Politika

"2011'den bugüne kadın cinayetleri tam 3 kat arttı, yüzde 50'si OHAL döneminde ortaya çıktı"

CHP'li Prof. Aytuğ Atıcı, Özgecan Aslan’ın ölümünün 2. yılında konuştu

12 Şubat 2017 16:30

CHP Mersin Milletvekili Prof. Aytuğ Atıcı, katledilen Özgecan Aslan’ın ölümünün ikinci yılında TBMM Genel Kurulu’nda konuşmasında 2011'den bugüne kadın cinayetlerinin tam 3 kat arttığına dikkat çekti ve "Bu cinayetlerin maalesef yüzde 50'si olağanüstü hâl uygulaması döneminde ortaya çıkmıştır" dedi.

CHP’nin kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar suçlarında cezaların infazının ertelenmesi ya da infazda uygulanan indirimlerle ilgili verdikleri kanun teklifine AKP’nin dikkatini çekmediğini anlatan Atıcı, “Son on dört yılda giderek arttığı resmî rakamlarla ortada olan cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını engellemek için caydırıcılığı artıracak daha etkin yasalara ihtiyaç var” dedi.

Atıcı’nın TBMM genel Kurulu’ndan Özgecan Aslan’ın ölümünün ikinci yılında kadın cinayetlerine dikkat çektiği konuşması şöyle:

"Değerli milletvekilleri, iki yıl önce 11 Şubat'ta Mersin'in Tarsus ilçesinde kadına yönelik şiddetin en aşağılık şekliyle ve vahşi duygularla bir güzel insan Özgecan Aslan yaşamdan koparıldı. İki gün sonra o güzel insanın, Özgecan'ın öldürülmesinin yıl dönümüdür. Bu vesileyle, Özgecan'ın şahsında, azalmayan kadına şiddet ve azalmayan kadın cinayetlerini tekrar gündeme taşımak, unutulmamasını sağlamak üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Başta can güvenliği olmak üzere Türkiye'nin gerçek gündemleri dışında hiçbir şeyle uğraşmayan milletvekillerini de saygıyla selamlıyorum.

"Değerli arkadaşlar, ülkemizde son on dört yılda halkımızın gelenekleri, inançları ve gelişmişlik düzeyi değişmediği hâlde kadına yönelik şiddet yaklaşık yüzde 1.400 artmıştır, cinsel tacizler yüzde 450 oranında artmıştır. Çocuğa yönelik cinsel istismar yüzde 434 oranında artmıştır. Dehşet verici değil mi? 2011 yılında kadın cinayetleri sayısı 121 iken 2016 yılında neredeyse 3 misli, yani maalesef 328 oldu. 2011 öncesini hiç hesaba katmıyorum bile, hani kayıt olur-olmaz diye. 2011'den bugüne tam 3 kat artan kadın cinayetleri var. Görüldüğü gibi, cinayetler, kadın cinayetleri giderek artıyor.

"Çok önemli bir şey daha söyleyeyim: Bu cinayetlerin maalesef yüzde 50'si olağanüstü hâl uygulaması döneminde ortaya çıkmıştır. Olağanüstü hâl uygulamaları maalesef, maalesef kadın cinayetlerini engelleyememiştir ama görüyoruz ki terör dışında her şeyi engellemiştir. Türkiye'de istikrar yok diyenler bence yanılıyorlar. Bu rakamlar bize, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel istismarın, şiddetin istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Bu rakamlar, suçların önlenmesinde sadece ceza yönteminin caydırıcı etkisinin olmadığını, yetersiz olduğunu söylüyor. Eğitimin etkin bir şekilde kullanılması, yöneticilerin kullandığı dili düzeltmesi ve uygulanan sosyal politikaların daha etkili olması bizim için son derece önemlidir. Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar suçlarında cezaların infazının ertelenmesi ya da infazda uygulanan indirimlerin toplum vicdanında yarattığı yaraları bildiğimiz için bu yönde bir kanun teklifi vermiştik. Dedik ki: Bir cinsel istismar, kadına yönelik şiddet var ise ceza indiriminden kimse yararlanmasın. Ama gördük ki, maalesef, bu önerimiz AKP'nin dikkatini yeterince çekmedi ve göz ucuyla bile bakılamadı.

"Son on dört yılda giderek arttığı resmî rakamlarla ortada olan cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını engellemek için caydırıcılığı artıracak daha etkin yasalara ihtiyaç var.

"Peki, milletin bağrından kopup gelen ve milleti temsil eden bizler, milletin canını, malını ve namusunu korumak için bu konuda bir çalışma yapıyor muyuz? Hayır, yapmıyoruz. Ne yapıyoruz? Bir kısmımız "Başkanlık olsun." diyor, bir kısmımız "Başkanlık olmasın." diyor.

"Peki, millet ne diyor? "Ayıptır yahu!" diyor. "Ayıptır. Benim dertlerimle ilgilenin." diyor. "Başkanlık sistemi, yeni Özgecan vakalarının meydana gelmesini engelleyecek mi?" diye soruyor. Hayır, öyleyse atın çöpe. "Başkanlık sistemi kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel saldırıları önleyecek mi?" Hayır, öyleyse atın çöpe.

Bu nedenle, kadınlarımız, özellikle kadınlarımız, kutuplaşmaya "Hayır." diyecekler. Kadınlarımız, şiddete "Hayır." diyecekler. Kadınlarımız, kadın cinayetlerine "Hayır." diyecekler. Kadınlarımız, çocuk istismarına "Hayır." diyecekler. Ekonomik şiddete "Hayır." diyecekler. Ve yine, kadınlarımız, bunların hiçbirine deva olmayan bu Anayasa değişikliğine "Hayır." diyecekler.

"Özgecan'a ve mağdur edilen tüm kadınlara yapılanları unutturmak istemiyoruz. Bir tek kişinin her şeye karar vermesi yerine ortak akıl, şeffaf yönetim ve demokrasiyi kurabilirsek inanın her şeyin üstesinden gelebiliriz.

"Bu vesileyle, Özgecan'ın anısını yaşatmış ve ailesinin acılarını bir nebze hafifletmiş olacağız. Ölüm yıl dönümünde Özgecan'ı tekrar rahmetle, saygıyla anıyorum, ailesine yeniden başsağlığı diliyorum, onların acılarını paylaşıyorum. Ve ülkemizde, özellikle kadına yönelik şiddete ve çocuk istismarına "Dur." diyecek yasalar yapılmasını istiyorum. Bu yasalar yapılmadan, herhangi bir yasaya, herhangi bir Anayasa değişikliğine el uzatan, onları yapmaya çalışan milletvekillerini de kınıyorum."