Politika

Davutoğlu: 258 sayısı ile tek başına meclis başkanlığını alamayabilirdik!

'Yunan halkına dayanışmamızı vurgulamak istiyoruz'

02 Temmuz 2015 01:32

Başbakan Ahmet Davutoğlu, büyükelçilerle bir araya geldiği iftar programında konuştu. Davutoğlu bugün gerçekleşen ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın başkan olduğu Meclis Başkanlığı Seçimi için, "258 sayısı ile tek başına meclis başkanlığını alamayabilirdik. Korku ve tereddütle yanlış yollara girseydik alamazdık. Karşı blok iddialarında bulunlar, iddialarının kısa sürede çöktüğünü görmüş oldular. Ümit ederim bir daha kimse ilk geceden ‘biz bu oyunda yokuz’ demez" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu iftarda Yunanistan'da yaşanan krizede değinerek, "Yunanistan'ı hiçbir ülke bizim gibi anlayamaz. En iyi biz anlıyoruz. Yunan halkına dayanışmamızı vurgulamak istiyoruz" şeklinde konuştu. 

 

'Türkiye'yi ağır itham ile suçluyorlar'

 

Hürriyet'te yer alan habere göre, Davutoğlu, “Kimsenin mülteci olmasını istemezdik. Kimsenin evinden ayrılmasını istemezdik. En fazla mülteci kabul eden ülkede başbakan olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Sizler de şahitsiniz. Lütfen bu şahitliğinizi kendi ülkenizde anlatınız. Kimseye kapımızı ve soframızı kapatmadık. Bunu en insani dille anlatmanızı diliyorum.

Uluslararası medya bunu görmeyip, 1 milyon 700 bin Suriyeliyi ve Irak’tan gelenleri görmeyip, Türkiye’yi ağır bir itham ile suçluyorlar. Bedeli ne olursa olsun ve ne tür zorluklarla karşılaşırsak karşılaşalım, bu onurlu katkıyı vermeye devam edeceğiz.

5 yıldır karar alamayan BM dahil, uluslar arası kuruluşları harekete geçirmenin vaktidir. Türkiye, hiçbir zaman kendi halkına zulmeden bir ülke ile dostluk kurmadı.

 

'Hepimiz bir dünya inşa edeceğiz'

 

Suriye politikamız açık ve nettir. Suriye’den gelenleri kabul edeceğiz, insani yardımlara devam edeceğiz. Stratejik boyutları da vardır. Türkiye, Ortadoğu’da bir istikrar için sürdürülebilir bir ekonomiyi, demokratik bir anlayışı ve Ortadoğu’yu kapsayacak siyasal bir düzeni gerekli gördüğünü ifade etmiştir. Sınırlarımızda ne Esed rejiminin zulmünü, ne de terörist örgütlerin baskısını görmek istiyoruz. Suriye sınır boyunda bir sıkıntı olursa her türlü tedbiri almak ve uygulamak durumundayız.

Neden hâlâ Gazze abluka altında? Neden Müslümanlar hâlâ Mescid-i Aksa’da istediği gibi ibadet edemiyor? Neden hâlâ Müslümanlar bazı ülkelerde oruç tutamıyor? Neden Avrupa’da onlarca cami kundaklandı? Niye Çin’de  oruç yasağı Ramazan’da uygulanmaya kondu?

Hepimiz bir dünya inşa edeceğiz. Din özgürlüğünün yaşandığı geleceğin birlikte yapıldığı bir dünya… Gelin birlikte küresel ortak ahlaki anlayışla birleşelim.

 

'Yunan halkına dayanışmamızı vurgulamak istiyoruz'

 

Türkiye'nin kendi çevre bölgelerinde taşıdığı değer noktasında sizin burada varlığınızın önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye, 2002'de ekonomik krizin içindeydi. AKP iktidara gelene dek halkın çığlıkları vardı. Yunanistan'ı hiçbir ülke bizim gibi anlayamaz. En iyi biz anlıyoruz. Yunan halkına dayanışmamızı vurgulamak istiyoruz.

Çağrımız da açıktır. Çok  kültürlü özgürlükçü bir Avrupa’yı birlikte inşa etmeliyiz. Avrupa’nın bir köşesinde insanlar refah içerisindeyken, diğer taraf kötü durumdaysa bunu konuşmak durumundayız. Avrupa kıtasında ya birlikte çok kültürlü bir hayatı başaracağız, ya da kaygı duymamız gereken şartlar oluşacak. Türkiye komşularla birlikte çalışmaya, sıkıntı içindeki komşulardan gelen insanlara yardım etmeye devam edecek. Bunların olabilmesi için Türkiye’de siyasi iktidarın ve demokrasinin olması lazımdır. 
7 Haziran seçimleri Türkiye'nin zaafını değil gücünü göstermiştir. Demokrasi bizim için vazgeçilmez ülkedir. Yüzde 87 katılım oranı Avrupa dahi yaşanmamıştır.

 

'İsmet Yılmaz'ı tebrik ediyorum'

 

Bugün TBMM temsil de yüzde 95'tir. Dünya'da hiç bir yerde temsil kabiliyeti bu kadar yüksek bir ülke yoktur. Evet yüzde 41 oy oranıyla Türkiye'nin en büyük partisi olduğumuz tescil edildi. Bugün özgür iradeleriyle TBMM Başkanı seçildi. Çok değerli hizmetler vermiş olan Sayın İsmet Yılmaz'ı tebrik ediyorum. Seçimler esnasında bir çok spekülasyon yapıldı. Kim kimle taktik adımlar atılacağı konuşuldu. Biz AKP olarak şeffaf tutumumuzdan taviz vermedik.

 

'Ümit ederim bir daha kimse ilk geceden 'biz bu oyunda yokuz' demez

 

Kimse Türkiye’de krize ve kaosa yatırım yapmasın. Kimse siyasi istikrarsızlık içerisine düşmesin. Türk demokrasisi çok daha güçlenmiştir. Türkiye kendi sorunlarını çözebilecek duruma gelmiştir. 
Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle koalisyon görüşmelerine başlayacağız. Sanki muhalefet seçimi kazanmış gibi Kılıçdaroğlu herkese Başbakanlık dağıtmaya yöneldi. Bunlar doğru tavırlar değil. Yüzde 60’lık bir bloktan bahsetti. Bugünkü tablo gösterdi ki Türkiye’de blok siyaseti bitmiştir. Kim bunu derse kaybeder. Türkiye’de artık ilke siyaseti vardır.

258 sayısı ile tek başına meclis başkanlığını alamayabilirdik. Korku ve tereddütle yanlış yollara girseydik alamazdık. Karşı blok iddialarında bulunlar, iddialarının kısa sürede çöktüğünü görmüş oldular. Ümit ederim bir daha kimse ilk geceden ‘biz bu oyunda yokuz’ demez. Bunu diyen kendisini siyaset dışına iter. Hepimiz bu oyunun bir parçası olmak durumundayız.

HDP ve temsilcileri silah ile demokrasi arasında tercih yapmalılar. Kimse silah ile özgürlüklerin aynı anda olacağını iddia edemez.  Buradan da çağrıda bulunuyorum. Artık silahları toprağa değil de magmaya gömelim de silah ile bir şeylerin elde edileceği anlayışını bitirelim. Ya silah ya barış. Ya terör ya demokrasi.

Anamuhalefete çağrımız açıktır. MHP’ye aynı şekilde her türlü ihtimale açık olmalarını çağırıyoruz. Düşünüme vaktinin geldiğini söylüyoruz.  HDP'ye de çağrımız nettir. Özgürlükler noktasında tutumları açık olmaları. 
En fazla temsile sahip bir ülke olarak hem hukuku koruyacağız hem de bu ateş çemberi içerisinde istikrar adası olmaya da devam edeceğiz.”