Gündem
Deutsche Welle

'Asıl hedef IŞİD değil'

Türkiye'nin terörle mücadele amacıyla IŞİD ve PKK mevzilerine karşı başlattığı askeri operasyona Alman yorumcuların da başlıca konusu.

28 Temmuz 2015 22:57


Aachener Zeitung gazetesi Türkiye’nin başlattığı sınır ötesi operasyonlarda erken seçim hesaplarının rol oynadığı görüşünde:

Gerçi NATO’nun, terörizm ile mücadelesinde Türkiye’ye güçlü dayanışma taahhüt etmesi iyi olmuştur. Ama ittifakın Kürtlere yapılan saldırılardan bahsetmemesi de bir o kadar iyi olmuştur. Böylece, Türkiye’ye ‘dillendirilmemiş mesafe’ konmuş oluyor. Bu daha da fazlası ve belki Türkiye’ye verilmiş bir ihtar da olabilir. Çünkü peşmergenin katkısı olmadan IŞİD’i yenmek değil püskürtmek bile mümkün olmaz. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in görevi Türkiye’ye bu durumu anlatmak olmalıdır. Ancak kendisine kulak verileceği sanılmamalı. Erdoğan’ın gözü erken seçim ihtimalinden başkasını görmüyor.”

Straubinger Tagblatt gazetesi yorumunda Türkiye’nin asıl amacının PKK ile mücadele etmek olduğunu öne sürüyor:

“Ankara IŞİD’i değil, aslında Kürtleri hedef alıyor. Öncelikle ABD Başkanının IŞİD kasaplarına karşı Türkiye’den beklediği ataktan eser yok. Bölgedeki zaten son derece zor olan çok cepheli durum açıklık kazanmak şöyle dursun, daha da belirginsizleşiyor. Dolayısıyla tehlike de artıyor. Nedeni Washington’un, eylemleriyle kimsenin dost ile düşman arasında ayırım yapmasına imkan tanımayan bir ortağıyla ittifak kurmuş olmasıdır.”

Die Welt gazetesi de Türkiye’nin terörle mücadelesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iç siyasi hesaplarının rol oynadığı tezini işliyor:

“Erdoğan sadece IŞİD ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeyip aynı zamanda iktidarını kuvvetlendirmek için krizden yararlanmaya da çalışıyor. Yine de IŞİD politikasında ne kadar hata yapmış olursa olsun Türkiye NATO’nun ve özellikle de Almanya’nın desteğine lâyıktır. Önce NATO: Türkiye’nin ittifakın güneydoğu kanadında oynadığı anahtar rolünü başka hiçbir ülke üstlenemez. Almanya’ya gelince: Almanya en eski müttefikinin Türkiye olduğunu unutamaz. NATO Konseyi son oturumunda bu gereği ‘güçlü dayanışma’ ifadesiyle vurgulamış oldu. Dayanışma aynı zamanda bütün müttefiklerin menfaatinedir de.”

Çin hükümetinin piyasaları istikrara kavuşturmak için yaptığı yardımların etkisiz kalacağı korkusu yatırımcıyı paniğe sürükleyince Şanghay borsası haftanın ilk seansını yüzde 8,5’luk kayıpla kapattı. Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumunda, borsa krizlerinin bulundukları bölgeyle sınırlı kalmayıp bütün dünya ekonomisi açısından tehlike yaratabileceğine işaret ediyor:

“Almanya Merkez Bakası haklı olarak, Çin ekonomisinin çökmesinin Almanya’yı da girdaba sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. İnsanlık tarihinde ender rastlanan ve şimdi sona yaklaştığı anlaşılan müthiş ekonomik gelişmeden kârlı çıkan ülkelerin başında Almanya geliyor. Sözünü ettiğimiz çağda Çin, Rusya, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler yüksek büyüme hızlarıyla dünya ekonomisini sürüklemişti. Sanayi ülkeleri güç kaybederken genç sanayi ülkeleri ekonomiye can verdi. Almanya açısından talihli bir dönemdi. Her şeyin kendiliğinden olduğuna kendimizi alıştırmıştık. Ancak Alman ekonomisinin canlanmasında şansın da rolü vardı. Petrol ucuzlamış, Euro Dolar karşısında değer kaybetmiş ve genç sanayi ülkeleri yüksek büyümeyi yakalamıştı. Bereket döneminin kapanmaya yüz tutması dünyanın sonunu getirmez. Ama Almanya’nın siyaseti ve ekonomisiyle kendini şimdiden geleceğe hazırlaması iyi olur.”

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle