5’e çıkmasını beklendiğini belirtiyor ve yaklaşık on yıl önce, 2008’de yaşanan küresel ekonomik krizin ardından bu faizin neredeyse yüzde 0’a düşürüldüğünü hatırlatıyor. Ayrıca Pitchbook, 2019’da üç faiz artırımı daha yapılmasını beklediklerini ve bu olası artırımların ardından faiz oranının yüzde 3.25’e kadar çıkabileceğini belirtiyor. 

İşler, gelişmekte olan ülkelerde iyi gitmiyor

Bloomberg de yaklaşık on yıl önce Fed’in faizi sıfıra yaklaştırmasıyla başlayan ‘kolay para’ fenomeninin, Aralık 2015’ten bu yana yapılan yedi faiz artırımıyla sona ermeye başladığını söylüyor. Gelişmekte olan ülke piyasalarında yüksek faizle duran paranın gelişmiş ülkelere geri dönmeye başladığına ve bu yüzden de gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının bu durumu göz önünde bulundurarak hareket etmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. 

Hindistan Merkez Bankası’nın Ocak 2014’ten beri ilk defa 25 baz puanlık faiz artırımı yapması, yalnızca bir örnek. Endonezya Merkez Bankası yeni başkanı Perry Warjiyo ise Fed’in yalnızca ABD’nin çıkarlarını gözettiğinden şikayet ediyor. 

Fed’in faiz kararını açıklamasına birkaç saat kala dolar karşısında Türk Lirası, Merkez Bankası’nın faiz artırım kararından önceki seviyelere geri çıktı. 2018’in ikinci çeyreğinin gelişmekte olan ülke piyasaları için acımasız geçtiğini söyleyen Rabobank stratejisti Piotr Matys, TL gibi Arjantin Pezosu’nun da dolar karşısında bir hayli değer kaybettiğini işaret ediyor. Meksika, Güney Afrika ve Brezilya için de işlerin iyi gitmediğini ekliyor. 

Türkiye ekonomisinin tek sorunu Fed değil

Öte yandan İngiliz Financial Times gazetesi, Türk Lirası'nın Fed kararları öncesinde değer kaybetmeye yeniden başladığına dikkat çekerek, son üç hafta içinde TCMB’nin yaptığı faiz artırımlarının ekonomiye desteğinin ‘zayıf’ olduğunu ifade ediyor. 

Türkiye ekonomisinin tek sorununun Fed kararları olmadığının da altını çizen Financial Times, çift hanelerde seyreden enflasyona, dünyada güçlenen dolara, gelişmiş ülke piyasalarına yönelen para akışına ve Türkiye’nin belirsiz iç politikasına vurgu yapıyor. FT, bütün bunları takiben seçimler için hükümetin vaat ettiklerine harcanacak paraya ve Erdoğan’ın '24 Haziran’da kazanması halinde para politikalarına daha çok müdahil olacağına' dair açıklamalarının da piyasaları gerdiğini ekliyor. 

"Merkez Bankası'nın daha uzunca bir süre faizleri yüksek tutması gerekebilir"

Renaissance Capital’ın şef ekonomisti Charles Robertson, Fed’in açıklayacağı faiz kararının Türk ekonomi piyasasını güçsüzleştirebileceğini söylüyor ve devam ediyor: "Fakat piyasaların 24 Haziran seçimlerine dair endişeleri olduğu da söylenebilir."

Türkiye’de cari açığın yüksekliğini göz önünde bulunduran Bloomberg’den Komal Sri-Kumar da TCMB’nin faizleri daha uzunca bir süre yüksek tutması gerekebileceğini dile getiriyor.