• Tarih

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, çalışanları ve öğrencileri tarafından kaleme alınan metinde üniversitenin kampüslerinde son 5 yılda birçok kedinin vahşice öldürüldüğü belirtildi

T24

Boğaziçi Üniversitesi'nin Hisarüstü'nde yer alan Güney Kampüs ve Hisar Kampüs'lerinde 2008 yılından bu yana kimliği belirsiz kişiler tarafından kedi katliamı yapıldığı ortaya çıktı. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, çalışanları ve öğrencileri tarafından kaleme alınan metine göre, 2008 yılında 4 kedi yavrusu yakıldı, 3 kedi yavrusu tuğla ile öldürüldü, 2010'da bir kedi derisi yüzülmüş halde bulundu. Sosyal medyada dolaşıma giren metinde 2011-2012 yıllarında da birçok kedinin bıçak darbeleriyle ve üzerlerine asit atılarak öldürüldüğü ve yaralandığı belirtildi. 

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki hayvan cinayetlerine karşı imza kampanyasına katılmak için tıklayın...

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne çağrı yapılan metinde, 2008 yılında katliamları gerçekleştiren kişinin Boğaziçi Üniversitesi'nden atılmış eski bir öğrenci olduğu iddia edilirken, "kedi katliamları hakkında rektörlüğe daha önce şikayette bulunulmasına rağmen gerekli soruşturmanın yapılmadığı" ifadesi yer aldı.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, çalışanları ve öğrencileri tarafından yapılanın açıklamanın tam metni şöyle:

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Kamuoyuna,

“Yeni eğitim yılı başlarken, sizleri üniversitemizin her kademesindeki tüm mensuplarını ilgilendirdiğini düşündüğümüz önemli bir konuda bilgilendirmek istiyoruz: “

 

'2008 yılında 4 yavru kedi yakıldı...'

 

“Özellikle 2008 yılından bu yana, Güney Kampüs’te ve Hisar Kampüs’te insan eliyle, son derece vahşi biçimde işlenmiş ve benzer şekillerde tekrar eden kedi cinayetlerine rastlamaktayız. Farklı bölümlerde yüksek lisans ve doktoralarını yapan öğrenciler ve araştırma görevlileri olarak, yalnızca bizim tespit ettiğimiz, tekrar eden vakalardan örnek vermek istiyoruz:

2008 yılında, Güney Kampüsten Bebek Kapı'ya inen yokuşta aynı hafta içinde yakılarak öldürülmüş 4 kedi yavrusu bulduk. Aynı yıl, Tarih ve Sosyoloji bölümünde okuyan iki arkadaşımız Güney Kampüs Manzara'da üzerine tuğla atılarak öldülmüş 3 kedi ölüsü buldu, bunlardan birinin tuğla ile ezilerek öldürüldüğü aşikardı. “

 

'Kedileri tuğlayla öldüren kişi tespit eildi'

 

“Kedileri bulan iki arkadaşımız, bu kedileri tuğlayla öldüren kişiye yine Güney Kampüste rastlamışlardı; içkili ve madde bağımlısı olduğu kolayca anlaşılabilen, Boğaziçi Üniversitesi’nden uzan yıllar önce atılmış, eski bir öğrenciydi. “

 

'Okul yönetimini bilgilendirdik ama…'

 

“O dönem, okul içinde duyurmaya çalışıp, okul yönetimini güvenlik önlemi alması için bilgilendirmeye çalışmıştık. Sonuç alamadık.”

 

'2010 yılında da bir kedinin derisi yüzüldü'

 

“2010 yılında Güney Kampüsteki Garanti ATM sine derisi yüzülerek bırakılmış bir kedi ölüsü bulduk. Durumu Genel Sekreterliğe ilettik. O dönem Genel Sekreterimiz olan Sayın Yasemin Kahya konuyla yakından ilgilendi, Garanti Bankası ile görüşüldü ve ATM kamera görüntüleri talep edildi. Aynı hafta içinde bu korkunç vahşeti gerçekleştiren 3 öğrenci bulundu. 2 tanesi İktisat Bölümü mezunu, bir tanesi o dönem mezun olacak bu öğrenciler, kediyi derisi yüzülmüş halde bulduklarını ve hayvan cesedini "eğlenmek" amacıyla oraya bıraktıklarını söylediler. Okul yönetimi dava açmadığı için konu kapandı. Basın, hayvan hakları ve çevre örgütleri durumdan haberdar edilmişti, ancak son söz okul yönetiminin olan bir konuda adım atılamadı. “

 

'2011'de kedilerin üzerine asit döküldü'

 

“2011 yılında Güney Kampüsteki, özellikle okulda uzun yıllardır yaşayan ve barınan olgun kedilerinin birkaçının sırtında bıçakla açılmış derin yarıklar tespit ettik. Veteriner hekim, bu kedilerin insan eliyle kullanılabilecek kesiciyle yaralandığını ve üzerlerine asit türevi bir kimyasal döküldüğünü doğruladı. Bu kesme vakalarını yaygın bir şekilde duyurmaya çalıştık. Duyurularımız arttıkça kesme vakaları azaldı, ama ne yazık ki sonlanmadı. “

 

'2012'de iç organları çıkarılmış kedi bulundu'

 

“Son olarak birkaç hafta önce, Hisar Kampüs'te insan eliyle kesildiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde bariz olan, iç organları dışarı çıkarılmış bir kedi ölüsü bulundu. Kediyi bulan iki öğrencimiz, daha önceki vakaları bildiğinden, hayvanın cesedinden otopsi raporu talep ettiler. Veterinerden gelen rapor, yine benzer bir vaka olduğunu kanıtladı: Kedi insan eliyle kesilerek öldürülmüş, piyasada bulunması zor olan bir kimyasal kullanılmıştı. “

 

'Yine şikâyette bulunduk'

 

“Kediyi bulan arkadaşlar dilekçeleri eşliğinde gerekli belgeleri, Veteriner raporu ve kedinin fotoğrafları Genel Sekreterliğe ve Rektörlüğe teslim ettiler.

Boğaziçi Üniversitesi artık bir kedi cenneti değil; cani yöntemlerle kedilerin öldürüldüğü, bunu yapan şahısların serbestçe kol gezdiği ve her türlü operasyonu deneyebildiği bir kampüse dönüşmüş durumda!”

 

'Hayvan cinayetleri son bulsun'

 

“Bizler, Boğaziçi Üniversitesinin özgün doğa ve çevre duyarlılığı kültürünü yaşatması gerektiğine inanan ve bu hayvan cinayetlerinin bir an önce son bulmasını dileyen akademisyenler, çalışanlar ve öğrenciler olarak; hayvana yönelik şiddetin, barındırdığı canilikten öte daha geniş çaplı, insana yönelik şiddet olaylarının işareti ve istisnasız olarak başlangıcı olduğunu tüm kamuoyuna hatırlatmak istiyoruz.

Olayın bu boyutuyla birlikte herkesi hayvanseverlere destek olmaya ve hayvana yönelik basit gibi görünen ama Boğaziçi’nde sıkça yaşanan tekmeleme, üzerlerine sıcak çay dökme, sıkıştırma gibi faaliyetlerde bulunanları uyarmaya ve engel olmaya; söz konusu cinayetleri çevreleriyle, iş alanlarında, derslerde öğrencileriyle paylaşamaya çağırıyoruz. “

 

'Boğaziçi'nde hayvana yönelik şiddete önlem alınmalı'

 

“Başta Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Genel Sekreterliği'nden, yoğun emeklerle Türkiye'de istisani bir fauna ve flora korunumuna sahip hale getirilen Boğaziçi Üniversitesi'nde; hayvana yönelik şiddet eğilimini önleyici ve caydırıcı önlemler alınmasını ve düzenlemelere gidilmesini, okuldaki tüm öğrencileri, akademisyenleri, çalışanları bağlayan kampüs alanına dair bir güvenlik meselesinde yapıcı adımlar atılmasını talep ediyoruz.”