Çevre

Artvin'de şehir içi HES'e mahkeme 'dur' dedi

Rize İdare Mahkemesi, Artvin'in Arhavi ilçesinde Türkiye'nin ilk şehiriçi HES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi

22 Ağustos 2014 01:37

Rize İdare Mahkemesi, Artvin'in Arhavi ilçesinde şehir merkezinde yapılan Türkiye'nin ilk şehiriçi HES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi

Radikal.com.tr'den İdris Emen'in haberine göre, Artvin’in Arhavi ilçesinde şehir merkezine yapılan Kavak Hidroelektrik Santrali (HES) için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu raporu verilmişti. ÇED olumlu raporu hazırlanırken Kapistre deresindeki canlılar için hayati öneme sahip olan ‘can suyu’ ölçümünün yanlış yapıldığını ve HES’in faaliyete girmesi durumunda Kapistre deresinin tamamen kuruyacağını savunan bölge halkı Rize İdare Mahkemesi’ne başvurunca, mahkeme bilirkişiden can suyu ile ilgili ek inceleme istedi.

Bilirkişi heyeti, ÇED olumlu raporu alınırken can suyu ölçümü yapıldığı iddia edilen bölgeyi tekrar inceledi. İncelemeler sonucunda heyet firmanın, ‘ıslak çevre yöntemi’ hesaplamaları yaparken Kapistre deresinin HES projesinden hiç etkilenmeyen bölgelerinde can suyu ölçümü yaptığını tespit etti. İncelemeler sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu Rize İdare Mahkemesine ilettildi.

 

HES’i durduran 7 kusur

 

Bilirkişi raporunu inceleyen Rize İdare Mahkemesi şirket tarafından hazırlanan ÇED olumlu raporunun yetersiz olduğu ve raporda eksiklikler bulunduğu tespit etti. Mahkeme, ÇED olumlu raporunu hukuka aykırı bularak Kavak HES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararda ÇED olumlu raporundaki eksiklikler şu şekilde sıralandı:

1 - ‘Mahkememizce kesif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve taraflara tebliğ edilen ilk bilirkişi raporundan sonra müdahil şirket tarafından Nisan 2014 tarihinde hazırlatılan ve davalı idareye sunulan kümülatif etki değerlendirme raporunun Türkiye ’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu formatına ve içeriğine uygun olarak hazırlanmadığı konusunda bilirkişilerce ek bilirkişi raporunda tespitte bulunulmuştur.

2 - ‘’İkinci husus, can suyunun hesabı konusunda dava konusu proje sahibi müdahil şirket tarafından yapılan çalışmanın yetersizliğidir. ÇED raporunda can suyu hesabı konusunda esas alınan ıslak çevre yönteminde enine kesit profilinin yerinin DSI XXII. Bölge Md. 22-49 Kapistre Deresi Üzerindeki AGI’ye ait olup bilirkişi raporuna göre bu nokta ıslak çevre metodunda tanımlandığı gibi, ‘regülatör ile santral binası arasındaki en kritik nokta’ tanımlamasına uymamaktadır.
 
3 - ‘’Proje kapsamında iletim tüneli inşası sırasında yeraltında Patlatma yapılacak olup bu patlatmalarla ilgili ÇED raporunda herhangi bir hesaplama yapılmaması bir eksikliktir. Her ne kadar bilirkişi raporunda patlatmalar yeraltında yapılacağından civardaki yerleşimler açısından önemli bir rahatsızlık oluşturmayacağı düşünüldüğü belirtilmekte ise de patlatmanın canlılar ve yerleşim yerleri üzerindeki gerçek veya gerçeğe en yakın olumsuz etkilerinin saptanabilmesi ve değerlendirilebilmesi için patlatma yapılacak alandaki canlıların üreme bölge ve dönemlerinin, patlatma miktar ve zamanının açık bir şekilde ÇED raporunda yer alması gerekmektedir.’’

4 - ‘’Beşinci husus, ÇED raporunda belirlenmesi gereken patlatma konusundaki detayların yerbilimi açısından değerlendirilmesinin yapılmamasıdır.’’

5 - ‘’Pasa depolama alanı olarak seçilen yerler Topografik açıdan uygun olmadığı gibi bu amaçla seçilen yerlerde dik şevli depolama yapılarak gerekli hacim oluşturulsa bile ortaya çıkacak nihai görüntü peyzaj açısından sıkıntılı olacaktır.’’

6 - ‘’ÇED raporunda kesilecek ağaç sayısının sayısal olarak verilmemesi ve çevresel etkilerinin değerlendirilmemesi, ayrıca bunların olumsuz çevresel etkileri olacaksa bu etkilerin giderilmesine yönelik tedbirlerden söz edilmemesi, proje alanında peyzaj ögeleri yaratmak veya diğer amaçlarla yapılacak saha düzenlemelerinin ne kadar alanda, nasıl yapılacağı, bunun için seçilecek bitki ve ağaç türleri detaylı olarak yer almaması ÇED raporunun eksik diğer yönüdür.’’

7 - ‘’Müdahil şirketin keşif tarihinden sonra 10.02.2014 tarihli yazısı ekindeki ÇED raporundaki değişikliklere ilişkin gerekçe raporuna bakıldığında kurulu gücün düşürüldüğü, santral binası, cebri boru hattı, yükleme havuzu ile regülatörlerin yerlerinde değişiklik yapıldığı, kuyruk suyu kanal uzunluğunun kısaltıldığı görülmekte olup, bu tür kapsamlı değişikliklerin dava konusu ÇED Olumlu kararına olan etkilerinin yine ‘Kapsam Belirleme ve inceleme Değerlendirme Komisyonu’nca değerlendirilmesi gerekmektedir.’’

 

‘Proje iptal edilsin’

 

Kapistre deresinin üzerinde sekiz HES projesinin bulunduğunu söyleyen Arhavi Doğa Koruma Platformu üyesi Hasan Sıtkı Özkazanç yürütmeyi durdurma kararını şöyle değerlendirdi: ‘’biz başından beri ÇED olumlu raporunun idarenin çizdiği kural ve çizgilere uygun olmadığını savunduk.

Nitekim mahkeme de, ÇED olumlu raporunu hukuka aykırı bularak HES inşaatını durdurdu. Bölge halkı olarak şehir merkezine yapılan ve insanların, canlıların yaşam alanını tehdit eden bu HES projesinin tümden iptal edilmesini istiyoruz. Bu nedenle HES’lerin durdurulması için Artvin halkı olarak yarın saat 13:00’da Arhavi Cumhuriyet Meydanı’nda HES’lere karşı bir miting yapacağız.