Spor

3. Etnospor Kültür Festivali başladı

Festivalde, yağlı güreş, şalvar güreşi, kuşak güreşi, cirit, atlı okçuluk, yaya okçuluğu, aşık oyunu, kökbörü, aba güreşi, mas güreşi, mangala ve yabusame sporları yer alıyor

10 Mayıs 2018 14:41

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen ve Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu Etnospor Kültür Festivali'nin üçüncüsü, "At Binenin Kılıç Kuşananın" sloganıyla başladı.

Organizasyonun açılışı töreninde konuşmalar öncesi kortej yürüyüşü gerçekleştirildi.

Sabah'da yer alan habere göre; Yenikapı Meydanı'nda 5 gün sürecek festivalde Türk dünyasına, Orta Asya ve Anadolu'ya özgü şenlikler gerçekleştirilecek. Festivalde geleneksel Türk sporlarının yanı sıra geleneksel kıl çadırlarda oba yaşamı, tarihi el sanatları atölyeleri, kılıç kalkan ve atlı gösteriler gibi pek çok aktivite yapılacak.

Organizasyonda geleneksel sporlardan aba güreşi, şalvar güreşi, kuşak güreşi, mas güreşi, fetih yağlı güreşleri, atlı okçuluk, atlı cirit, kökbörü, aşık oyunu, mangala, geleneksel yaya okçuluğu, şahinle yarış ve yabusame (Japon atlı okçuluk sporu) olmak üzere toplam 13 branşta 883 sporcu mücadele ediyor.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Erdoğan: "Kültürlerin kültürlere üstünlüğü diye bir şeyden söz edilemez"

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak geleneksel sporların popüleştirilmesi ve tanıtılması merkezli çalışmalarımızla şunu bütün dünyaya haykırmak ve anlatmak istiyoruz; kültürlerin kültürlere üstünlüğü diye bir şeyden söz edilemez. Dünyanın bütün kültürleri değerlidir, dünyanın bütün kültürleri saygıyı hak eder. Bu saygı temeli olmadığı müddetçe kültürler arası, milletler arası, toplumlar arası huzur ve barıştan söz edilmesi mümkün olamaz." dedi.

Erdoğan, bu yıl "At Binenin Kılıç Kuşananın" sloganıyla 3'üncüsü organize edilen, Anadolu Ajansı'nın da (AA) iletişim ortağı olduğu Etnospor Kültür Festivali'nde, dünyanın sosyo-ekonomik ve siyasal durumunu değerlendirirken, "Yaklaşık 200 yıldır kapitalist bir paradigma üzerine kurulan dünyanın siyasi düzeninin, içinde bulunduğumuz yıllarda gitgide gerildiğini, gitgide çatışmalara elverişli bir hal aldığını görmekteyiz. Bölgesel çatışmaların çeşitli örgütler üzerinden gerçekleştiği, bunun neticesinde zulümlerin ve mağduriyetlerin arttığı, şehirlerin tahrip olduğu, kültürlerin yok olduğu bir dönem yaşıyoruz" diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu dönem yaşanırken özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında çokça duyduğumuz bazı sloganlar vardı. Bunlar batı medeniyetinden bize yansıyan sloganlardı. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler denildi, insanlar ve milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi denildi, geldiğimiz noktada bu sloganların sahibi olan Batı medeniyetinin, kendi belirttiği değerlere ihanet ettiğini gördük. İnsan hakları diyerek insanların katledilmesine, soykırımlara göz yumulduğunu gördük. Adalet ve özgürlük denilerek insanların bağımsızlıkları üzerinde vesayetler kurulduğunu, dünyada gelir dağılımı adaletsizliklerinin tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar derinleştiğini gördük. Demokrasi denildi, ülkelerin özgür demokratik seçimlerinin meşruiyetlerinin kabul edilmediğini, ülkelerdeki askeri darbelerin desteklenmesine varıncaya kadar maalesef demokrasinin altını oyan girişimlere destek verildiğini gördük."

Batı medeniyetinin kendisini üstün görmesinin, kendisinden olmayana ve kendisine benzemeyene saygı göstermemesinin dünyaya huzur, refah ve barış getirmediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyanın sosyal durumunda, toplumlarda huzursuzluklar artmaktadır. Teknolojinin gelişmesinden insanların refahının artacağı umulurken, teknoloji bağımlılığı, madde bağımlılığı, çeşitli sapkınlıklar insan neslinin geleceğini tehdit eder hale gelmiştir. Ne aile kurumunun, ne evlilik kurumunun geleceği pek aydınlık gözükmemektedir. O zaman dünyada bir kültürün, başka kültür ve medeniyetleri kendini üstün görmek suretiyle tahakküm altına almaya çalışması, onların hareket alanlarını kısıtlamaya çalışması, onlara saygı göstermemesi bizi ve dünyamızı maalesef karanlık bir geleceğe doğru sürüklemektedir."

Erdoğan, "Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak geleneksel sporların popüleştirilmesi ve tanıtılması merkezli çalışmalarımızla şunu bütün dünyaya haykırmak ve anlatmak istiyoruz; kültürlerin kültürlere üstünlüğü diye bir şeyden söz edilemez. Dünyanın bütün kültürleri değerlidir, dünyanın bütün kültürleri saygıyı hak eder. Bu saygı temeli olmadığı müddetçe kültürler arası, milletler arası, toplumlar arası huzur ve barıştan söz edilmesi mümkün olamaz" değerlendirmesinde bulundu.

Geleneksel sporları ansiklopedi sayfalarından ve kütüphane raflarından kurtarıp, yeniden sahalara ve sokaklara indirmek istediklerini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Konfederasyon olarak dünyanın geleneksel sporlarını ansiklopedi sayfalarından, kütüphane raflarından kurtarıp yeniden sahalara, yeniden ovalara, yaylalara, sokaklara indirmek istiyoruz. Bu mesajımız, dünyanın neresinde geleneksel sporları tanıyan ya da tanımayan muhataplarımızla konuştuğumuz zaman çok güçlü bir karşılık bulmaktadır. Millilik ve yerlilik mesajı sadece ülkemizde değil, dünyanın bütün bölgelerinde güçlü bir karşılık bulmaktadır. Etnospor Kültür Festivalimiz vesilesiyle Türkiye'deki geleneksel sporları vatandaşlarımızın ilgisine sunuyoruz. Aynı zamanda misafirlerimizin katılımıyla Japonya'nın çok değerli ve tarihi geleneksel atlı okçuluğu Yabusame, geleneksel kılıç gösterilerini, Katar'ın Şahin avcılığını ve yarışlarını, aynı zamanda Kırgız ve Kazak milletlerinin çok önemli sporları Gökbörü'yü bu sene halkımızla buluşturacağız, tanıştıracağız. Her sene buradaki festivalimizde dünyanın çeşitli bölgelerinden çeşitli geleneksel sporların tanıtımını yapacağız."

Dünyadaki kültürel düzenin dengeye oturması ve huzura kavuşması için karşılıklı saygıya ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Erdoğan, konfederasyon olarak çalışmaları dünyanın her tarafında kardeş kuruluşlar, destekçiler ve paydaşlar yoluyla güçlendirerek devam ettireceklerini sözlerine ekledi.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Başkanı Hakan Kazancı, federasyon olarak tüm dünyada geleneksel sporların ve oyunların yaygınlaştırılması ve profesyonelleşmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Çeşitli medeniyetleri, geleneksel sporları, tarihin tozlu raflarından çıkarıp günümüze kazandırmak için yola çıktık. Etnospor Kültür Festivali, üstlendiğimiz bu misyonu gözler önüne seriyor" ifadelerini kullandı.

Festivale 13 branşta 883 sporcu katılıyor

Toplam 883 sporcunun 13 branşta yeteneklerini sergileyeceğini kaydeden Kazancı, şunları söyledi:

"43 oba çadırımız olacak. 5 günlük festival çerçevesinde dünya kültürünü katılımcılarımızla buluştururken, geçmişin ihtişamını geleceğe taşımanın hazzı ve gururunu yaşayacağız. Daha çok yolumuz var bu yüzden 'At binenin kılıç kuşananın' dedik. Gelecek de geçmişe sahip çıkanlara aittir."

AKP İstanbul Milletvekili ve Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız, bu tür etkinliklerin medeniyet kodlarının geleceğe taşınması noktasında önemli olduğunu söyledi.

Benzer organizasyonların yerli ve milli duruşun ortaya konulması için de önemli olduğuna değinen Yıldız, bu konuda sorumluluk üstlendiklerini dile getirdi.

Yıldız, "Bizler Hira'da 'oku' emriyle başlayan büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. Medeniyetimiz Hira'dan, Orta Asya, Anadolu'ya, Mezopotamya'ya, Kudüs'e, Endülüs'e uzanan büyük bir medeniyettir. Bizler büyük medeniyetin temsilcileri olarak, bugün bize düşen sorumluluğu yerine getirmenin şerefini, huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Çocuklar için 33 geleneksel oyun

Etnospor Kültür Festivali'nde çocuklar da 33 geleneksel oyuna katılma fırsatı bulacak.

Organizasyona katılan çocuklar; topaç, çember, tiktak, kale, menekşe, aşık, sıçratan top, bezirgan başı, üç taş, beş taş, dokuz taş, misket, ip atlama, salıncak, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı, kaşık kukla, masal, bilmece-mani küpleri, köy seyirlik oyunları, koz oyunu, seksek, çocuk tiyatrosu, mendil kapmaca, birdirbir, dalya, halat çekme yarışı, istop, kutu kutu pense, yağ satarım, cicili tavuk, basmık ve teneke oyunlarına katılabilecek.

Festivaldeki sporlar

Etnospor Kültür Festivali'nde yapılacak sporlar şöyle:

Yağlı güreş: Yağlı güreş, geleneksel bir Türk sporudur. Güreşçiler vücutlarına yağ sürerek güreştikleri için bu şekilde adlandırılır. Müsabakalar "Er Meydanı" denilen alanlarda yapılır. Güreşçilerin vücutlarının yağlanması nedeni ile birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spordur.

Şalvar güreşi: Güreşçiler, şalvar giyer ve ayakları çıplaktır. Şalvar güreşinde tüm teknikler ayakta yapılır. Rakip alta düştüğü anda bir tek hamle şansı verilir. Bu hamlede sonuç olmaz ise genelde ayağa kaldırılır.

Kuşak güreşi: Kırım Türk geleneklerine göre yapılan güreşler diğer geleneksel güreş çeşitleri gibi davul zurna eşliğinde yumuşak toprak veya yeşil düz zeminde eğlence amaçlı yapılmaktadır. Yaş ve ağırlıklarına göre üç boya ayrılan güreşçiler, bele sarılan iki metre uzunluğundaki özel dokuma kuşaklardan tutarak rakibin iki omzunu yere getirmesi şalka düşmesi için mücadele ederler.

Cirit: Cirit, at üzerinde oynanan spor dallarından biridir. At üzerindeki sporcunun süngü veya mızrağını (ciridini) rakibe karşı isabetli bir şekilde atmasını, muharebe anında kendisine ve bineğine olan hakimiyetini ve bu yolla rakibine üstün gelmesini amaç edinen, kuralları olan bir spordur.

Atlı okçuluk: Orta Asya'daki savaş ve av pratiklerine dayanır. Amaç 200 metrelik parkur üzerinde dörtnala giden bir atın üzerinden hedeflere ok ile isabet sağlayarak, puan almaktır.

Şahin yarışı: Farklı kategorilerde yarışan şahinler, 400 ile 800 metre uzaktaki avlarını görerek en kısa sürede ona ulaşmaya çalışıyor. İyi bir şahin 400 metrelik hedefe 20 saniyede varabiliyor. Şahinler aylar boyunca yarışlar için zorlu hazırlıklardan geçiyor.

Yaya okçuluğu: Okçuluk yayla gerili kirişe takılarak uzağa atılan, ucu sivri, düzgün ince ve kısa çubuk yani ok ile hedefi vurma sporudur. Ateşli silahların keşfinden önce savaşlarda ve avcılıkta, daha sonra da sportif maksatlarla kullanılmaktadır.

Aşık oyunu: Oyun için koyun veya keçi gibi küçükbaş hayvanların arka ayaklarında bulunan aşık kemiği kullanılır. Oyun çizilen bir dairenin içine her oyuncunun aşıklarını dizmesiyle başlar. Her oyuncunun amacı yaptığı atışlarla aşıkları dairenin dışına çıkartmaktır.

Kökbörü: Anadolu'da "ödül kapmaca" olarak da bilinir. Amacı "şikar" adı verilen oğlağı veya pöstekiyi kaparak, belirlenen oyun alanı içerisinde rakibinden kaçırmaktır.

Aba güreşi: Orta Asya kökenli en eski güreş türlerinden biridir. Güreşçiler sırtlarına aba giyerek ve bellerine kuşak bağlayarak mücadele eder.

Mas (Ağaç) güreşi: Yarışmacılar en az 4-5 metre boyutlarında, 60 santimetre yüksekliğinde sabit, düz ve kaygan olmayan bir platform üzerinde yarışırlar. Bu platform üzerinde yüz yüze oturan yarışmacılar ayaklarını karaçam ağacından yapılan, yere dik duran ve her iki ucundan yere sabitlenmiş bir tahtaya dayarlar.

Mangala: Orta Asya'dan günümüze dek uzanan bir zeka ve strateji oyunudur. İki kişi tarafından 48 taş ile oynanır. En az 25 taş toplayan oyuncu, oyunu kazanır.

Yabusame (Japon atlı okçuluk sporu): Uzak Doğu'da at sırtındayken önceden belirlenmiş hedeflere ok atılarak yapılan etkinlik. Geçmişi Japonya'da 12. yüzyıla kadar uzanan Yabusame, Türkiye'deki atlı okçuluktan farklı özellikler ve kurallar içermektedir.

İstanbul Valisi Şahin: "Kültürlerin sadece tek boyut üzerine bina edilmesi mümkün değil"

İstanbul Valisi Vasip Şahin, kültür ve medeniyetlerin birçok ayağının olduğunu belirterek, "Bunların içerisinde sanat, ahlak, erdem, gelişme ve zenginlik vardır. Bunlardan birisi olarak spor, bugün İstanbul'da gerçekten bizim de beklemediğimiz ölçüde hızlı bir şekilde kendine yer ve ilgi buldu." dedi.

Yenikapı Meydanı'nda kurulan özel alanda gerçekleştirilen festivalin açılışında konuşan Şahin, kültürlerin sadece tek boyut üzerine bina edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Kültür ve medeniyetlerin birçok ayağının olduğuna işaret eden Şahin, "Bunların içerisinde sanat, ahlak, erdem, gelişme ve zenginlik vardır. Bunlardan birisi olarak spor, bugün İstanbul'da gerçekten bizim de beklemediğimiz ölçüde hızlı bir şekilde kendine yer ve ilgi buldu. Vatandaşlarımız tarafından gerçekten büyük bir rağbet gördü." diye konuştu.

Amaçlarının kültürün bu temel taşlarını hem ihya etmek ve var olanı geliştirmek, hem de gelecek nesillere bilinçli bir şekilde aktarabilmek olduğunu dile getiren Şahin, "Bunu; konfederasyonumuz, sivil toplum kuruluşlarımız, Spor Bakanlığımız, Büyükşehir Belediyemiz ve diğer paydaş kurumlar da çok ciddiye alarak yapıyorlar. Kendilerine müteşekkiriz." ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Uysal: "Geleneksel sporların yeni nesillerle tanıştırılması çok önemli

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da geleneksel sporların yeni nesillerle tanıştırılmasının çok önemli olduğunu kaydetti.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen etkinliğin, dünyanın farklı yerlerinden gelenler ile geleneksel sporların sergilendiği bir organizasyona dönüştüğünü aktaran Uysal, bu konuda katkısı olan Konfederasyon Başkanı Bilal Erdoğan başta olmak üzere herkese teşekkür etti.

Diğer illerdeki belediyelerin de geleneksel sporların yapılabilmesine gerekli imkan sağlaması gerektiğini vurgulayan Uysal, "Ata binmek isteyenler için bir alan oluşturmak, geleneksel okçuluk ve güreş yapmak isteyenlere imkan oluşturmanın bir görev olduğunun bilincindeyim. İstanbul, üç ayrı medeniyete başkentlik yapmış. Özellikle kendi medeniyetimize uzun süre başkentlik yapmış. Böyle bir şehirde, geleneksel sporlarımızın her birinin yapılabildiği alanın oluşturulması gerekiyor. İnşallah böyle bir alanı İstanbul'a kazandırıp, sadece festival dönemlerinde değil, festival dönemleri dışında da gençlerimize o sporları yapabilecekleri imkanları sunacağız" değerlendirmesinde bulundu.