Çevre

Çevrecilerden güçbirliği çağrısı: Daha fazla dayak yemek zorundayız

"Dayak yemeyen, biber gazıyla tanışmayan yurttaş yurttaşlık görevini tam yapmamış demektir"

29 Mayıs 2017 14:05

Antalya'da Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin taş ocaklarına karşı mücadele verirken öldürülmesini protesto için bir araya gelen çevreciler, çevre sorunlarına karşı güçbirliği çağrısı yaptı. Geçmişte Bergama köylüleriyle birlikte altın madenlerine karşı yürüttüğü mücadeleyle tanınan Oktay Konyar, "Dayak yemeyen, biber gazıyla tanışmayan yurttaş yurttaşlık görevini tam yapmamış demektir. Daha fazla dayak yemek zorundayız" dedi.

DHA'da yer alan habere göre, Antalya'da Değirmenönü Kültür Sanat Merkezi'nde forum düzenleyen çevre örgütleri temsilcileri ve HDP'liler, yaşadıkları bölgelerde karşılaştıkları çevre sorunları konusunda bilgi verip ortak mücadele için güçlerini birleştirme çağrısında bulundu.

Pos bıyıkları ve giydiği ağa çizmeleriyle dikkat çeken çevre aktivisti Oktay Konyar ise bu sistemi sallayabilecek bir direnişe ihtiyaç olduğunu söyleyerek, "Dayak yemeyen yurttaş, biber gazıyla tanışmayan yurttaş, eve sağlam dönen yurttaş yurttaşlık görevini tam yapmamış demektir. Türkiye'de ekolojiye karşı hukuki yoldan mücadele sonuçsuz kalıyor. Mahkeme kararlarını kazandık diye oturmak da olmaz. Hangi yargı kararları uygulandı? Hangisi yaşama geçti. Sivil itaatsizlik de bir mücadele yöntemidir. Biz doğrudan sivil itaatsizlik eylemleriyle yurttaş bilincini alanlarda gerçekleştirmek zorundayız. Daha fazla dayak yemek zorundayız."

"Donkişot Osman" olarak tanınan Uluslararası Çevre Gazetecileri Derneği Başkanı Osman Akkuş da, Türkiye'de insan hakları heykelinin bile abluka altına alındığını söyledi. Heykelin olduğu yerdeki çiçeklerin bile gözaltına alındığını iddia eden Akkuş, 31 Mayıs'ta Gezi olaylarının yıldönümünde benzer olayların yaşanabileceğinden korkulduğunu ileri sürdü. Akkuş, "Arkadaş onlar bizim gücümüzden korkuyor. Onların korkularının yarısını hissetsek, gücümüzün farkına varacağız" dedi. Ankara'da ateş yakılması ve türkü söylenmesinin de yasaklandığını kaydeden Akkuş, "Ankara Valiliği çeşitli yöntemlerle bizleri yıldırmaya çalışıyor. Ateş bu coğrafyanın genlerinde var. Şamanizmde Alevilikte ateş çok önemlidir. Ateşler yanmalı, ateşler hiçbir zaman sönmeyecek. Türküler de inadına o ateşlerin etrafında çığırılacak" diye konuştu.