'Bu iktidarın en büyük hatası iç ve dış politika dinamiklerini iç içe geçirmek'

Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu '2014 Biterken Türk Dış Politikasının Değerlendirmesi ve 2015’e İlişkin Öngörüler' başlıklı bir toplantı düzenledi

Onur Erem/BirGün
- A +

TÜSİAD merkez binasında Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu'nun ev sahipliğinde “2014 Biterken Türk Dış Politikasının Değerlendirmesi ve 2015’e İlişkin Öngörüler" başlıklı bir toplantı düzenlendi. Moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz'ın yaptığı toplantıda Milliyet gazetesi köşe yazarı Kadri Gürsel ve Radikal gazetesi dış haberler müdürü Fehim Taştekin konuşmacı olarak yer aldı.

 

Reaktif bir dış politika uygulanıyor

Konuşmasına Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dışişleri bakanlığı döneminde Türk dış politikasını “reaktif değil proaktif” olarak tanımladığını hatırlatarak başlayan Kadri Gürsel, “En başından beri dış politika proaktif değildi ve reaktif bir dış politika uygulayan bir ülke haline geldik” dedi. Gürsel, 8 Haziran’da Musul’un düşmesi ile 20 Ekim’de Amerika’nın Kobane’ye havadan yardımını 2014 yılının en önemli iki olayı olarak değerlendirdi ve Amerika’nın bölgedeki rolü için “Amerika’nın bölgeye atipik bir şekilde dönüşünü görüyoruz ve 1991’den beri üçüncü kez bunu yaşıyoruz. Fakat Amerika bu sefer zemine postallarını koymadan geliyor ama geliyor” ifadelerini kullandı.

 

'Hükümet dış politikayı kişiselleştirdi'

 

Suriye’ye yönelik politikalarında Türkiye’nin “hem IŞİD’ten kurtulmak hem de rejimi değiştirmek” isteğinde bulunduğunu belirten Kadri Gürsel “Bu konuda hasar kontrolü yapılarak idare edilecek bir durum var ama hükümetimiz kişiselleştirilmiş bir politikayla rejimin değişmesine rejimin değişmesine odaklanmış durumda” dedi. Gürsel, hükümetin dış politikayı içselleştirmesini de “Suriye’de rejimin ayakta kalması bir iç politika yenilgisi olarak algılanıyor. Bu iktidarın en büyük hatası iç ve dış politika dinamiklerini iç içe geçirmek” ifadeleriyle açıkladı.

 

Türk dış politikasına Rus standardizasyonu

 

Radikal gazetesi yazarı Fehim Taştekin, konuşmasında geçtiğimiz günlerde medyada yer alan Polonya’ya vizelerin kaldırılması ve Yunanistan-Türkiye arası Çanakkale köprüsü haberlerini örnek göstererek dış politika üzerine bir ‘algı operasyonu’ yapıldığını söyledi. Putin’in Türkiye ziyaretini değerlendiren Taştekin, “Putin, Erdoğan ile görüşmesinden sonra Güney Akım Projesinin iptal edildiğini açıkladı ve Türkiye, Rusya’yla yeni bir projeye başlayacağını duyurarak adeta AB’ye rest çekti” dedi. Bu ziyaretle birlikte Türk dış politikasının Rus standartlarına uygun yeni bir standardizasyon yarattığını ifade eden Taştekin, “Türkiye, Ukrayna politikasından vazgeçmiştir. Kırım konusunda da Rusya’nın tezlerini Erdoğan kabul etmiştir ve Putin onaylanmıştır. Oysa ki Türkiye önceden Kırım Tatarlarının kendi himayesinde olduğunu vurgulamıştı” açıklamasında bulundu.

Fehim Taştekin, konuşmasında yurtdışındaki Türkiye’nin Ortadoğu politikası ile üzerine yaklaşımları değerlendirdi. Kürdistan bölgesinde IŞİD’in Türkiye tarafından desteklendiği yönünde yaygın bir inanç olduğunu söyleyen Taştekin, İran diplomatlarının da Türkiye hakkında off the record (kayıt dışı) “Seküler hükümetler döneminde bile Türk-İran ilişkileri bu kadar kötü olmamıştı” açıklamalarının olduğunu belirtti. Radikal yazarı, Avrupa’nın Ortadoğu’da yaşananları iki fotoğrafta değerlendirdiğini belirtti ve “Bir fotoğraf 'Türkiye IŞİD’i destekliyor' olarak görülürken diğeri 'PKK IŞİD’e karşı savaşıyor' olarak görülüyor” dedi.

Okuyucu Yorumları

Bu Haberin Dahil Olduğu Konu Başlıkları

IŞİD, Kobanê'den çekildi

IŞİD, aylar süren çatışmaların ardından Kobanê'nin kontrolünü Kürt güçlerine bıraktı. IŞİD'in bölgedeki geleceği merak edilirken bölgede çatışmalar sürüyor... İşte IŞİD'e dair tüm haberler

Devamını Oku