REKLAMI GİZLE

Akif Beki: Vatan kahramanlığını klip artistliğine indirgeyenlerin aymazlığı, küçümsenecek sorun değil

"Afrin harekatıyla dayanışmaya giren oyuncu ve şarkıcıları ‘savaş çığırtkanlığı'yla suçlamak haksızlık"

- A +

Karar yazarı Akif Beki, "Ünlü popçu bilmem kim Afrin’deki Mehmetçik için özel şarkı hazırladı, yakında zaferle döneceksin diye seslendi' haberlerine mi daha çok yanarsınız... Formülü çözen çömez popçuların, buradaki başarıya özenip yapmacık şovlara abanmasına mı?" ifadesini kullanarak, "Vatan kahramanlığını film, klip artistliğine indirgeyen koristlerin savaştan bile tanıtım fragmanı çıkarma aymazlığı, küçümsenecek sorun değil" dedi.

Akif Beki'nin Karar'daki yazısı şöyle:

Afrin harekatıyla dayanışmaya giren oyuncu ve şarkıcıları ‘savaş çığırtkanlığı’yla suçlamak haksızlık.

Savaş karşıtı entelektüel duruş nasıl haksa, sırf yüksek sesle tezahürat yapmıyorlar diye Sezen, Tarkan ve diğerlerinin üstüne gitmek nasıl insafsızlıksa....

Şarkılar, marşlar ve komando pozlarıyla askere tezahürat yapmak, coşku ve destek verip milli duyguları motive etmek de bir haktır.

Nihayetinde yaptıkları savaş kışkırtıcılığı, militarizmi davet filan değil. Bir askeri operasyon geliştikten sonra ordularıyla saf tutuyor, yanında yer alıyorlar.

Dünyada sanatçıya, kendi savaşlarına dahi eleştirel ve mesafeli yaklaşmak saygınlık kazandırıyor diyebilirsiniz, bu doğru.

İtibar arayan pop star Madonna bile olsa savaş karşıtı şarkı söyleyip klip çekiyor. Kendini ispatlamış bir Hollywood yıldızı dahi olsa savaş karşıtı yapımda görünüp oynamayı bir ahlaki sorumluluk addediyor.

Ama kolayını seçenler, rüzgara karşı yürümektense kabaran hamasete yaslanıp komando marşı besteleyenler, bayrak dalgalandırmak için savaş filmi çekenler de az değil dünyada.

Öyleyse sorun ne mi?

Popülarite esnafının, milli duyguları şahlandırmaya katılmayan sanatçıların itibarına saldırması, onları vatan haini, millet düşmanı göstermesi bir.

Her ne kadar savaş PR’ı yaptıkları söylenemezse de, bazı şarkıcı ve oyuncuların işi savaş üzerinden kişisel PR faaliyetine çevirmeleri rahatsız edici, bu da iki.

Özellikle bu ikincisi, canı pahasına cephede çarpışan vatan evlatlarından rol çaldığı için çok fena.

Komandoculuk oynayarak dikkat çekmeye, prim yapmaya çalışırken, olmadık sululuklarla savaşın bile ciddiyetini hafiflettiklerine mi yanarsınız... Ortak acı ve duyarlılıkları, savaş vurguncuları gibi istismar ettikleri izlenimine mi... Ya da nemalanırcasına, savaşın yıkımlarını bile reklamlarına alet ettikleri hissi uyandırdıklarına mı?

“Ünlü popçu bilmem kim Afrin’deki Mehmetçik için özel şarkı hazırladı, yakında zaferle döneceksin diye seslendi” haberlerine mi daha çok yanarsınız... Formülü çözen çömez popçuların, buradaki başarıya özenip yapmacık şovlara abanmasına mı?

Yahut milli galeyanın...

“O şimdi asker şarkısıyla ünlenen bilmem kim yeni asker şarkısıyla geliyor, Türkiye’nin Aslanları klibini kışlada çekecek, sponsoru da silah şirketleri olacak, şimdiden komando kamuflajları giyerek hazırlanmaya başladı, üstünde denediği asker üniforması ve rambo tüfekleriyle prova fotoğraflarını ilk kez paylaştı, derken yeni şarkı yerine ‘Komandoya bir yudum su, Vermez misin Konya kızı’ şeklindeki eski komando marşında karar kıldığını şu pozlarla duyurdu” diye bayağı bir magazine konu edilmesine mi?

Sivaslı Yüksel dedenin, önünden geçerken bir dükkana asılı gördüğü al bayrağı önce öpüp sonra önünde saygıyla selama durmasındaki doğallık ve sahicilik nerede... PR rambolarının kahramanlık gösterilerindeki yapaylık, sahtelik nerede...

Vatan kahramanlığını film, klip artistliğine indirgeyen koristlerin savaştan bile tanıtım fragmanı çıkarma aymazlığı, küçümsenecek sorun değil.