'Barış bildirisi'ne karşı 'Türkiye İçin Akademisyenler' örgütlenmesi: Polis ve askerimizin yanındayız!

Operasyonları eleştiren binden fazla akademisyen "terör destekçisi" ilan edilmişti

- A +

"Türkiye İçin Akademisyenler" adı altında bir araya gelen 150 akademisyen, Güneydoğu'da yaşanan sokağa çıkma yasakları ve çatışma ortamı neticesinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin imza kampanyası düzenleyerek, “Bu suça ortak olmayacağız” diyen 1128 akademisyenin çağrı metnine karşılık, "devletin, milletin, polis ve askerlerin yanında" olduklarını duyuran yeni bir metin yayınladı. 

Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinde bir araya gelen yüzlerce akademisyen, bölgede süren sokağa çıkma yasaklarının beraberinde getirdiği hak ihlalleri ile Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasayı ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini söylemiş ve “Bu suça ortak olmayacağız” demişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, metni imzalayan akademisyenlere sert tepki göstermiş ve  "Çoğu maaşını devletten alan sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız. Ey aydın müsveddeleri, sizler karanlık ve cahilsiniz" diye konuşmuştu.

 

"Sur’da, Silvan’da, Silopi’de ve daha pek çok yerde yapılan operasyonlara destek veriyoruz”

Türkiye İçin Akademisyenler isimli bir sitede yayınlanan bildiride, ‘Barış için akademisyenler‘ grubu için ‘sözde akademisyenler’ve ‘iftiralar atan ve kendini akademisyen olarak niteleyen bir güruh’, ‘alçak’ ifadeleri kullanılıyor. Devletin güneydoğudaki ilçelerde devam eden operasyonlara destek verilen metinde, “Bu kasıtlı ve akademik çehreli cahilane bildiriye reddiye olmak üzere ve Türk Milleti’nin gerçek duygu ve düşüncelerini temsil ve ifade arzusuyla hazırladığımız bu bildiriye imza atan bizler, bilinsin istiyoruz ki şu anda Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde yapılan operasyonlara destek veriyoruz” deniliyor.

Bugün imzaya açılan bildirinin tam metni şöyle:

“Son zamanlarda buldukları her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti’ni karalamak ve aşağılamak için hiç çekinmeden iftiralar atan, yalan söyleyen ve kendilerini akademisyen olarak nitelendiren bir güruh, devletimizi işkence ve katliam yapmakla suçlamaktadır. Buna karşın aynı güruh, hak ve özgürlük bahanesiyle terör örgütü tarafından katledilen masum bebeklerden, öksüz ve yetim kalmış çocuklardan, şehit edelin ya da yaralanan polis ve askerlerden; yakılan, yok edilen millî, dinî ve tarihî servetten hiç bahsetmemektedir. Ağızlarından demokrasi ve barış sözlerini hiç düşürmeyenler, bu cinayetlerin asıl müsebbibi olan terör örgütünün adını nedense hiç anmamaktadır.

"Yayınlanan bildirinin amacı güvenlik güçlerimizin moralini bozmak"

Kırk yıla yakın bir süredir kalleş ve alçak PKK terörünü yaşayan ülkemiz, maalesef sadece bu menfur örgütün kurşunlarına maruz kalmamış, bu ülkenin bilimsel ve teknolojik gelişmesine katkıda bulunması amacıyla kendi bağrında yetiştirdiği sözde akademisyenler tarafından da saldırıya uğramıştır. Onların şu anki tavır ve ifadeleri, dağdaki eşkıyanın kurşunlarından daha tehlikeli ve daha alçakçadır. Bu güruhun Türkiye Cumhuriyeti’nden talep ettikleri sözde barışın arkasında yatan hendek siyasetinin tek bir amacının olduğunu akıl ve vicdan sahibi herkes gibi biz de biliyoruz. İnanıyoruz ki, akademik ve insani her türlü hassasiyet ve gerçekten mahrum olan bu bildirinin tek bir amacı vardır: Terörle mücadeleyi akamete uğratmak ve güvenlik güçlerimizin moralini bozmak…

Sonuç olarak, bu kasıtlı ve akademik çehreli cahilane bildiriye reddiye olmak üzere ve Türk Milleti’nin gerçek duygu ve düşüncelerini temsil ve ifade arzusuyla hazırladığımız bu bildiriye imza atan bizler, bilinsin istiyoruz ki şu anda Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde yapılan operasyonlara destek veriyoruz. Milletimizin huzuru için orada dikkat, samimiyet ve cesaretle çarpışan ve bu uğurda kendi çocuklarını yetim bırakan polis ve askerlerimizin sonuna kadar yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.

Çanakkale’de düşmana karşı savaşmak için öğrencileriyle birlikte cepheye giden öğretmen ve öğretim elemanları gibi, ülkemize karşı yapılan bu menfur saldırılara kalemimiz ve yüreğimizle karşı koyacağımızı, operasyonlara sonuna kadar destek vereceğimizi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin belirlediği esaslar çerçevesinde barışı sağlamak için üzerimize düşen her türlü görevi yerine getireceğimizi taahhüt ve ilan ediyoruz.

Bizim gibi düşünen Türkiye sevdalısı tüm akademisyenleri imzalarıyla destek vermeye davet ediyoruz.”

Okuyucu Yorumları

Bu Haberin Dahil Olduğu Konu Başlıkları

“Bu suça ortak olmayacağız” diyen akademisyenlere gözaltı!

“Bu suça ortak olmayacağız” diyerek, Güneydoğu illerinde yaşanan sokağa çıkma yasakları ve hak ihlallerini eleştiren bir bildiri imzalayan "Barış için Akademisyenler İnisiyatifi", Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 'aydın müsveddeleri' şeklinde nitelenirken, suç örgütü lideri Sedat Peker, akademisyenleri “Oluk oluk kan akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” diye tehdit etti. Kocaeli'nde ve Bolu'da 21 akademisyen için gözaltı kararı çıkartıldı.

Devamını Oku