REKLAMI GİZLE

15 Temmuz'dan sonra malvarlıklarına el konan iki şirket, Türkiye aleyhinde Dünya Bankası'na başvuruda bulundu

İpek Yatırım ve Cascade Yatırım NV, ICSID'ye başvurdu

- A +

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından malvarlıklarına el konan ve yönetimine kayyım atanan iki şirket, Türkiye aleyhinde Dünya Bankası’na başvuruda bulundu. Sonuçlanmalarının birkaç yıl süreceği tahmin edilen iki dosya, Türkiye’nin kimi basın kuruluşlarına ve şirketlerine haksız yere el koyduğunu öne sürüyor. 

Independent'ta yer alan Hamdi Akın İpek’in yönetiminde İpek Yatırım (IIL) ve Zaman gazetesinin kapatılması sürecinde kendi mallarına da Türk hükümeti tarafından el konduğunu savunan Belçika merkezli Cascade Yatırım’ın başvuruları, Dünya Bankası’na bağlı, Washington merkezli International Centre for Settlement of Investment Disputes’ta (Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi-ICSID) görülecek.

Davalı taraflar, Türkiye’nin eylemleri sonucu milyonlarca dolar zarara uğradıklarını savunurken; başvurunun aleyhte sonuçlanması halinde Ankara’nın tazminat ödemek zorunda kalabileceği kaydediliyor.

‘’Türk hükümeti mülkiyet ve insan haklarını tamamen göz ardı etti’’

5 ila 6 milyar dolar aralığında zarar gördüklerini öne süren İpek Yatırım Ltd, ‘ayrımcı bir tutumla karşı karşıya’ kaldıklarını söyleyerek Türkiye’den tazminat talep ediyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından devletin el koyduğu ya da kayyum atadığı, FETÖ’yle bağlantılı olduğu iddia edilen şirketler için İpek Yatırım’ın sözcüsü şöyle diyor: “IIL'in hissedarlığı, Erdoğan rejimi tarafından kasıtlı olarak hedef alınıp ele geçirilen birkaç milyar dolarlık bir işten oluşuyordu. [Türk] hükümeti mülkiyet ve insan haklarını ve tüm merhametleri tamamen göz ardı etti.”

Londra merkezli İpek Yatırım’ı temsil eden hukuk bürosu Gibson, Dunn & Crutcher’ın sözcüsü ise Türkiye’nin İpek Grubu’na karşı olan tutumunun ‘el koyma’ işlemlerindeki adil duruşunun ihlaline dair güçlü bir örnek olduğunu savundu. Sözcü, aynı zamanda Koza Grup’un yöneticilerinden birinin iki yılı aşkın süredir Türkiye’de 'herhangi bir mantıklı sebep olmadan hapis tutulduğunu' iddia etti. 

‘’Zaman’a yatırım yapmamıştık’’

ICSID’ye giden diğer dava ise Belçika merkezli Cascade Yatırım NV şirketi tarafından açıldı. Cascade, Zaman gazetesine el konmasının ardından kendi varlıklarının da ellerinden alındığını öne sürüyor.

Cascade’yi temsil eden Londra merkezli Hogan Lovells’dan Markus Burgstaller, davaya ilişkin İngiliz The Guardian gazetesine konuştu. Avukat, temsil ettiği şirketin Türkiye tarafından Gülen hareketinin bir parçası olduğunu ilan edilmesiyle TMSF tarafından yönetilmeye başladığını; ancak şirketin Zaman gazetesine doğrudan hiçbir yatırım yapmadığını, Zaman’a servis hizmeti sağlayan şirkete yatırım yaptığını söyledi. 

Bu durumun hükümetin -özellikle medyada- muhaliflerin mal varlıklarını ele geçirmesinin bir parçası olduğunu öne süren Burgstaller, müvekkillerinin Türkiye dışında olduğunu ve en az 65 milyon Euro zarar gördüklerini de iddia etti. Davayı müvekkili kazandığı takdirde Türkiye’nin bu hasarı ödemekle hukuki olarak mükellef olduğunu belirten avukat şöyle devam etti:

‘’Türkiye parayı ödemezse, uluslararası bir anlaşma olan ICSID sözleşmesine imza atan ülkelerdeki varlıklarından bu hasarın giderilmesi gerekecektir. Bu ülkelere İngiltere ve ABD de dahil.’’