REKLAMI GİZLE

Fatih Altaylı: Başkan o ödülü Zarrab'dan geri almak istiyor, ama...

"Büyükekşi’nin Zarrab’ı ilk ve son görüşü de o gün olmuş"

- A +

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, ABD'nin İran'a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla 20 ay önce Miami'de tutuklanan Reza Zarrab'a 2015 yılında verilen "ihracat ödülü" ile ilgili olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ile konuştuğunu söyledi. Altaylı, ödülü Zarrab'dan geri almak isteyen Büyükekşi'nin "Nasıl alacağız bilmiyorum" dediğini aktardı. 

Fatih Altaylı'nın "Başkan, alın şu ödülü geri" başlığıyla yayımlanan (6 Aralık 2017) yazısının ilgili bölümü şöyle:

BİZİM Habertürk Ekonomi Servisi’nin iyi bir tarafı vardır.

Bütün gün müdürleri Yavuz Barlas’ın odasında oturursanız, Türkiye ekonomisinin nabzını bayağı bir tutarsınız.

Çünkü Türk ekonomisine yön verenlerin yolu genelde bizim ekonomi servisinden geçer.

Her gün bir banka genel müdürü, ekonomiyle ilgili bir sivil toplum kuruluşu yöneticisi, bir yatırımcı, uluslararası bir ekonomi gurusu muhakkak bizim ekonomi servisindedir.

İşin güzel tarafı, her şey açık açık konuşulur, samimi fikirler ortaya dökülür.

Genelde de sohbetler, “Aman bunlar off the record” diye biter.

Dün de Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi oradaydı.

Ben de bugün TİM’in İnovasyon Kongresi’nde Celal Şengör’le beraber konuşmacı olduğum için ben de oradaydım.

Epey bir sohbet ettik.

Bir ara Sevgili Büyükekşi’ye TİM’in Reza Zarrab’a verdiği ödülü hatırlatıp, “Başkan bu alçaktan bu ödülü geri almayı düşünmüyor musunuz?”diye sordum.

Ellerini iki yana açtı ve “Nasıl alacağız ben de bilmiyorum” dedi.

Sonra ödülün hikâyesini anlattı:

“Bizimki güzellik yarışması gibi değil. Zevkimize göre vermiyoruz ödülleri. Ortada sayılar ve sayılara göre kazananlar oluyor. Biz kazananın kimliğini bile bilmiyoruz. Her sektör en çok ihracat yapanı bildiriyor, biz de ödüllendiriyoruz. Bu da daha önce kendi sektöründe zaten ödül almış. Bize de şirketi bildirildi. Biz şirketi bilmiyoruz. Sonra şirketin Zarrab’a ait olduğunu öğrendik ve haber yolladık. ‘Kendisi gelmesin, genel müdürünü yollasın’ dedik. Ama gel gör ki, kendi çıkageldi. Biz o zaman bile rahatsız olmuştuk bundan, hatta sizin gazete de bunu haber yapmıştı. Yapacak bir şey de yoktu. Devletin resmi kayıtlarına göre kendi kategorisinde en büyük ihracatçıydı.”

Büyükekşi’nin Zarrab’ı ilk ve son görüşü de o gün olmuş.

Ben yine de ısrar ettim.

“Alın o ödülü geri” diye.

Belli ki, onun da kafasında bu vardı...