|
İnce Zevkler Limited
naldemir@t24.com.tr
Arkadaşına Gönder
Diğer Yazıları
Tüm Yazarlar
|
Çok oturgaçlı götürgeç
14.07.2010
Tatile gittim, geldim. Çok güzel geçti tatilim. Bol bol voleybol oynadım. Tribünde oturmadığım zamanlarda tenis sahasında raket salladım. En büyük derdimin şarap şişesini açmak için tirbuşon bulmak olduğu teknelerde, navigasyon aletleri sayesinde ayak basmamış koylar buldum. Akşamları ekürilerimle Dünya Kupası izledim, dart oynadım. Dışarı çıkmadığım gecelerde normalde hiç izleyemediğim prime time programları arasında zapping yaparak, müzik kanallarında yeni kliplere bakarak eğlendim. Katıldığım bir düğünde ordövr tabağı bana ağır geldi. Yemeklerin çok leziz olduğunu belirten gurmeye aldırmadan kendime self servis masasından light bir menü hazırladım, afiyetle yedim. Çocukluğumun geçtiği Güney’in şirin banliyölerini mesken olarak seçtiğim gezimde, sokakları kaplamış billboard’lar güneş yağı amblemleriyle doluydu, sevindim. İyi ki eski evimize uğramışım, aspiratör bozukmuş, tamir ettirdim. Yakın zamanda bypass geçirmiş ve şu an sağlığı çok yerinde olan akrabamızı ziyaret etme fırsatı buldum. Hamile bir arkadaşımın bebeğini ultrason resminde göremedim ama hiç çaktırmadan “Ay canım benim harika görünüyor,” dedim. Arada İstanbul’dan telefon geldi, emlakçım kendisine takdim ettiğim kaporanın nasıl yandığını anlatırken biraz migrenim tuttu, ama tatilde bu tür kötü sürprizler beni daha az etkiler, aldırmadım.
Dönüşte, havaalanında uçağa gidene kadar geçen, o kağıdı alıp bu biniş kartını verdiğin süreçte çok sıkıldım. Keşke hepimizin beyninde birer çip takılı olsa, bu bilgiler oraya otomatik yüklense, şu kağıt işi bitse, dedim. Ekspres uçaklar sırada beklese, uçak saati beklemek yerine, happy hour tadında ikramlar eşliğinde hangisi denk gelirse ona binsek, dedim. İstanbul’a dönmekte olan bronz metroseksüellerle dolu uçak türbülansa girince panik oldum, tatilimde sizlere anlatmak için çok ilginç şeyler yapamadığımı farkettim. Ama ben gezi duayeni değilim, diye düşündüm. Senede 1 haftacık, önemli olan neye ihtiyacın varsa onu yaşamak. Sonra da sen yokken gerçekleşmiş değişikliklere uyum sağlamak.
Sonra eve geldim. Türk Dil Kurumu’nun düzenlenen törenle sanal ortamda kullanıma sunduğu Yabancı Sözlere Karşılık Kılavuzu’nu gördüm.
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, kamuoyunda bilinenin aksine TDK'nın “çok oturgaçlı götürgeç”, “ulusal düttürü” gibi sözcükleri hiçbir zaman türetmediğini belirtmiş ve hayatımıza girecek yeni kelimeleri tanıtmıştı.
Biraz geç mi oldu acaba, diye düşündüm.
Ama olsundu, Türk Dili için geç olsun, güç olmasındı. Ben de dilimizi korumaya yönelik bu çalışmaya hiç vakit kaybetmeden uyum sağlamaya, yukarıdaki yazıyı yeni kelimelerle sizlere tekrar sunmaya karar verdim.
Tatile gittim, geldim. Çok güzel geçti tatilim. Bol bol uçan top oynadım. Sekilikte oturmadığım zamanlarda tenis sahasında vuraç salladım. En büyük derdimin şarap şişesini açmak için burgu bulmak olduğu teknelerde, yolbul aletleri sayesinde ayak basmamış koylar buldum. Akşamları ahırdaşlarımla Dünya Kupası izledim, oklama oynadım. Dışarı çıkmadığım gecelerde normalde hiç izleyemediğim altın saatler programları arasında geçgeç yaparak, müzik kanallarında yeni görümsetmelere bakarak eğlendim. Katıldığım bir düğünde yemekaltı tabağı bana ağır geldi. Yemeklerin çok leziz olduğunu belirten tatbilire aldırmadan kendime seçal masasından yeğni bir menü hazırladım, afiyetle yedim. Çocukluğumun geçtiği Güney’in şirin yörekentlerini mesken olarak seçtiğim gezimde, sokakları kaplamış duyurumluklar güneş yağı belirtkeleriyle doluydu, sevindim. İyi ki eski evimize uğramışım, emmeç bozukmuş, tamir ettirdim. Yakın zamanda köprüleme geçirmiş ve şu an sağlığı çok yerinde olan akrabamızı ziyaret etme fırsatı buldum. Hamile bir arkadaşımın bebeğini yansılanım resminde göremedim ama hiç çaktırmadan “Ay canım benim harika görünüyor,” dedim. Arada İstanbul’dan telefon geldi, emlakçım kendisine takdim ettiğim güvenmeliğin nasıl yandığını anlatırken biraz yarım baş ağrım tuttu, ama tatilde bu tür kötü şaşırtılar beni daha az etkiler, aldırmadım.
Dönüşte, havaalanında uçağa gidene kadar geçen, o kağıdı alıp bu biniş kartını verdiğin süreçte çok sıkıldım. Keşke hepimizin beyninde birer yonga takılı olsa, bu bilgiler oraya otomatik yüklense, şu kağıt işi bitse, dedim. Özel ulak uçaklar sırada beklese, uçak saati beklemek yerine, indirim saatleri tadında ikramlar eşliğinde hangisi denk gelirse ona binsek, dedim. İstanbul’a dönmekte olan bronz bakımlı erkeklerle dolu uçak burgaça girince ürkü oldum, tatilimde sizlere anlatmak için çok ilginç şeyler yapamadığımı farkettim. Ama ben gezi aksakalı değilim, diye düşündüm. Senede 1 haftacık, önemli olan neye ihtiyacın varsa onu yaşamak. Sonra da sen yokken gerçekleşmiş değişikliklere uyum sağlamak.
|
|
|
|
OKUR YORUMLARI |
Tüm Yorumlar(17)
|
|
Bence bundan sonraki yazıyı saygıdeğer yorumcu Melih Yılmaz yazsın.
Hem çok yahşi yorumlar yapıyor, hem de cıvık değil.
|
|
Online Ziyaretçi 04.08.2010/12:01 |
|
Çok başarılı
|
|
Online Ziyaretçi 03.08.2010/18:10 |
|
Çok oturgaçlı götürgeç'türünden sözcükler eski Türk Dil Kurumu
tarafından türetilmiş değildir.Özleşmeye karşı olanlar tarafından uydurılmuş sözcüklerdir bunlar.1930'lardan günümüze otuz bin dolayında Türkçe sözcük girdi.Burada yeni türetilen tüm
sözcükleri örneklemek yersiz;ancak matematik ve geometri terimle-
rinin Türkçeleştirilmesinin bile eğitimimize neler kazandırdığını
göstermek için yeterlidir.Öz Türkçe Sözcükler sözlüğünü inceleye-
cek zaman bulabilirseniz bu konuda nereden nereye geldiğimizi gö-
rebilirsiniz.
|
|
Online Ziyaretçi 31.07.2010/00:55 |
|
Çikinoba ???
|
|
Online Ziyaretçi 30.07.2010/12:51 |
|
Yawww ne diyosun melih bey hemşerim bi git yaw tamam git onları oku öğren sen bi rahat verin be. İki dakka keyifleniyoruz şurda hemen tutturuyosunuz yok tetkik cemiyeti yok hepçlingirler bütün hayatımız öyle geçiyo zaten.o zaman mizah dergilerini de yasaklayalım zaten her sey yasak. hastayım bu zihniyete. valla billa hastayım.
|
|
Online Ziyaretçi 27.07.2010/20:37 |
|
Melih bey, siz yanlis geldiniz herhalde. Bahsettiginiz gercekten degerli kisileri okuyun, biz de okuyoruz, ama sadece onlari okumuyoruz. Buranin hedef kitlesi zaten siz değilsiniz. Burasi bizi bilgi bombardimanina tutmaya calisan bir yazarin yeri degil. Egitilmeye ogretilmeye calismiyoruz burda. Biraz espri anlayisi edinin, insanlara da saygi duyun. Ben yazari tanimam etmem, severek okuyorum diye okurlara civik denmesinden hic hoslanmadim. Herkes alim geciniyor bu ulkede, ayip. Okumayin kardesim. Ya da espri anlayisiniz yok diye okura hakaret etmeyin. Siz kimseniz artik.
|
|
Online Ziyaretçi 27.07.2010/20:33 |
|
Bu değerli hanımefendinin yazısının içeriğinden daha çok yorumlayan hayran kitlesinin "cıvıklığına" canım sıkıldı. Değerli hanımefendinin yazısı, onun TDK konusunda ne kadar bilgisiz olduğunu kanıtlıyor; bu yazıyı ancak bir cahil yazabilir. Önerim: En başta Aydın Engin'in yazı ustalığını kavrayacak. Sonra Atatürk'ün kurduğu Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nden, 12 Eylül faşistlerinin kapattığı Türk Dil Kurumu'na kadar tarihsel bilgi öğrenecek. Agop Dilaçar'dan Ahmet Miskioğlu'na kadar TDK'li birçok kişiyi tanıyacak. Bu konulardaki cehaletini gidermesi için de birkaç yazar önereyim: Sevgi Soysal, Emin Özdemir, Mustafa Şerif Onaran, Ömer Asım Aksoy, Feyza Hepçilingirler... Haa bir de Mustafa Balbay.
Bu değerli hanımefendinin yazısının amacının da ne olduğu belli değil. Sayın yazıcı bu yazıyı ne amaçla yazdınız?
Değerli hanımefendi yazıcıya bir de Uğur Mumcu sözü anımsatayım: "Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz."
Yorumculara da bir çift sözüm olsun: Her okuduğunuz yazıdan -beyninizi kullanmadan- etkilenirseniz, hele okuduğunuz yazının yazıcısının da tanıdığıysanız duygularınıza göre davranış sergilemeniz, sizin düşünce yönünüzün olmadığını gösterir.
Saygılarımla.
Melih Yılmaz
|
|
Online Ziyaretçi 27.07.2010/07:30 |
|
hayranınım ...
|
|
Online Ziyaretçi 20.07.2010/01:06 |
|
mükemmel bir yazı...kurgu demişler haklılar, kurgu da müthiş....Bence siz senaryo yazmalısınız.
|
|
Online Ziyaretçi 19.07.2010/15:59 |
|
harikasin nil, şahane, bayildim...ben o haberi okurken, madem yeni bir kelime uretilecek, anlamdas turkce kelimeler uretmek yerine sıfırdan bir isim verseler ya didim, en ilkel zamanlar gibi...herhalde vardir bir bildikleri dedim sonra da...koskoca TDK
|
|
Online Ziyaretçi 15.07.2010/14:15 |
|
|
|
|
|
|