Gündem

Erdoğan'dan Afrin harekâtı açıklaması: 30 kadar şehidimiz var

"Her geçen gün zafere biraz daha yaklaşıyoruz"

17 Şubat 2018 17:18

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Suriye'nin kuzeybatısında bulunan Afrin'e yönelik düzenlediği "Zeytin Dalı" harekâtına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "30 kadar Mehmetçiğimiz, 60 küsür ÖSO'dan olmak üzere şehidimiz var. Fakat her geçen gün zafere biraz daha yaklaşıyoruz" dedi.

Erdoğan, "Biz 3.5 milyon Suriyeli kardeşimizin tekrar topraklarına dönmelerini istiyoruz. Bizim Suriye topraklarında gözümüz yok. Bizdeki çadırlarda değil kendi topraklarında onlara evler yapalım" dedi.

Erdoğan'ın, AKP Afyonkarahisar il kongresi öncesinde yaptığı açıklamadan satır başları şöyle:

"Biz hep sabrettik, haddinizi bilin dedik. İçerdekiler zaten 40 yıldır rahat durmadı. 40 yıldır benim milletim içerdeki teröristlerden çok çekti. İçerdekiler de Suriye'deki o teröristlerle birleştiler. Onlar bizim Kürt kardeşlerimizin temsilcisi filan değil sadece teröristler onlar. 

"Bizim mücadelemiz teröristlere karşı. Bu sabah sayı yaklaşık 1600'e ulaştı etkisiz hale getirilenler. 30 kadar Mehmetçiğimiz, 60 küsür ÖSO'dan olmak üzere şehidimiz var. Fakat her geçen gün zafere biraz daha yaklaşıyoruz. Mehmedimiz şu anda dağ, taş, tepe yürüyor. Şu an itibarıyla 300 kilometrekarelik alanı inşallah aşmış vaziyetteler.

"Takvim vermek benim kudretimde değil"


"18 milyon kilometrekarelik topraklara sahipken 780 bin kilometrekareye düşmüşsek de buna hamdediyoruz, sabrediyoruz. Takvim vermek benim kudretimde değil. Biz şu anda elimizden gelen gayretle devam ediyoruz.
Biz 3.5 milyon Suriyeli kardeşimizin tekrar topraklarına dönmelerini istiyoruz. Bunun için gayret ediyoruz. Bizim Türkiye olarak Suriye topraklarında gözümüz yok. Bizdeki çadırlarda değil kendi topraklarında onlara evler yapalım.

Afyonkarahisar'ın yola çıktıklarından beri kendilerini hiç yalnız bırakmadığını ifade eden Erdoğan, 16 Nisan'da Afyonkarahisar'ın bir kez daha kendisine yakışanı yaptığını dile getirdi. 

AK Parti'nin temellerini, 14 Ağustos 2001'de Afyonkarahisar'da attıklarını ve İmaret Camisi'nde cuma namazı çıkışında Afyonkarahisarlıların kendisini "Başbakan Erdoğan" sloganlarıyla karşıladıklarını anımsatan Erdoğan, "Biz de sizin teveccühünüzle seçimlerden birinci parti olarak çıktık. Önce başbakan ardından cumhurbaşkanı olarak ülkemize ve milletimize hizmet etme şerefine nail olduk. Bunun için Afyonkarahisar'ın gönlümüzde ayrı bir yeri var." dedi.

Afyonkarahisar yöresine ait türkünün, "Karahisar kalesi yıkılır gelir, zülüfler gerdana dökülür gelir, bir yiğit de sevdiceğin alamazsa yaşları gözünden dökülür gelir. Yayladan gel allı gelin, yayladan, kesme umudunu kadir Mevla'dan, ver elini karlı dağlar aşalım, bayramlaşalım" şeklindeki sözlerini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizler kadir Mevlamıza güvenerek 17 yıldır el ele verip nice karlı dağları, nice bitip tükenmez gibi gözüken ovaları aştık. Ülkemizi yokluktan, yoksulluktan, yolsuzluktan, umutsuzluktan çıkardık. Ekonomisiyle altyapısıyla dev yatırımlarıyla uluslararası alandaki gücüyle fersah fersah ilerilere taşıdık. Şayet sadece son 4-5 yılda yaşadıklarımız, eski Türkiye döneminde başımıza gelmiş olaydı var ya inanın bana halimiz haraptı. Biliyorsunuz o eski Türkiye ekonomisi 3-5 milyar dolarlık manipülasyonla krize sokulabilen bir Türkiye idi. Hatırlayın o gecelik faizlerin nerelere ulaştığını, 7 bin 500 faiz, aman ya Rabbi, bunları gördü bu ülke ama elhamdülillah artık böyle bir şey var mı? Ne oldu 'Gezi' dediler başaramadılar, arkasından '15 Temmuz' dediler başaramadılar. Onlar bozmak için yaptılar milletim ihya için yaptı, inşa için yaptı ve onları tokatladı.

Siyasetin dengeleri 3-5 demeçle hemen bozuluveren, diplomatik alanda aba altından sopa gösterilerek sindirilen, demokrasisi darbecilerin süngülerinin ucunda sallanan, vesayet güçlerinin pençesinde inim inim inleyen, vatandaşın hizmeti mumla aradığı ama bulamadığı velhasıl neresinden tutsanız elinizde kalan bir ülkeydi Türkiye. Biz işte bu Türkiye'yi milli gelirde ne yaptık? Dünyanın 17'ncisi, satın alma paritesine göre ise 13'üncü ülke durumuna geldik. Dünyadaki en büyük 10 projesinin altısının yürütüldüğü bir ülke olarak sadece bölgemizin değil dünyanın en önemli güçlerinden biri olma yolunda ilerliyoruz. Uluslararası alanda uğramış olduğumuz tüm haksızlıklara, adaletsizliklere, tüm saldırılara rağmen sadece kendimiz dimdik ayakta kalmakla yetinmedik dostlarımız için de umut kaynağı haline geldik."

"Tüm kardeşlerimize el uzatmaya çalışıyoruz"

İnsani kalkınma yardımları bakımından Amerika'dan sonra dünya ikincisi olan Türkiye'nin milli gelire oranla ise bu konuda dünya birincisi olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Nerelerden nerelere geldik ve gönül coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimize el uzatmaya çalışıyoruz. Çünkü biz kendisi ile birlikte tüm dostlarının, kardeşlerinin, tüm insanlığın iyiliğini, güzelliğini, huzurunu, refahını isteyen bir ülkeyiz, çünkü biz Türkiye'yiz. Onun için bilerek bir masuma zarar vermektense kendi hayatımızı tehlikeye atmayı göze alırız. Onun için mazlumlara açtığımız kollarımızı hiçbir zaman kapatmadık, kapatmayız. Onun için maziden atiye giden bu uzun yolculuğumuzun asla bir son durağı yoktur. Rabbime bana böyle bir milletin evladı olmayı nasip ettiği için ne kadar hamd etsem azdır."

Erdoğan Türkiye'ye, vatandaşların istediği gibi başbakan ve cumhurbaşkanı olarak hizmet ettikleri 15 yılda büyük başarılara imza attıklarını vurgulayarak, "Biz, kerameti kendinde görenlerden değiliz, hele hele kerameti kendinden menkul olanlardan hiç değiliz. Milletle birlikte çıktığımız bu yolda, her başarımızın ardında milletimizin desteği ve duası olduğunu çok iyi biliyoruz." dedi.

Türkiye büyürken ve gelişirken, Afyonkarahisar'ın da bundan nasibine düşeni aldığını söyleyen Erdoğan, "Bugün Afyon büyükşehir olma sınırına gelmiştir. Eğer doğumlar biraz artarsa 2019'da büyükşehir olabilir ama taşımayla olmaz bu iş, taşıma suyla değirmen dönmez. En geç bir sonraki seçimde inşallah Afyonkarahisar büyükşehir statüsüyle ben inanıyorum ki yoluna devam edecek" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korkaklar zafer anıtı dikemez. Bunu böyle biliniz. Onun için Mehmedim tankların içerisinde, zırhlı taşıyıcıların içerisinde kendileriyle röportaj yapanlara ne diyor? 'Düğüne gidiyoruz, düğüne.' İşte bu önemli" dedi.

Afyonlu gençlerin, "Ölü dünya, dirilmeyi bekliyor" dediğini aktaran Erdoğan, "İncir burada da var, zeytin burada da var. Tıpkı Rabbimizin beyan ettiği gibi. Ne diyor Rabbimiz? Yeminle. 'Tin'e ve Zeytin'e ve emin beldeye yemin olsun ki' diyor. Şimdi o yemin üzerine, bizler de Mehmet'imiz ile beraber Afrin'de yürüyoruz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, salondakilerin "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları üzerine, "Zaten buna inandığımız sürece mesele yok. Korkaklar zafer anıtı dikemez. Bunu böyle biliniz. Onun için Mehmet'im tankların içerisinde, zırhlı taşıyıcıların içerisinde kendileriyle röportaj yapanlara ne diyor? 'Düğüne gidiyoruz, düğüne.' İşte bu önemli. Aynı zamanda Mehmet'im ne diyor? 'Hedef, kızıl elma' diyor. Kardeşlerim yanlış anlaşılmasın. Kızıl elma, belirli bir nokta değildir, yani biten bir nokta değildir, sonsuzluktur. İşte o sonsuzluğa doğru yürüyor, bu şekilde de inşallah bu yolda yürümeye devam edeceğiz, son nokta Allah'ın izniyle şehadettir." diye konuştu.

"Reis bizi Afrin'e götür" sloganları üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah şu anda sıkıntı yok, olduğu anda zaten başta bizler başkomutan olarak hareket ettiğimiz anda beraber yürüyeceğiz." dedi.

Erdoğan, eğitimde 2 bin 319 yeni derslik yaptıklarını, üniversiteyi büyüterek 11 bine yakın yatak kapasiteli yeni yurtlar inşa ederek, geleceği emanet edecekleri evlatlara Afyonkarahisar'da hizmet ettiklerini, şehirde ayrıca 15 bin seyirci kapasiteli yeni stadyum yaptıklarını anlattı.

İnşası süren spor merkezini de birkaç aya kadar tamamlayacaklarını bildiren Erdoğan, "Aslında bu kongreyi bugün burada yapmayacaktık. İnşallah bir, iki ayda yeni kapalı spor salonumuz bitiyor. Bu artık burada da son toplantımız." ifadesini kullandı.

Erdoğan, sağlıkta ise aralarında biri 400, biri 100 yataklı devlet hastaneleriyle 300 yataklı kadın, doğum ve çocuk hastanesinin de bulunduğu toplam 40 tesisi şehre kazandırdıklarının altını çizdi.

Şehirdeki hastanelerin yatak kapasitelerini neredeyse iki katına çıkardıklarını kaydeden Erdoğan, 8 bin 328 konut projesiyle Afyon'un çehresini değiştirdiklerini dile getirdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşımda 5,5 milyar liralık yatırımla şehri gerçek anlamda "yolların kavşağı" haline getirdiklerini söyledi. Bölünmüş yol uzunluğunu 54 kilometreden 545 kilometreye çıkartarak, yolculukların güvenli ve konforlu şekilde sürdürülmesini sağladıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Halen 5 ayrı bölünmüş yol projesinin inşası da sürüyor. Demiryolu ulaşımının Afyon tarihinde ayrı bir yeri bulunuyor. Bunun için şehirdeki tüm demiryollarını yeniledik. Gar binasını restore ettik, hızlı tren hattının inşası etap etap sürüyor. Afyon'u, bir taraftan İzmir'e diğer taraftan Ankara'ya ve oradan Türkiye'nin her yerine bağlayacak hızlı tren hattıyla şehrin ulaşımında yepyeni bir dönem açılacağına inanıyorum. 

Hızlı bir yürüyüş var ve çok ciddi bir kalkınma sürecini Afyonkarahisarımızda yaşıyoruz. Afyon-Ankara hattını Eylül 2019'da, Afyon-İzmir hattını ise bir sonraki yıl hizmete açmanın gayreti içerisindeyiz."

Erdoğan, inşası süren 12 baraj, 5 gölet ve 18 sulama projesi tamamlandığında hem içme suyu hem de sulama bakımından Afyon'un bir kez daha çağ atlayacağına işaret ederek, "Afyon'un içinden geçen Akarçay, yılların ihmali ve yanlışları sebebiyle sizin deyiminizle neydi, 'kokarca', bu hale gelmişti. Şimdi burası çevresinde mesire yerleri, gezinti alanları, tekne turlarıyla bambaşka bir görüntüye kavuştu." diye konuştu.  


"Kitabınızda yorulmak olmayacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'daki mahalli seçimlere işaret ederek, Afyonkarahisar'dan çok büyük bir destek beklediklerini, sadece şehirden değil diğer illerden, yurt dışından da ses gelsin istediklerini aktardı.

Salondaki AK Parti ana kademenin, ayağa kalkmasını isteyen Erdoğan, "2019'a kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hiç durmayacağız, çok çalışacağız ve koşacağız. Kitabınızda 'yorulmak' diye bir şey olmayacak." ifadesini kullandı. Erdoğan, kadın kollarına da seslenerek, "2019'a kadar ayak basmadık, çalmadık kapı bırakmamaya hazır mıyız?" sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki gençlere ise "Kocatepe'ye çıkıyor muyuz? 2019'a kadar almadık gönül bırakmamaya var mıyız? Üniversitelerde, liselerde genç kardeşlerimizi kucaklamaya, onların gönüllerini gönüllerimizle birleştirmeye var mıyız?" şeklinde seslendi.

Erdoğan, "Sınır boylarında ve sınırlarımız ötesinde 'Ölürsek şehit dönersek gaziyiz, bizi beklemeyin' diyerek canları pahasına istiklalimiz ve istikbalimiz için çarpışan kahramanlarımıza borcumuzu ancak daha çok çalışarak ödeyebiliriz." dedi. 

"Bizim her başarımız ülkemizin, milletimizin başarısıdır. Bizim her başarısızlığımızın da ülkemize ve milletimize bir bedeli vardır." diyen Erdoğan, bu anlayışla sorumluluklarının sadece kendilerine, ilçeye veya şehre değil ülkenin ve milletin tamamına karşı olduğu bilinciyle çalışmalar yürütülmesi gerektiğini kaydetti. 

Yaşanan her hadisenin, sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha hatırlattığını aktaran Erdoğan, bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmediklerini, sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğildiklerini ifade etti. 

Erdoğan, "Türkiye, sınırları içinde, sınır boylarında ve uluslararası alanda verdiği tarihi mücadelede attığı her adımla biraz daha güçlenerek, biraz daha mevzi ve imkan kazanarak yoluna devam ediyor. Bu mücadelenin kesintisiz ve kararlı bir şekilde sürdürebilmesi en başta bizlerin görevlerimizi hakkıyla yapmasına bağladır." değerlendirmesinde bulundu. 

Mahalle ve sandık temsilcisinden genel merkez yönetimine kadar tüm AK Parti kadrolarının milletin desteğini daha güçlü şekilde almak için gecesini gündüzüne katmak zorunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, en küçük bir zayıflığın, belirsizliğin nelere mal olabileceğinin işaretlerini 7 Haziran seçimlerinde gördüklerine dikkati çekti. 


"Fırsat vermeyeceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim zayıflığımızı Türkiye'nin zayıflığı olarak görüp hemen akbabalar gibi ülkemizin üzerine çullanmaya çalışanlara inşallah fırsat vermeyeceğiz. 81 milyon vatandaşımıza vefa borcumuzu ancak bu şekilde ödeyebiliriz." ifadelerini kullandı. 

15 Temmuz darbe girişiminde milletin F-16'lardan, helikopterlerden, tanklardan kaçmadığını tam aksine bağrını açıp onların üzerine gittiğini anlatan Erdoğan, vatandaşların o anda imanlarının gereğini yerine getirdiğini ifade etti. 


Mehmet Akif Ersoy'un "İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek, sinede yüktür." dizelerini okuyan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sınır boylarında ve sınırlarımız ötesinde 'Ölürsek şehit dönersek gaziyiz, bizi beklemeyin' diyerek canları pahasına istiklalimiz ve istikbalimiz için çarpışan kahramanlarımıza borcumuzu ancak daha çok çalışarak ödeyebiliriz. Genelkurmay Başkanı'ndan rütbesiz erine kadar her mensubunu birer Mehmetçik olarak gördüğümüz kahraman ordumuzun gazası mübarek olsun diyor, hepsine de selamlarımızı, muhabbetlerimizi gönderiyoruz. 

"Mehmetçik" isminin Hazreti Muhammed'e hürmeten verildiğini vurgulayan Erdoğan "Muhammed ismini kullanmamış ecdat, 'küçük Muhammed' anlamında Mehmetçik'i kullanmış, bu ismi vermiş. Bu kadar anlamlı. İslam dünyasında askerine başka Mehmetçik ismini veren bir ülke yok. Sadece bizde var." dedi.

Mehmetçik isminin hakkını vererek mücadele eden tüm askerlere başarı temennisinde bulunan, şehitlere Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, Bakara Suresi'nde geçen "Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz. Onlar diridirler fakat siz bilemezsiniz." ayeti ile devamında geçen "Rabbimiz tarafından doyurulurlar." ayetlerini okudu. 

Buna inanan bir Mehmetçik ve ordunun bulunduğunu, onların şehadete yürüdüğünü vurgulayan Erdoğan, "İnşallah Rabb'im yar ve yardımcıları olsun. Eskiler 'Zor oyunu bozar' derler. Biz, dostluğun, müttefikliğin, ortaklığın, diplomasinin tüm yöntemlerini denedikten sonra bu operasyonlara karar verdik ve uyguladık." dedi. 


"Bu sabah itibarıyla bin 595 terörist etkisiz hale getirildi"


Erdoğan, "Hala önceliğimiz ve tercihimiz, meseleleri konuşarak, müzakere ederek, karşılıklı hassasiyetleri ve çıkarları dikkate alarak çözmekten yanadır. Bu yöntem tüm ülkelerle olan ilişkilerimiz için geçerlidir." değerlendirmesini yaptı. 

Bu sabah itibarıyla Zeytin Dalı Harekatı'nda bin 595 teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Erdoğan, "31 Mehmet'imiz, 60 Özgür Suriye Ordusu, toplamda 91 şehidimiz var." diye konuştu. 

Her zaman açık sözlü olduklarını ve açık sözlü olunmasını istediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçmişte ve kimi konularda, halen İran, Irak, Rusya, Yunanistan, Amerika, Avrupa ülkeleri ile çeşitli anlaşmazlıklarımız, çeşitli görüş ayrılıklarımız olmuştur. Ne zaman bunları Allah'ın insanlara en büyük lütfu olan akılla, diyalogla, konuşmayla çözdüysek hepimiz kazandık. Ne zaman bu meseleler siyasi ve ekonomik ilişkilerimizde çatışmaya yol açtıysa hep birlikte bedel ödedik. Hele hele konu çok daha ciddi çatışma alanlarına taşındığında bunun bedeli gelecek nesillere sari şekilde işte görüyorsunuz açık olarak ortaya çıkıyor."

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemindeki acılar ve kayıplar ile edinilen tecrübeleri unutmadıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Lozan'daki kazanımlarımızı unutmadığımız gibi kayıplarımızı da unutmadık. İkinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası toplumla bütünleşme yolunda attığımız adımları unutmadığımız gibi bizi önce oyalayan ve sonra dışlayan sinsilikleri de unutmadık. Bugün de yürüttüğümüz mücadelede bize verilen destekleri olduğu gibi yapılan gizli, açık ihanetleri, söylenen yalanları, sergilenen riyakarlıkları da elbette unutmayacağız."

Devletler arasındaki ilişkilerin mutlak dostluk veya mutlak düşmanlık değil ortak çıkarlar üzerine bina edilmesi gerektiği gerçeğinden hareket ettiklerinin altını çizen Erdoğan, "Bizimle ortak bir geleceğe yürümek isteyenlere musafaha için ellerimiz daima açıktır. Geleceğimizi karartmak isteyenlere ise aynı ellerin yumruk olup, tokat olup inmesi kaçınılmazdır." dedi.


"Güçlü Türkiye'yi inşa etme zamanıdır"


Konuşması sırasında Köroğlu'nun, "Daima böyledir dünyanın işi, kişi ettiğini bulur demişler, istersen eylik et istersen kemlik, ettiğin başına gelir demişler" dizelerini okuyan Erdoğan, "Evet, herkes ettiğini bulacaktır." diye konuştu.

Hep iyilik ettiklerini ve iyilik peşinde koştuklarını belirten Erdoğan, "Kendimizle birlikte tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin, cümle insanlığın iyiliğini istedik. Biz Rabbimizden bunun ecrini umuyor, diliyoruz. Bize tuzak kuranların da kendi tuzaklarına düşeceklerine inanıyoruz." şeklinde konuştu.

"İyi niyetli olmak 'hazırlıksız olmak' demek değildir. En iyisini umacak ama en kötüsüne hazırlıklı olacağız." ifadesini kullanan Erdoğan, geçen 15 yılda yapılanları daha önceki dönemlerin eksiklerinin telafisi olarak gördüklerini söyledi.

Temel altyapı hizmetlerinin tam olarak verilemediği bir ülkenin geleceği için büyük vizyonlar ortaya koymasını hayal olarak niteleyen Erdoğan, Türkiye'nin bu kritik noktayı aşmasını sağladıklarına inandığını kaydetti. Erdoğan, "Şimdi elimizdeki bu büyük imkanın üzerinde asıl özlediğimiz, asıl hedeflediğimiz büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etme zamanıdır." dedi.


Erdoğan, 2023 hedeflerinin, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ilk durağı olduğunu vurguladı. 

Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmuş, savunma sanayisi başta olmak üzere stratejik tüm üretimlerini kendisi yapabilir duruma gelmiş Türkiye'nin önünde yepyeni bir ufuk açıldığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Şu anda hamdolsun artık kendi silahsız, silahlı insansız hava araçlarını uçuran bir Türkiye var. Biz bunları istediğimiz zaman, 'Kongre izin vermiyor' deyip bizi kapıdan gönderenleri biz unutmuyoruz. Artık zırhlı taşıyıcılarını üreten bir Türkiye var, artık tankını üreten bir Türkiye var, artık yerli tüfeklerini üreten bir Türkiye var, mühimmatını üreten bir Türkiye var. Daha ileri olacak. Çünkü biz şu anda sadece 2023'e değil, 2023'in ardından 2053 ufkuna yürüyoruz. Biz göremeyeceğiz, 2071 ufkunun temellerini atıyoruz. Nasıl İstanbul'un fethiyle sadece kendimiz değil, tüm insanlığı yeni bir çağa soktuysak inşallah 2053'te öyle bir atılımı gerçekleştireceğiz. Nasıl Malazgirt'te kapılarını açtığımız Anadolu'yu bin yıldır yurdumuz olarak sahiplendik ve koruduysak inşallah 2071'de bu gücümüzü tüm gönül coğrafyamızı kucaklayacak şekilde genişleteceğiz."


"Rabiamızla cevabı vereceğiz"

Bunun için herkesin "tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet" ilkesine sıkı sıkıya sarılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Roman'ı ve Arnavut'u ile 81 milyonun tek millet olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet tanımadıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Öyle paralel devletmiş, yamuk devletmiş, şuymuş, buymuş tanımıyoruz. Tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bitti. Bu 4 ilkeden taviz vermezsek hedeflerimize ulaşırız. Şayet bu bütünlüğü koruyamazsak şu anda çevremizde gördüğümüz kötü örneklerden daha beter duruma düşeriz. Öyleyse ne yapacağız? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Ekonomimizi çökertmeye yönelik olanlara Rabiamızla cevabı vereceğiz."

"Adam bilir adam kıymeti, sarraf bilir altın kıymeti." atasözünü hatırlatan Erdoğan, "Bu şehrin insanları, insanların kıymetini bilir." dedi.

Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası yolunda önemli bir imtihan olarak gördüğü 2019 seçimlerinde de Afyonkarahisar'a güvendiğini söyleyen Erdoğan, konuşmasının sonunda şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek partilileri Fatiha okumaya davet etti.