REKLAMI GİZLE

Ahmet Şık, Cumhuriyet'ten istifa etti: HDP'den milletvekili adayıyım

"Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayatı çıkarmak için adayım"

- A +

Gazeteci Ahmet Şık, 3 Kasım 2019'dan 24 Haziran 2018'e çekilen genel milletvekili seçimlerinde HDP'den aday olduğunu duyurdu. "Halkların Demokratik Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş ve mücadele arkadaşlarının şahsında tutsak edilmiş tüm siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler ve avukat arkadaşlarımla dayanışmak için adayım" diyen Şık, "Özlediği hayat hep yarınlara ertelenmiş halkımızla birlikte bugünü kazanmak için adayım. Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayatı çıkarmak için adayım" ifadesini kullandı. 

Cumhuriyet'te muhabirlik görevini yürüten Ahmet Şık'ın ilk olarak gazetesinden istifa ettiği ifade edildi. Ancak Cumhuriyet, ilerleyen saatlerde yaptığı güncellemede, söz konusu ifadeyi haberinden çıkardı. 

Şık:  Cumhuriyet gazetesindeki muhabirlik görevimden istifa ettim

Ardından Ahmet Şık, sosyal medya hesabı Twitter'dan yaptığı ikinci bir paylaşımda, açıklamada yazmayı unuttunu belirterek, "Bir hususu da belirtmek gerek; Meslek yaşamımda her zaman özel bir yeri olan Cumhuriyet gazetesindeki muhabirlik görevimden istifa ettim" dedi. Şık, devamında, "Cumhuriyet ailesine başarılar diliyorum. Ve elbette gazetecilik suç değildir" diye yazdı.

Ahmet Şık'ın kişisel Twitter adresinde adaylığını duyurduğu mesajı şöyle:

"Hayattaki anlamı sözlüklerdeki karşılığından daha fazla olan sözcükler var. Barış, demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük bir çırpıda aklıma gelenler. İçinde bulunduğumuz karanlıkla birlikte düşününce sanırım sizlerin de aklına bunlar geliyordur.

Hakikat ve hakikati konuşanların düşman ilan edilip yok edilmeye çalışıldığı böylesi zulüm dönemlerinde kıymeti daha iyi anlaşılan umut ve dayanışma sözcüklerini de saydıklarımızın arasına eklemek gerek. Çünkü umudun da tıpkı umutsuzluk gibi bulaşıcı olduğu ve umutsuzluğu dayanışmayla yok edebileceğimiz zamanlar bunlar. Çünkü Oruç Aruoba’nın da dediği gibi; 'Göğümüzü ve yerimizi yeniden kurmamızı gerektiriyor yaşadıklarımız.'

Tam da bu nedenle ülkemize, geleceğimize dair hayallerim var...

Siyasetten bürokrasiye, akademiden medyaya kadar dört bir yana sirayet edip tüm toplumu çürütmeye başlamış olan yalanı alt etmeyi ve ülkemizin hakikatin ışığıyla aydınlanmasını istiyorum. 

Çünkü; hakikatin bilinmesi herkesi birbirine eşit kılar. Eşitlik temelinde yükselen adalet insanı özgürleştirir. Özgürlük varsa demokrasi yerleşik olur. Ve demokrasi barışın garantisidir.

Yargının iktidara biat ettirilmesiyle gazeteciliğin, siyasetin, tek adam rejimine karşı duran herkesin esir edildiği, bilimsel özerkliğin ayaklar altına alındığı, barışı isteyenlerin bile suçlandığı bir çürümüş düzene karşı demokrasi güçlerinin yan yana durması gerektiğini biliyorum.

Çocuklarımıza yaşanası, huzur içinde nefes alıp verecekleri, geleceği özgürce ilmek ilmek örebilecekleri bir ülke bırakabilmek için ırkçılığın sıradanlaşmasına, ayrımcılık ve nefret tohumlarının ekilmesine karşı bir arada yaşamın mücadelesini vermek zorundayız.

Barış yerine savaş, yaşam yerine ölümü yücelterek eşitlik, özgürlük ve adaleti yok etmeye çalışanların tehdit ve hakaretlerinin daha çok duyuluyor olması, onların güçlü olmalarından değil sessizliktendir.

Bizim düşlerimizde bambaşka bir ülke hayali var. Karanlıktan, kötülükten, zulümden beslenenlerin ufkunun alamayacağı bir ülkenin hayali bu. Yükünü sırtlayacağımız, kurmak için omuz vereceğimiz bir ülke.

Bunun için dayanışmadan doğacak kuvveti açığa çıkararak birlikte mücadele vereceğiz. Her kimden gelirse gelsin şiddetin karşısında durup özlemini çektiğimiz barış, eşitlik, özgürlük ve adaleti mutlaka ama mutlaka hâkim kılacağız. İmkânsızla mümkün olan arasındaki farkı belirleyenin insanın kararlılığı olduğunu biliyoruz. Ve eğer her şey iyi olmamışsa henüz hiçbir şeyin sonuna gelmemişiz demektir.

Umutluyuz. Umut kendi gerçeğini de yaratır geleceğini de.

Söyledim, tekrarlayayım: Bu ülke yalanın karanlığını değil, hakikatin ışığını hak ediyor. Gazetecilikte olduğu gibi siyasette de temel şiarım, Nazım’ın dediği gibi 'Annelerin ninnilerinden, spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta' yalanı yenmek olacak.

İşte bu yüzden milletvekili adayıyım. Sessizlik çemberini kırmak, bu güzel ülkemizi hakikatin ışığıyla aydınlatmak için adayım.

Halkların Demokratik Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş ve mücadele arkadaşlarının şahsında tutsak edilmiş tüm siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler ve avukat arkadaşlarımla dayanışmak için adayım.

Özlediği hayat hep yarınlara ertelenmiş halkımızla birlikte bugünü kazanmak için adayım. Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayatı çıkarmak için adayım.

Biliyorum ki, hayatı değiştireceksek, bu ancak birlikte başarılacak. Sen’le olacak! Biz olabilirsek olacak.

Yolumuz açık, önümüz barış olsun."