Gündem

Darbe Komisyonu'nda 'turistik gezi' krizi

"Devletin parasıyla gezi"

09 Aralık 2016 11:47

Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, Darbe Komisyonu'nda 'turistik gezi' krizi yaşandığını belirterek yayınlanan 'gezi' belgesine ilişkin İzmir CHP Milletvekili Aytun Çıray'ın "Ama bunu sürekli hale getirmenin bir tek anlamı var o da esas çağrılması gerekenlerin çağrılmasını göz ardı etmek.Zamanı öldürmek ve böylece komisyonun çalışma süresini esas amacına uygun olmayan bir çalışma ile bitirmek." dedi.

Takan'ın Yeniçağ gazetesinde yayımlanan yazısı şöyle:

15 Temmuz hain darbe girişimini gün ışığına çıkarmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu -1 aylık uzatma kararı almazsa- çalışmalarının son ayına girdi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın komisyona bilgi vermesi konusunda iktidar ile muhalefet arasında devam eden krize bir yenisi eklendi;

"Turistik gezi krizi."

Meclis darbe araştırma komisyonu başkanı AKP'li Reşat Petek, çalışmaların bu hafta sonu (Cuma-Cumartesi-Pazar) İstanbul'da devam edeceğine dair programı üyelere gönderdi. İstanbul programının içeriği, komisyonun CHP'li üyelerinin büyük tepkisine neden oldu.

Darbe araştırma komisyonunun hafta sonu programından bazı başlıklar;

9 Aralık Cuma 

17.30-18.00; Atatürk Havalimanında Toplantı ve Kule Ziyareti.

18.30-19.30; Özel Harekat Şube Müdürlüğü Ziyareti.

10 Aralık Cumartesi

9.30-10.30; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi Ziyareti ve Toplantı.

12.00-13.00 Çağlayan Adalet Sarayı Ziyareti.

15.30-16.30; Çengelköy Polis Merkezi Amirliği (polis ve vatandaş görüşmesi)

18.00-19.45; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü (toplantı).

Komisyonun çalışma süresinin kasıtlı olarak öldürüldüğünü ileri süren CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, tepkisini şöyle dile getirdi;

"Biz komisyonda oy birliği ile şöyle bir karar aldık. Bir gün şehit ailelerinden bir temsilciyi ve gazi ailelerinden bir temsilciyi Meclis'e davet edelim.

Böylece onlara olan saygımızı gösterelim. Onların duygu ve düşüncelerini dinleyelim. Darbeye karşı koyan insanlara karşı saygımızı gösterelim. Bunu yaptık. Hatta o gün kendi çağırdıklarından birisi tivitleri ile küfürbaz yazılar yazan, CHP'nin Genel Başkanı'na en ağır hakaretleri tivıtırdan mesaj olarak atan birisini çağırmışlardı.

Hiç sorun olmasın diye onu dahi görmezlikten geldik. Fakat, bu anlayışla yaptığımız bu daveti daha sonra sürekli hale getirmeye başladılar. Yani hem geziler anlamında. Mesela, bir gezi de. Gölbaşı'nda bombalan özel harekâta yapıldı. Onu saygıyla karşılıyoruz.

Ama bunu sürekli hale getirmenin bir tek anlamı var o da esas çağrılması gerekenlerin çağrılmasını göz ardı etmek. Zamanı öldürmek ve böylece komisyonun çalışma süresini esas amacına uygun olmayan bir çalışma ile bitirmek."

Aytun Çıray, komisyonun turistik geziler yerine ne yapması gerektiğini anlattı;

Tüzük ihlali

"Hâlâ Genelkurmay Başkanı ile MİT Müsteşarı'nın gelip gelmeyeceği belli değil. Başbakan ile konuşacaktı başkan. Bize bir cevap vermedi. İşin ilginç yanı sürekli anayasa ve tüzük ihlalinde bulunuyor. Mesela, bu tür programlı çalışma programımı bizim komisyonun iç tüzüğe göre en az 48 saat önce bildirmesi gerekiyor. Geçen haftaki gezi programı bize 2 saat önce bildirildi. Bu haftanın programını da baskıyla bir gün önceden whatsap grubumuz var oraya yazarak bildirdiler. Diğer yandan bizim Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı'nın gelmesi için önergemiz var, bunun oylamaya sunulmasını istiyoruz. Başkan bunu oylamaya sunmuyor. Böyle bir yetkisi yok. Davet edilmelerini oylamaya koyar, kabul edilir ya da edilmez. Bu konuda da tüzüğe aykırı davranıyorlar. Hadi diyelim bu iki bürokratın acil işleri var. Onu biraz daha geciktiririz. Peki, İstanbul Belediye Başkanı'nı çağırmanın ne mahsuru var? Neyi bekliyoruz? Nasıl bir işi var? Bülent Arınç Bey'in çağrılmasının ne mahsuru var? Söyledikleri şeyler var; bir başka belediye başkanı için 'parsel parsel Ankara'yı dağıttın' diye. Bu olaydan sonra özellikle bu ne kadar doğru bunu millet merak ediyor. Eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında bir HSYK hâkiminin çok ağır iddiaları var. O dönemde Yargıtay'a üyelerin nasıl seçildiğini, Müsteşarla falan buluştuğunu falan anlatıyor.

Devletin parasıyla gezi

 Bütün bunların gerçeğini öğrenmek istiyor bu millet ve bu millet adına araştırma yapan komisyon. Bütün bunları yapmayacaksınız o zaman ne yapalım, o zaman bütün Türkiye'yi gezelim mi? Bu ayrıca bir turistik gezi olarak yapılabilir. Ama esas işlerimizi yapmalıyız. Komisyonun görevi bir mahkeme bilirkişi heyeti gibi gezmek değil. Bu işin sorumlularını dinlemektir. Sayın Başbakan bizi davet etsin. Bu memleketin Başbakanı birinci derecede siyasi sorumlusu. Neler yaşadıklarını bize bir anlatsın. Bizim aracılığımız ile Türk milleti öğrensin. Bir de burada sorun şu; devletin parası ile iki gün gezi yapacağız."

Aytun Çıray, komisyonun İstanbul programına hasta ve raporlu için katılmayacağını bildirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü;

"Ancak hasta olmasam da bu tür programlara katılmayacağım. Arkadaşlar buna son defa gidecekler bizim aldığımız karar öyle. Bu konuda kendileri uyarılacak. Bundan sonra çalışmalarımızda komisyonumuzun asli görevini yapmaya davet edeceğiz. Bir şey daha yaptılar. Oylama ile aldığımız haftada 3 gün çalışma kararımızı 2 güne düşürdüler. Bu da anayasa ve iç tüzüğe aykırı bir tutumdur. Hukuka aykırıdır. Ama tabiî hayal kırıklığı yaşıyor muyuz? Yaşamıyoruz. Çünkü uzun süre önce hukuka aykırı Ergenekon davalarının savcılığına soyunmuş olan sayın Reşat Petek'in bu tür hukuksuzlukları çok sürpriz değil doğrusu."

Çıray, "komisyonun İstanbul programı size göre neyi aydınlatır" sorumuzu da şöyle yanıtladı;

"Bunu Türk kamuoyunun takdirine sunuyorum. Mesela karakol ziyareti neyi aydınlatacak? Şehit ve gazi ailelerine saygımızı ortaya koyduk. 2 ev ziyareti neyi aydınlatacak? O gazilerimiz bize ne anlatacak? Oraya gidinceye kadar niçin gidip Mehmet Partigöç'ü ziyaret edip ne anlatacağını dinlemiyoruz?.."