REKLAMI GİZLE

"Ben çocuğumu okula gönderdim, okul cumaya"

"Veli-der olarak laik ve kamusal eğitim içi mücadele ediyoruz ve bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz"

- A +

Öğrenci Veli Derneği (Veli-der) tarafından düzenlenen “Uluslararası Laik ve Kamusal Eğitim” sempozyumunda, konuşan veli, Emine Korkmaz, “Ben çocuğumu okula gönderdim. Okul çocuğumu cumaya göndermiş Çocuklara ‘sizin dininiz imanınız yok mu?’ diyorlar. Ben çocuğumun din eğitimi almasını istesem imam-hatibe gönderirdim” diye konuştu.

Sempozyumun ikinci gününde ilk oturumun moderatörlüğünü Gazeteci Umay Aktaş yaparken Prof. Dr. Adnan Gümüş, Nurcan Korkmaz, Yrd. Doç. Dr. Beril Taşkın ve oyuncu Müfit Can Saçıntı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturumda ise Nejla Doğan moderatörlük yaptı. Bu oturumda öğrenci velileri deneyimlerini anlattı.

Birgün'de Yaşar Gökdemir'in haberine göre, Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan Gümüş “Eğitimde Ölçme Değerlendirme ve Sınavlar” konulu sunum yaptı. Bugünkü sınav sisteminin bir mantığının olmadığını ifade eden Gümüş, “Geçerliliği yetersiz sınavlardır bunlar. Böyle bir ölçme ve değerlendirme dünyada yoktur” dedi.

“Bugünkü sınav sisteminin mantığı yok”

Gümüş’ün konuşmalarından sonra sempozyum Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri’nden Akademisyen Nurcan Korkmaz “Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Sınavlardaki Başarı Ortalamalarının Değerlendirilmesi” başlıklı sunumuyla devam etti. “Bizim sınavlarımızla uluslararası sınavlar arasında herhangi bir fark yok” diyen Korkmaz, “Bu sınavları pedagojik açıdan incelememeliyiz. Bu politik, siyasal bir sorundur. TEOG sınavından alınan sonuçlarla PISA sınavından alınan sonuçlar arasında bir fark yok. Bu sınavlar neoliberal düzene uygun. Toplumsal sınıfların yeniden üretimini sağlıyor” diye konuştu.

Korkmaz’dan sonra Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Beril Taşkın “Sınavlar ve Öğrenciler Üzerindeki Psikolojik Etkileri” konulu sunum yaptı. Taşkın, “Yapılan sınavın niteliğini, etkinliğini ve verimliliğini göz önünde bulunduran bir sistem çocukların ruh sağlığına daha uygun olacak. Bu sistem, çocuklara verilecek güzel, zevkli, eğlenceli bir eğitimi engelliyor” şeklinde konuştu.

Taşkın’ın açıklamalarından sonra oyuncu-senarist-yönetmen Müfit Can Saçıntı “Türkiye’nin Kültür ve Sanat Politikaları Doğrultusunda Sanat Okullarının Ölçme Değerlendirme Sistemi İçindeki Yeri” başlıklı bir sunum yaptı. Saçıntı, “Sunum başlığını hazırlayan arkadaş yöneticilere iltifat etmiş. Bugün kültür sanat politikası yoktur. Bizim kültürle ilgili bakanlığımızın adı Kültür ve Turizm Bakanlığı’dır. Aynı bakanlık Antalya’da bir köydeki işletmenin brokolisinden de bir resim sergisindeki Bedri Baykam’dan da sorumlu” ifadelerini kullandı.

İkinci günün ikinci oturumu moderatörlüğünü Nejla Doğan’ın yaptığı “Atölye Sorunları” konusuyla devam edecekti. Programda yapılan değişiklikle, mücadele veren velilere söz verildi. Emine Korkmaz, Nurdan Boz, Günay Emir, Elif Yüce, İpek Gürbüz ve Orkide Kuleli açıklamalarda bulundu.

“Çocuğumu okul cumaya göndermiş”

Emine Korkmaz, “Ben çocuğumu okula gönderdim. Okul çocuğumu cumaya göndermiş Çocuklara ‘sizin dininiz imanınız yok mu?’ diyorlar. Ben çocuğumun din eğitimi almasını istesem imam-hatibe gönderirdim” diye konuştu.

“Yas tutmak gibi bir şey yapmadım”

Oğlunu okulun fiziki ortamındaki yetersizlikten ötürü kaybeden Nurdan Boz ise, “8 yıldır mücadele etmekten vazgeçmemiş bir anne olarak çocuklarımızın okullardaki güvenliklerinin sağlanmasını tekrar talep ediyorum. Yas tutmak gibi bir şey yapmadım. Hep mücadele ediyorum. Devlete ‘nasıl 6 yaşındaki bir çocuk tuvalette hayatını kaybeder?’ diye anlatmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

İsmail Tarman Ortaokulu’nun velisi Günay Emir, “Bir sabah kalktığımızda okulumuz imam hatibe dönüştürüldü. Çeşitli yerlere başvurularda bulunduk. 6 ay okulun önünde eylemlerimiz oldu. Velilerimiz mücadeleyi hiç bırakmadı.” şeklinde konuştu.

Bostancı İlkokulu velilerinden Elif Yüce, “Başka yere taşınacak okulumuzun yeterli dersliğin olmadığını yarıyıl tatilinden sadece bir hafta önce haberimiz oldu. Yaşadığımız olaylar bir kişi olsa da mücadele etmemiz gerektiğini gösterdi” dedi.
Kavacık Borsa İlkokulu’ndan İpek Gürbüz, “Okul bahçemize kurulacak başka bir kurumdan haberimiz oldu. Özellikle ilkokul bahçemize lise yapacaklardı. Ama biz Veli-der ile karşılaştık. Onların yol göstermesiyle bir direniş yaptık” diye konuştu.

Proje okullarıyla ilgili mücadele eden Orkide Kuleli, “Kendimizden başka umudumuz kalmadı. Sistematik saldırıya karşı örgütlü bir şekilde karşı çıkmalıyız” dedi.
 

“Eğitim alanını kaybedersek başka alanları da kaybederiz”

Son oturumun ilk sunumunu Ünal Özmen’in “Türkiye’de Laik ve Kamusal Eğitim Mücadelesi” başlıklı sunumuyla devam etti. Özmen, “Eğitim alanı kamusallıktan çıkarsa diğer alanları da kaybederiz” diye konuştu.
Özmen’in konuşmasından sonra Veli-der’in kurucusu Mürsel Ünder’in “Laik ve Kamusal Eğitim Mücadelesinde Veli-der Pratiği” başlıklı bir sunumuyla sempozyum devam etti. Ünder, “Veli-der olarak laik ve kamusal eğitim içi mücadele ediyoruz ve bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.