Gündem

'Anayasal çoğunluk elde edersem başkanlık için koltuğu bırakırım'

Davutoğlu: Koltuğu bırakmakta bir an bile tereddüt etmem

23 Mayıs 2015 13:01

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasanın milletin kaderiyle ilgili bir konu olduğunu kimsenin bunu şahsileştirmemesi gerektiğini belirterek, “Başkanlık sistemini kapsayacak yeni anayasa için önceliğimiz uzlaşma. Olmazsa mevcut anayasanın öngördüğü çoğunlukla yaparız” diye konuştu. Davutoğlu, “Seçimlerde Anayasal çoğunluk elde edersem, bir an bile tereddüt etmeden ülkem için ne gerekiyorsa onu yaparım” dedi.

Seçim mitinglerini her güne üç il sığdırarak devam ettiren Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sinop, Tokat, Amasya durağında Star gazetesinden Şerife Güzel’e konuştu.

Hedeflerinin, ‘Anayasal çoğunluğu elde etmek’ olduğunu vurgulayan  Davutoğlu, Başkanlık sisteminin getirilmesiyle ilgili şahsi bir tereddüt taşımadığını vurguladı.

Davutoğlu, “Seçimlerde Anayasal çoğunluk elde edersem, bir an bile tereddüt etmeden ülkem için ne gerekiyorsa onu yaparım” dedi. Bşabakan Davutoğlu’nun, STAR’ın soruları üzerine yaptığı değerlendirmeler şöyle:

 

'Kasıtlı anketler yapılıyor'

 

“Eğilimine göre son derece uçuk şekilde AK Parti’yi aşağıda göstermeye çalışanlar da var. Alanlarda olağanüstü coşku var. İstanbul mitinginden sonra coşku daha da arttı. Şu an heyecan uyandıran yegane parti AK Parti. Türkiye’nin genelinde bu etkiyi uyandıran parti yok. Bu seçimler de şunu gösteriyor ki, Türkiye’nin kaderiyle AK Parti’nin kaderi örtüşüyor. AK Parti’nin iktidarında bir şüphe yok. Ama hangi güçte, ne kadar iktidar olacağımız konusu oranlara bağlı. HDP’nin ilk seçimi olması önemli ama programımı yaparken başka partilerin performansına bakmam, ben kendi işime bakarım.”

 

'Hedef anayasal çoğunluk'

 

“Hedefimiz yeni Anayasa. Onun içinde başkanlık sistemini de ele alacak şekilde güçlü iktidara ulaşmak. Yöntem de açık. Anayasadan hareketle başkanlığa varmak. İşin özü anayasadır. İnsan onurudur. Başkanlık, yani idari sistem bunun çatısıdır. Önce temel haklar, vatandaşlık, kişisel özgürlüklerin sağlam bir yere oturması, bunları koruyan bir sistem olarak başkanlığın inşa edilmesi lazım. Orada güçler ayrılığı ve diğer unsurları içine alacak şekilde ele alınması.”

 

'Öncelik uzlaşmada'

 

“Anayasa’nın mümkün olan en geniş tabanla oluşması, değilse Anayasanın öngördüğü çoğunlukla yazılması lazım. Bunu yapabilecek güce gelirsek takip edilecek yol farklıdır. Değilse, oturup konuşulur. Bu milletin kaderiyle ilgili bir konu, kesinlikle şahsileşmemeli. Sadece Cumhurbaşkanımıza karşı oldukları için Başkanlık’ı tartışanlar, sivil anayasada en önemli takozu koymuş olurlar. Bunu soğukkanlılıkla konuşacak ortamın oluşmasına herkesin katkıda bulunması lazım.”

 

'Erdemimizi itiraf ediyorlar'

 

“Burada çok çirkin bir şey yapıyor özellikle (HDP Eşbaşkanı Selahattin) Demirtaş. ‘Başbakan kendi sonunu getirecek sürece destek veriyor’ diyor. Aslında, dolaylı yoldan erdemimizi itiraf ediyor. Benim için bu kesinlikle şahsi ikbal meselesi değil. Ben 81 vilayete giderek böyle bir çalışma sonrasında seçimi kazandığım halde Türkiye’nin menfaati gereği koltuğumu bırakabilecek bir şeyi göze alabiliyorsam, onların bundan ders alması lazım. 8 ayda bir saat dahi tatil yapmamış biri olarak söylüyorum; eğer anayasal çoğunluk elde edersem bir an bile tereddüt etmeden ülkem için ne gerekiyorsa onu yaparım ve arkama da bir an bile bakmam. Aramızdaki ahlak farkı bu.”

 

'PKK baskısına karşı tedbir alındı'

 

 (‘HDP’den başka partinin girmesi tehlikeli ve yasaktır’ yazan pankartı kastederek) Bunu yalanlaması mümkün değil Demirtaş’ın. Seçim güvenliği konusunda hiçbir taviz vermeyiz. Tehditlere karşı hemen gereken tepkiyi gösteriyor, önlemi alıyoruz. Vatandaşlarımız cesur olmalı ve kamu güvenliğine, düzenine güvenmeli.

 “Seçime gölge düşürmek için HDP’ye saldırıyı kullanıyorlar. Görüntüler var, adamın kimliği var. Daha önce DHKP-C’den tutuklandığı var. Tartışılır tarafı yok. (DHKP/C’nin “HDP’li dostlarımıza geçmiş olsun” açıklaması) Bu dayanışma güzel. Aslında gösteriyor ne olduğunu.

“Birinin yükselişi diğerine bağlı. Bu paslaşmalar bile 7 Haziran’la ilgili dolapları açıkça ortaya koyuyor.”

 

 ‘Merkez ülke’ kitabımdan alıntı

 

 “Merkez Ülke” projesi, 1999’da yazdığım ‘Stratejik Derinlik’ kitabından alıntı. Kitabın arka kapağındaki tanıtım açıkça yer alıyor. Bunları söylediğimiz için, bizi yeni Osmanlıcı ilan ettiler. ‘Afro Avrasya’ kavramını da o kitapta yazana kadar kullanan yoktu. Yüzsüzlüğe bakın ya.”

 

‘Sosyal projeler de çalıntı’

 

Sosyal destek programlarına bakın; İşkur’la ilgili 17 vaadi var, 17’si de bizden alınma ve uygulanmış, halen uygulanmakta olan politikalar.”

‘Özel güvenlikçileri mağdur etmeyiz’

“Hiçbir özel güvenlikçi mağdur edilmeyecek. Bazı özel yerlerde, adliye, havalimanı gibi kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren yerlerde emniyete bağlı bir güvenlik yapılanması oluşacak. Bunu seçim sonrası ele alacağız.”

 

‘Meydandakilerin gözünün içine bakıyorum’

 

“Mitinglerde didaktik şekilde metin okusam onlar da yorulur ben de yorulurum. Değişik bir üslup geliştirdik. Burada da sınıfta dolaşır gibi dolaşıyorum. Hepsinin gözü dalmasın bir yere diye. Her birini tanırım gözlerinden. Kişilerle göz göze geldiniz mi onlar etrafı hareketlendiriyor. Binlerce kişinin arasından seçiyorum. Ders anlatırken de öyle yapardım. Akşam 6’dan sabah 5’e kadar 12 saat aralıksız ders verdiğimi bilirim. 24-25 kişilik bir gruba aralıksız ders vermiştim. Dinler tarihi. Arada bir yatsı namazı kıldık. Sabah namazına da Süleymaniye’ye gitmiştik. Derslerde birinin gözü kaysa tempom düşer.”

İlgili Haberler