REKLAMI GİZLE

Dünya Kız Çocuklar Günü Konferansı'ndan: Benim hayalimdeki dünyada eşit kız ve erkek çocuklar var

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, 'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar: Kız Çocuklarının Bilim, Sanat ve Spor Yoluyla Güçlenmesi' temasıyla gerçekleştirilen konferansla kutlandı

- A +

Tüm dünyaya sessizliğe gömüldüğünde,
tek bir ses bile önemli olur...
Malala Yousafzai

Bu sene dördüncüsü düzenlenen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı, 'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar: Kız Çocuklarının Bilim, Sanat ve Spor Yoluyla Güçlenmesi' temasıyla gerçekleşti. 

2012 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda ilan edilen bu gün, kız çocuklarına karşı ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla kutlanıyor. Aydın Doğan Vakfı, bu konuda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla her yıl daha da büyüyen bir konferans düzenliyor. 

Konferans, kız çocuklarının geleceği şekillendirebilen ve toplumları dönüştüren bireyler olmaları önündeki engelleri kaldırmak, potansiyellerini ortaya çıkarmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılık oluşturmaya odaklandı. Düzenlenen panellerde, bilim, sanat ve sporun eğitimle birleşmesinin kız çocukları ve toplumların gelişimindeki önemine dikkat çekildi.

Dünyanın her yerinden katılımcının bulunduğu konferans, gençlerin rol modelleriyle buluşmasına olanak tanıdı. Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili Vuslat Güler Sabancı, UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle ve Women for Women International’ın kurucusu Zainab Salbi’nin açılış konuşmalarını yaptığı konferansta, milli voleybolcu Naz Aydemir Akyol, milli eskrim sporcusu Deniz Selin Ünlüdağ ve milli paralimpik sporcusu Öznur Alumur gibi isimler konuşmacı olarak sahneye çıktı.

Vuslat Doğan Sabancı: Toplumda tam eşitliğe ulaşmalıyız

Konferansın açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili Vuslat Doğan Sabancı, “Eğitimin önündeki engelleri kaldırıp kız çocuklarımızın tamamını fark yaratacakları, kendi gerçek potansiyellerini kullanacakları ilgi alanlarına yönlendirerek hayalini kurduğumuz dünyaya yaklaşmaya başlayabiliriz. Çocuklarımızın hayalini sadece birkaç meslekle ya da rol modeli ile sınırlandırmayarak toplumda ihtiyaç duyulan diğer alanlara yer açarak tam eşitliğe ulaşmalıyız” ifadelerini kullandı.

Kadınları sosyal ve ekonomik olarak destekleyen ve güçlendiren çalışmalarını 10 farklı ülkede yaklaşık 420 bin kadın için sürdüren Women for Women örgütünün kurucusu Zainab Salbi de konferansta gerçekleştirdiği konuşmadai kız çocuklarının ve kadınların güçlenmesinin önemine vurgu yaptı.

"Benim hayalimde kız çocuklarının kutlanmak zorunda olmadığı bir dünya var”

Konferansın ‘Sanat ve spor’ panelinde konuşan milli voleybolcu Naz Aydemir Akyol, T24’e yaptığı açıklamada “Bugün güzel bir gün ama benim hayalimdeki dünyada eşit kız ve erkek çocukları var, kız çocuklarının kutlanmak zorunda olmadığı bir dünya var” dedi. Bu gibi etkinliklerle kız çocuklarının içindeki gücü ortaya çıkarıp önlerindeki engelleri yıkmaları için uğraşıldığını söyleyen Akyol, “Bugünün önemi aslında bu konuda diğer insanları bilinçlendirmek” diye ekledi.

Dünyanın neresinde olursa olsun kız çocuklarının fırsat tanındığında çok başarılı olabileceğinin altını çizen Akyol, şöyle devam etti:

“Bu konuda biraz şanslıydım, annem ve babam voleybolcuydu. Bu yüzden sporun içinde doğdum. 9 yaşında voleybola başladım, 12-13 yaşında milli takıma seçildim ve 15 yaşında A takıma çıktım. Büyük şehirde yaşamak bir avantaj ancak bu demek değil ki daha dezavantajlı bölgelerde yaşayan kız çocuklarından daha iyi sporcu çıkamaz, aksine daha iyi sporcular çıkar. Çünkü bir şeyleri elde etmenin ne kadar zor olduğunu bildikleri için elde ettikleri şeylere daha iyi sarılıyorlar”

“İşe girmek istiyorsun, erkeklerden daha az maaş alıyorsun”

Toplumsal açıdan kızların önünde çok fazla engel olduğunu belirten Akyol, “O kadar çok engel var ki, hangisini sayacağımı bilmiyorum, kızların sorunları ergenliğe girdiklerinde başlıyor.  ‘Çok fazla sokakta görünme, açık giyinme, evde dur, onu yapma, okula gitme’ gibi. Bunlar, doğuyu ve batıyı harmanlayarak söylüyorum, her yerde farklı şekillerde oluyor. Üniversite okuyorsun, evde oturuyorsun, işe girmek istiyorsun, erkeklerden daha az maaş alıyorsun” sözleriyle yaşanan eşitsizliklere değindi.

Akyol, kız çocuklarının yaşadığı problemlerin çözümü için de şu çağrıda bulundu:“Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, medya ve bizler örnek rol modeller olarak ortak bir proje etrafında toplanmalıyız. Kurulacak iyi bir sistemle ve  medya desteğiyle dezavantajlı bölgelerdeki kız çocuklarına ulaşıp onların ailelerini bir şekilde eğitip çocukların önlerini açmasını sağlamalıyız.” 

“Sadece inanmaları, yolun yarısını tamamlamalarını sağlıyor”

Konferansta ‘Çocuk ve Gençler Rol Modelleriyle Buluşuyor’ panelinde konuşan 21 yaşındaki milli paralimpik sporcusu Öznur Alumur ise T24’e yaptığı açıklamada, kız çocuklarının aileler tarafından her zaman desteklenmesi gerektiğini söylerken, çocukların da kendilerine inanması gerektiğinden bahsetti. Alumur, “Kızlar bazı yerlerde köle gibi kullanılıyor, sanki sadece evlenmek zorundalarmış gibi davranılıyor. Kız çocukları çok güçlü, ben bunu başarabildiysem herkes başarabilir. ‘İnanmak başarmanın yarısıdır’ derler ya, ben inandım ve başardım. Sadece inanmaları, yolun yarısını tamamlamalarını sağlıyor” dedi.

Ünlüdağ: Başarı, pes etme ile son bir defa daha deneme arasında geliyor

17 yaşındaki milli eskrim sporcusu Deniz Selin Ünlüdağ de ailelerin, çocuklarının hedeflediği şeyleri desteklemesinin önemine vurgu yaparak T24'e şunları söyledi: 

“İnsanlar hep çocuklarının doktor, avukat olmasını istiyor ama asıl önemli olan çocukların ne istediği. Ben aileme her zaman ‘dünyanın en iyi sporcusu olacağım’ dedim ve onlar da beni destekledi. Aileler baskı kurup çocuklara zincir bağladıkça, çocuk o zincirleri ne zaman kırarsa kırsın yerine yenisi geliyor. Bir kız çocuğu olarak, herkese çok kolay bir dünyada yaşamasak bile, kesinlikle pes etmemelerini tavsiye ediyorum. Başarı, pes etme ile son bir defa daha deneme arasında geliyor.” 

"Bugün, kız çocuklarının günü"

Konferansın düzenlenmesinde Aydın Doğan Vakfı ile işbirliği içinde çalışan UNICEF’in Türkiye İletişim Bölümü Başkanı Sema Hosta da T24’e yaptığı açıklamada “Bugün kız çocuklarının günü, öncelikle bu gün kutlu olsun demek istiyorum. Hepimiz için çok özel bir gün” dedi. Türkiye’de yaşayan çocukların problemlerine değinen Hosta, “Türkiye’de çocukların durumuyla ilgili büyük başarılar elde edildi. Artık çocukların daha az sağlık problemi var, ilkokulda eğitime erişim konusunda kız ve erkek çocuklar arasında eşitlik sağlandı. Ancak bazı problemlerimiz devam ediyor. Ortaokulda kız ve erkek çocuklar arasında farklar, korumayla ilgili problemler, çevresel faktörler gibi” ifadelerini kullandı.

"Kız çocukları için kutlamalar yapıyoruz ancak bir de gerçekler var"

11 Ekim kutlamalarının güzelliğinin yanında bazı gerçekleri unutturmaması gerektiğini vurgulayan Hosta, alttaki istatistikleri de T24'le paylaştı: “Aslına bakarsanız kutlamalar yapıyoruz, kız çocuklarının eğitimin yanında bilim, sanat ve sporla güçlendirilmesi diyoruz ancak bir de gerçekler var. Dünyada 151 milyondan fazla kız çocuğu hala okula gidemiyor. İstanbul’daki 15-19 yaş arasındaki genç kadınların, onlarla aynı yaştaki erkeklere karşı iş sahibi olma olanakları üçte bir daha az. Sadece bu konuda üç kat daha fazla dezavantaj yaşıyorlar. Beni bir anne ve bir kadın olarak çok üzen gerçeklerden biri de dünyada 20 yaşının altındaki her 10 genç kızdan 1’i cinsel şiddete maruz kalıyor.” 

"Kız çocuklarının seslerini duyurmasına fırsat tanımalıyız"

Hosta, kız çocukları için hep birlikte mücadele etmemiz gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sonlandırdı: 

“Hiçbir çocuğu geride bırakmamamız gerekiyor. Hele kız çocukları hiç geride bırakılmamalı. Verdiğim rakamlar korkunç görünüyor ancak bunu değiştirebiliriz. Eğer hep beraber çalışırsak bunu değiştirebiliriz. Bir kız çocuğuna yapılan yatırım sadece o kız çocuğuna yapılan yatırım değildir. O insanlığa yapılan bir yatırımdır. Biz UNICEF olarak aynı şeyi söylüyoruz: Bir çocuğun bile ihmal edilmesinin maliyetini dünya ödeyemez. Problemleri çözmek için gerekli yasalar, yönetmelikler, mevzuatlar olmalı ve insanları bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Aileler neden kız çocuğuna yatırım yapması gerektiğini öğrenmeli. Kız çocuklarının kendi seslerini duyurmasına ve kendileri olmasına fırsat tanıyıp onları desteklemeliyiz. Bu hepimizin görevi."