• Tarih

Fuck For Forest belgeseli !f İstanbul’un en ilginç yapımlarından biriydi. Peki kim bu insanlar?..

T24

Amazon Ormanları’nı kurtarmak için porno film çeken bir grup aktivist hikâyelerini anlattı. !f İstanbul’da da gösterilen “Fuck For Forest” belgeselinin yönetmeni Michal Marczak, belgesel içinDoğayı gerçekten bu kadar çok mu seviyorlardı, yoksa bu rahatça sevişmek için muhteşem bir bahane miydi? Bu bir hayat tarzı mıydı? Bir kaçış mı? Neden başka bir yerdeki değil de Amazon’daki insanları kurtarmaya çalışıyorlardı?” dedi.

Cumhuriyet gazetesinden Deniz Ülkütekin’in “Doğanın kurtuluşu için özgürce sevişiyorlar” başlığıyla yayımlanan (24 Şubat 2013) söyleşi şöyle:

 

Doğanın kurtuluşu için özgürce sevişiyorlar

 

Fuck For Forest belgeseli !f İstanbul’un en ilginç yapımlarından biriydi. Peki kim bu insanlar? Porno film çekerek Amazon Ormanları’nı kurtarmaya çalışan bir grup aktivistin hikâyesini bir de kendi ağızlarından dinleyelim.

Natty: Pek çok büyük organizasyon, bizzat doğayı mahveden kurumlar tarafından destekleniyordu ve bu yeterince ikiyüzlüydü zaten. FFF ekibiyle ilk tanıştığımda bu benim için fazla çılgıncaydı çünkü öncesinde cinselliğim ve vücudum hakkında bir hayli utangaçtım. Ancak doğanın kendisinden korkmamaya ve kendimi zorlayıp, programlanmış utangaçlık ve suçluluk duygusundan kurtulduğumda neler olabileceğini görmeye karar verdim. Sonuçta vücuduma karşı koyduğum sınırlar ortadan kalktı ve korkularla yüzleşmenin ne kadar faydalı olabileceğini gördüm. Karşıma çıkan şey de oldukça ilgimi çekti çünkü insanların cinsellik yoluyla kendini ifade ediş biçiminin medyanın bize sunduğundan çok daha farklı olabileceğini gördüm çünkü aslında insanların çoğu gerçekten sevişmenin ne demek olduğunu bilmiyor. 

 

- Bütün grup üyeleri videolarda yer alıyor mu? Yoksa bir işbölümü mü söz konusu?

- Gruptaki herkes birer aktivist ve etrafta oldukları her an çekim yapıyorlar çünkü çekimler önceden planlanmıyor, spontane şekilde gelişiyor. Ayrıca herkes video ve fotoğraflarda görünerek kendini ifade ediyor. Bu da kişinin kendi cinsel tercihlerine göre değişiyor. Kimisi doğal çıplaklıktan hoşlanıyor ve sadece doğada çıplak olarak görünmek istiyor. Bazısı ateşli grup seksten hoşlanıyor, bazısı partneriyle şevişmesinin görüntülenmesini, bazısı da eylem ve performansların bir parçası olmak istiyor. 

 

- Bildiğimiz kadarıyla kazandığınız parayı bağışlayacak bir organizasyon bulmak da problem haline gelmiş. Bu sorunu nasıl çözdünüz?

- Aslında zaman içinde bu sorunu aşmak daha kolay oldu çünkü idealist bir şekilde sadece doğayı korumak için çalışan yerel gruplara ulaşmaya başladık. Başlangıçta Tommy ve Leona, bağışı kabul eden ama bunu etik yollardan kazanmadıklarını düşündükleri için duyulmasını istemeyen organizasyonlarla sorunlar yaşadı. Dünyayı koruma amacını paylaşan birçok organizasyon arasında büyük bir yarış olduğunu görmek de fazlasıyla üzücüydü. Bu organizasyonlarda çalışan insanların birbirlerine destek olacakları yerde, ayaklarını kaydırmak için uğraştıklarını görmek benim için şok ediciydi. Bunu görünce gerçekten iyi birşeyler yapmanın ne kadar zor olduğunu anladım ancak dediğim gibi sonrasında uluslararası çalışan büyük organizasyonları bırakıp yerel gruplara odaklandık ve hâlâ bizim bağışlarımıza ihtiyacı olan ve doğaya geri verdiğimiz aşktan korkmayacak ekolojik gruplar için arayış içindeyiz. 

 

- 2004’teki Cumshots konserinde Tommy ve Loeona’nın sahnedeki performansından sonra FFF birtakım yasal problemler yaşamış. Bu problemleri nasıl aştınız?

- Grubun merkezini Oslo’dan Berlin’e taşıdık ve sorun çözüldü. Öte yandan, FFF olarak bu olaydan sonra doğayı özgürleştirmek adına pek çok benzer performans yaptık. Vücutlarımıza karşı daha liberal bir bakış açısı getiriyoruz, bu doğayı ya da hayvanları koruma temasına göre değişkenlik gösterebilir ama bir yandan da vücutlarımızın ve aşkın özgürleşmesi adına mücadele ediyoruz. Kendi vücutlarından korkan insanlarla atölye çalışmaları yapıyoruz ve içlerindeki güzelliği görmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Pek çok ülkede, çıplak olmak ve güneşin tadını çıkarmak isteyen insanlar tutuklanır. Dünyanın neresinde tutuklanma korkusu olmadan açıkça sevişebilirsiniz ki? Öte yandan havanızı ve suyunuzu kirleten ve bunun bedelini size ödeten insanlar sokakta özgürce dolaşabilir. İlaçlı tohumlar sayesinde artık yiyeceklerimiz bile manipule ediliyor, doğa bize ihtiyacımız olan her şeyi bedavaya verirken kimyasal üretim yüzünden hepimiz sistemin çarklarına dahil ediliyoruz. Bir gün paranın bizi mutlu edemeyeceğini anlayacaklar çünkü eninde sonunda doğayı kirleten ve ondan korkan yine insanlar.

 

‘Seks hikâyenin bir parçası’

 

Fuck For Forest belgeselinin yönetmeni Michal Marczak için bu yapımı ortaya çıkarmak başlı başına ilgi çekici bir deneyim olmuş. 

 

- FFF’yle nasıl temasa geçtiniz?

- Onlara bir mail attım ve yaklaşık altı ay sonra cevap geldi. Bir çalışma ortaklığı kurmak her zaman birbirini test etme sürecidir. Başlangıçta herhangi bir amacım yoktu. “Eğer biraz uyum yakalayabilirsek harika olur” diye düşünmüştüm. Eğer yakalayamazsak bu da birlikte bir film yapamayacağımız anlamına gelecekti.

 

- FFF içinde belgesellerini çekmeye değecek pek çok hikâye olduğuna eminim ama sizi ilk başta bu işi yapmaya yönelten dürtü neydi?

- Başta ilgimi çeken şey basit şekilde yanıtlanamayacak sorulardı. Neden bunu yapıyorlardı? Doğayı gerçekten bu kadar çok mu seviyorlardı, yoksa bu rahatça sevişmek için muhteşem bir bahane miydi? Bu bir hayat tarzı mıydı? Bir kaçış mı? Neden başka bir yerdeki değil de Amazon’daki insanları kurtarmaya çalışıyorlardı?

 

- Neden hikâyeyi Danny’nin etrafında anlatmaya karar verdiniz? Onu bu kadar özel kılan neydi?

- İzleyiciyi, gruba katılsalar nasıl olurdu havasına sokmayı düşünüyordum. Danny de gruba yeni katılmıştı ve bu dünyayı onun gözünden göstermek istedim. Ayrıca ruhunda pek çok dert barındıran, adeta Haçlı Seferleri’yle çarpışan ve çok az başarı şansı olan oldukça sinematik bir karakterdi. 

 

- Amazon Ormanları’nda işler FFF için pek yolunda gitmemiş...

- Altı yarı çıplak insanların Amazon Ormanları’nda dolaşması yapılacak en güvenli şey değil. Oradaki yerlilerin çoğu ultra-Katolik.

 

- FFF hakkında olumsuz düşünceleriniz var mıydı? Onlarla yakınlaştıkça düşünceleriniz değişti mi?

- Hayır. Yarattıkları masalsı dünyayı ve toplum normları dışında yaşıyor olmalarını baştan beri sevmiştim. Kendi gerçeklerini yaratan ve diğerlerini de onun içine katmaya çalışan hayalciler, bazen haklı sebeplerle, bazen de haksız.

 

- Nasıl mekânlarda çekim yaptınız? En garipleri hangileriydi? Çok pornografik bulup belgesele koymadığınız bölümler var mı?

- Dünyanın çok farkklı yerlerinde ama en çok Berlin, Oslo, Peru, Brezilya ve Kolombiya’da çekim yaptık. Binlerce hardocre, hatta orgy çekimi yaptım. Hiçbir zaman da bunları kullanmaktan çekinmedim. Böylesi bir film yaparken nasıl çekinebilirdim ki? Ancak baştan beri aklımda olan, başka bir şeyler olurken yaşanan seksi çekmekti. Seksi, sırf seks için çekme fazla kolaycılık olurdu.