REKLAMI GİZLE

"Erdoğan, 'yeniden seçim' mesajıyla seçmen üzerinde baskı kurmak istiyor, Bahçeli ile ittifak uzun sürmeyebilir"

"AKP'ye oy veren yüzde 49'luk kesimin kaçışı önlenmeye çalışılıyor"

- A +

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı’nı kazanıp partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çoğunluğu kaybetmesi durumunda “A, B, C planlarımız var” demesi, “Anayasa değişikliğiyle getirilen fesih yetkisini kullanıp yeniden seçime gidilebileceği” mesajı olarak yorumlandı. 

Ancak bu yetkiyi kullanmasının 5 yıllık ilk dönemden vazgeçmesi anlamına geleceği için zor olduğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeniden seçim” mesajı vererek seçmen üzerinde şimdiden baskı kurup önlem alma stratejisi izlediği ileri sürüldü.

Cumhuriyet'ten Emine Kaplan'ın haberine göre, buna rağmen bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda ise Erdoğan’ın, seçim seçeneğinden önce son dönemdeki çıkışları nedeniyle partide rahatsızlık yaratan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yerine başka bir partnerle yola devam kararı verebileceği kaydediliyor.

Erdoğan, "A, B, C planlarımız var" demişti

Erdoğan’ın Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamalar, bir süredir siyasi kulislerde “Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasına karşın AK Parti Meclis’te çoğunluğu kaybederse ne olur” sorusuna karşı ortaya konan senoryaları yeniden gündeme taşıdı. Erdoğan, bu soru karşısında “Biz dereyi görmeden paçaları sıvamıyoruz. Önce seçim sonuçlarını bir görelim. Sizin dediğiniz anlamdaki bir neticeye göre hazırlıklarımız şüphesiz olacaktır. A, B, C planlarımız var. Fakat görünen o ki, şu anda iyi gidiyoruz” dedi.

Erdoğan’ın “Tasarladığınız sistem sadece hem Cumhurbaşkanlığı hem parlamento seçimlerini kazanmanız durumunda mı iyi çalışan bir sistem” sorusuna karşılık da, sistemi çalıştırmayacak herhangi bir gelişmeye fırsat vermeyeceklerini belirterek, 7 Haziran seçimleri sonrasında oluşan tabloya işaret etti. 7 Haziran’da sistemi tıkamak isteyenlerin olduğunu, kendisinin de Cumhurbaşkanı olarak sistemin önünü açtığını ve hemen kasım seçimine gidildiğini, halkın ‘bu böyle olmaz’ diyerek AKP’yi tekrar tek başına iktidara getirdiğini, böylelikle de sistemin önünün açıldığını vurguladı. Erdoğan’ın bu açıklamaları ve A, B, C planlarının ne olabileceğine ilişkin olarak AKP kulislerinde şu değerlendirmeler yapılıyor:

"Erdoğan, hemen bir seçim kararı alabilir"

Eğer 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimini Erdoğan kazanır, ama AK Parti Meclis’te çoğunluğunu kaybederse yeni sistemde ciddi anlamda kilitlenme olur. Muhalefet partileri, yeni sistemin işlemeyeceğini göstermek ve Erdoğan’ın elini kolunu bağlamak için her yola başvuracaktır. Cumhurbaşkanı’nın çıkaracağı kararnameler, muhalefetin Meclis’te çıkaracağı yasalarla hükümsüz bırakılabilir, bütçe kabul edilmeyebilir. Erdoğan, hemen bir seçim kararı alabilir.

"Uzlaşma arar"

Erdoğan’ın seçim kararı almasının riskleri var. Birinci olarak anayasa değişikliğiyle tanınan ‘karşılıklı fesih’ yetkisini kullanarak seçim kararı alması durumunda ilk 5 yıllık dönemini harcamış olur. Seçime gidilirse yine benzer bir tablonun ortaya çıkma olasılığı var. Seçmen arka arkaya seçim olması nedeniyle tepki de gösterebilir. Tepki oyları, tabloyu daha da kötüleştirebilir. Bu nedenlerle ittifak yaptığı MHP’nin desteği ile hükümeti sürdürme yolunu seçebilir.

"MHP ile fazla sürmez"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve MHP örgütlerinin son dönemde hükümet ortağı gibi davranması, Bahçeli’nin yaptığı çıkışlar partide rahatsızlık yaratıyor. Bahçeli’nin çıkışıyla erken seçim kararı alındı, şimdi de Erdoğan başta olmak üzere parti yöneticilerinin açıklamalarına rağmen af konusunu ısrarla gündemde tutuyor. Bahçeli’nin bu tarzını seçimden sonra da sürdürmesi durumunda Erdoğan, kendisine başka bir ortak bulabilir.

"Strateji, seçimi kazanmak"

Erdoğan’ın A, B, C dediği planlar tamamen siyaseten söylenmiş şeyler. 24 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı’nın kazanılıp Meclis’te çoğunluğu yitirme olasılığına karşı şimdiden önlem alma stratejisi uyguluyor. 1 Kasım seçimleri anımsatılarak “istikrar” vurgusuyla partiye oy veren yüzde 49’luk kesimin kaçışı önlenmeye çalışılıyor.