REKLAMI GİZLE

“Cumhuriyetin SONU GELECEK”

Bu bir kehânet…Yüzlerce kehâneti olan ve yıllardır dünyanın gündeminden düşmeyen Nostradamus’un öngörüleri bu kez Türkiye’ye uyarlandı. Kâhine göre,

- A +

Bu bir kehânet…Yüzlerce kehâneti olan ve yıllardır dünyanın gündeminden düşmeyen Nostradamus’un öngörüleri bu kez Türkiye’ye uyarlandı. Kâhine göre, AK’lar ve KIRMIZI’lar karşı karşıya kalacak, cumhuriyetin sonu gelecek.

İpek Özbey
iozbey@doganburda.com


Üzerine filmler çekildi, kitaplar yazıldı. İlk büyük kehâneti, Fransa Kralı 2. Henry’nin düello meydanında aldığı yara neticesinde ölmesiyle başlayıp, her gerçekleşen kehânetiyle tüm insanlığı hayretler içinde bıraktı. Kimilerine göre Nostradamus, bir felaket tellalıydı, kimilerine göre kurduğu anlamsız dizelerle insanların kafasını karıştıran bir sapkın. Bir yandan da her öngördüğü hayatta bir karşılığını buluyor Nostradamus’un. 1. ve 2. Dünya Savaşları, Londra yangını, Los Angeles depremi, katledilen Fransız ve İngiliz saray mensupları, devrimler, liderler…

Tozlu raflarda duran kehanetler günü geldiğinde ve belki de gerçekleşmesine yakın zamanlarda üzerindeki tozu üflenerek gün ışığına çıkartılıyor. Bu kez konu Türkiye. Mahir Şanlı’nın yorumuyla, Şira Yayınları etiketiyle basılan kitapta. Türkiye’yle ilgili ilginç öngörüler yer alıyor. Aslında Nostradamus kehânetlerinde herhangi bir ülke adı zikretmiyor. İslamiyet’e karşı gibi algılanan Nostradamus’a bugüne değin Doğulu ülkeler pek ilgi göstermedi. Kâhine bu kez doğudan bir yorum geliyor.

Aşağıdaki dizeler, daha önce İtalyanlar tarafından da yorumlanmış. Türk bir yorumcu ele aldığında, bakın Türkiye için aşağıdaki dizeler nasıl bir anlam kazanıyor?

Devrimi temelden sarsıyor büyük bir kasırga

Yüzlerde artık peçeler, başlar örtülü

Cumhuriyetin sonu geldi artık

AK’lar-KIRMIZI’lar karşı karşıya…

Bu dörtlüğü ne kadar açıklamaya gerek var bilmiyoruz. Yine de tek tek satırların üzerinden geçelim.

“Devrimi temelden sarsıyor büyük bir kasırga…”
Kitapta, devrimin temelini sarsan büyük kasırga, 2007 genel seçimleriyle yüzde 48’lik bir oy oranıyla iktidarı ele geçiren ve sonrasında kanun ve kurumlar üzerinde büyük bir değişime girişen iktidar olarak değerlendiriliyor.

“Yüzlerde artık peçeler, başlar örtülü…”
Bu devam dizesi sokaklarda ‘siyasal İslam’ın simgesi niteliğindeki türbanın yeniden bu kadar yoğun olarak vücut bulması şeklinde yorumlanıyor. AK Parti’nin türban mücadelesi de cabası.

“Cumhuriyetin sonu geldi artık…”
Bu Nostradamus yorumunda iktidarın, güçlü bir şekilde yürütmenin başına geçmesi, sonrasında kamusal alanda etkisini hissettirmesi sonun başlangıcı.

“Ak’lar-Kırmızı’lar karşı karşıya…”
Ak’la kimin kastedildiği gün gibi aşikar. İktidarın sahibi AKP. Kırmızı da, Atatürk devrimlerini savunan cumhuriyet yanlılarını kastetmek için seçilmiş. Bayrağı oluşturan iki rengin bu ayrımda kullanılıyor olması, ülkedeki cepheleşminin keskinliğini ifade etmesi açısından da dikkat çekici.

Kitapta yer alan bir başka dörtlükse şöyle:

“Büyük Dünyanın ortasında geçer başa güçlü GÜL

Yeni tasarılar için halkın kanı dökülür

Gerçeği söylemek isteyenin ağzı kapatılacak

Gelmesi gereken, zamanından geç gelecek.”

Burada başa geçen ‘Güçlü Gül’, seçim sürecinde mensubu olduğu partiyi iktidara getirmeyi ve sonrasında bu üstünlükle Çankaya’ya çıkmayı hedefleyen Abdullah Gül’dür. Nostradamus yorumuna göre, ‘Gelmesi gereken, zamanından geç gelecek’ sözüyle de muhtemelen yeni bir lider kastediliyor.

Bir başka dörtlük tarikatlara ilişkin.

“Büyük bir tarikat, karşısındakilerin çarmıhını hazırlıyor.

Doğduğu yer Mezopotamya’dır.

Nehrin yakınındalar tüm cemaat

Ve mevcut düzeni can düşmanı görüyorlar.”

Türkiye’de cemaat-tarikat örgütlenmelerini ve bu örgütlenmenin ulaştığı boyutları düşününce, cumhuriyetin ilanından bu yana ne büyük bir gelişim sağladıklarını görebilmekteyiz. Ülkemizde etkisini gösteren tarikatların hemen hepsi Mezopotamya diye tabir edilen ve Fırat-Dicle arasında kalan coğrafya menşelidir. Birçok tarikat, cemaat ya da birkaçının birleşiminden oluşan yapılar, Nostradamus’un göstermeye çalıştığı şeyin ta kendisi olabilir. Ancak şu anda büyük ve güçlü bir potansiyele sahip olan Nurculuğun fikir babası Said-i Nursi’nin de Bitlis doğumlu olduğu düşünülürse, Nostradamus’un işaret ettiği tehlikenin kaynağı olarak ilginç bir ipucuna daha ulaşmış olduğumuz düşünülebilir. Tabii bunların hepsinin birer kehanet olduğunu da unutmamak gerekir.